Coşku Duymak Asilliktir.Nazlıcan Ekestekin yazdı.

Coşku Duymak Asilliktir

Nefes aldım nefes verdim, BURDAYIM..Pes etmem yok,ben buraya çıplak geldim heyhat,utanmam yok… Diye devam ediyor şarkının sözleri. Ne güzel de cesaret veriyor insana,ne güzel de ilham katıyor.Nil Karaibrahimgil’in son şarkısının sözleriyle başladığım yazıma,ruh halimi yansıtmasından ötürü teşekkürlerimi sunuyorum..

İnsana istediklerini yapabilecekleri cesaret verilirken, kimileri hayattan kaçıyor. Bir nedenden ötürü durduruyorlar kendi benliklerini. İnsan beyni, kaç yüzyıllardır ne tür efsanelere imza atmış, ne tür zaferler başarmıştır ki, bunlar çoktan tarihe ismini yazdırmış insanlardır.

Takdir ediyorum,çok özeniyorum. Çekindikleriniz, korkularınız, sizi durduran şeyler her ne ise. Gücünüzü ve kalkandan oluşan kılıcınızı elinize alarak, bir “Dur”işareti de korkularınıza kaldırabilirsiniz…

Ne demişler, inancın kılıcının önünde hiç bir şey duramaz. En son neyi kalbinizden geçirerek istedniz, hangi düşünce sizi dünyalar kadar mutlu etti? Aklımıza suan gelen her ne ise, sebebi farketmeksizin,işte sizin yapmanız gereken o dur. Atmanız gereken adım tam da o konuyla ilgilidir…

Kaçtıklarımız, korktuklarımız ; enerjimizin götürdüğü o güzel akıştan alı koyar bizleri. Çok sevdiğim felsefe yazarı ve meditasyonun kurucularından olan Osho ‘nun en son okuduğum kitabında çok etkilendiğim bir sözü paylaşmak isterim sizlerle; bizi düşüncelere sürükleyen bu sözde aslında ne çok şey anlatmak istemiştir kendisi “Sadece coşkusuz bir insanın eğlenceye ihtiyacı vardır.

Dünya coşkusuz hale geldikçe,bizim daha çok televizyona,filmlere,çizgi romanlara, bilgisayar oyunlarına, sanal ortama ve bin bir tane şeye ihtiyacımız vardır. Bu mutsuzluk, umutsuzluk ve perişan haldeki bir insanın kontrol mekanizmasıdır. Perişan haldeki bu insanı kontrol edebillirsin.

Fakat coşkulu bir insan özgür olacaktır.Coşku özgürlüktür.Coşkulu olduğunda bir köleye indirgenemezsin.Kontrol edilemezsin,birşeyi istersin ve yaparsın.” Bu yazıdan her birimiz farklı anlamlar ve düşünce semaları çıkarabiliriz elbette ki..Hem sizi derinlerde biyerde belki şüpheye ve kuşkuya düşürecektir.Fakat bu yalnızca farkındalıktır.Farkındalığın ta kendisidir..

Etrafınızdaki insanlardaki mutsuzluğu, ve umutsuzluğu anlamak için yalnızca o insanın nelerle ilgilendiğine, hayatta nelerden zevk aldığına bakabilirsiniz. Kafanızı çevirip bir bakarmısınız? En yakınınızdaki nelerle uğraşıyor, veya arada sırada selamlaştığınız insan neler yapıyor.. O da sizin gibi bir insan mı yalnızca? Yoksa o da sizin sahip olduğunuz niteliklere ve güce sahip fakat çok farklı bir konumda, merdivenleri koşar adımlarla çıkabilecek cesarette mi ?

Bu düşünce yolculuğunda ve beyin fırtınasında, yalnızca insanlara mutsuzluğun bir fark yaratmadığını..İçten gelen coşkunun , hayatta aslında en önemli şeylerden biri olduğunu hatırlatın kendinize. Bu düşündürücü sözden sonra aklıma ilk gelen şey …

Örneğin ; hapishanede esir kalmış bir insan .Onun sesini duyacak hiçkimse yok, etrafında ne ilgisini çekebilecek bir insan, ne konuşabileceği bir arkadaş,ne de kendisine sevimli gelen bir hayat belirtisi var..Pekihala bu insan ne yapsın ? Hangi konumuna üzülsün,veya hangi derdine canını sıkıp o gününü de zindan da daha çok umutsuzluk ve perişanlıkla geçirsin ? Hiç düşünmediğimiz yerlerdeki insanların çektiği zorlukları bazen tahmin bile edemeyiz… Eğer bir imkanım olsaydı o hapisde mahkum edilmiş çaresiz insana derdim ki ” Ayağında zincirler bile olabilir…Onlarla kendine bir melodi oluşturabilirsin. Mesela dans edebilirsin hala, eğer kolların ve bacakların tutuyorsa,ve etrafına bakabilecek gözlerin varsa bu senin hala şansın olduğunu gösterir. Zincirlenmiş ayaklarınla dans edebilirsin mesela, onlardan oluşturduğun melodiyle can bulabilirsin.Kendi kalbine hayat ışığı akıtabiliyorsun hala, sen şanslı bir insansın..Üzülme”

Eğer teşekkür etmek isterseniz, inandığınız her ne ise ..Şükürler Olsun,her şey için çok teşekkürler..Hayattayız ve canlıyız, herkese hayatını renklendirebilecek şansları fısıldıyorum,duyabiliyorsanız,şanslısınız..O kadar da kötü değil hiçbirşey, bir o kadar da çok güzel olabilir herşey..

Yazabildiğim parmaklarıma ve her nefes alıp verişime şükürler olsun..Mutluluk dolu günler.Coşkuyla kalın, ışıldayın !

Nazlıcan Eleştekin ,
Ekim 2012 , Paris

Yorum Yaz