“KOMPOZE HAP” GİBİ ANAYASA PAKETİ!..

Siyasette edep, hayâ ve nezaket; Kesinlikle ve mutlaka yüksek bir erdem ve engin bir dehanın eseridir. Bu dehalar, ilim, iman-hikmet, feraset ve basiret sahibidirler.

     Osmanlı’nın 600 yılı mücavir, mümasillerinin de buna yakın veya daha uzun sürelerde hayat bulmasının sebep ve hikmeti “umur görmüş” yöneticiler ile “adaletli, faziletli, namuslu, dürüst ve demokrat” vakur (ağırlıklı) devlet adamlarıdır. Bunları daima ‘akil adamlar’ denilen meclisler, bakanlar, bürokrat ve danışmanlar tamamlamışlardır. Uzun ömürlü devletlerde, kısa ömürlü idareler (hükümet) ve idareciler dikta heveslisi, despot ve deccal karakterli olanlardır.

     Bunlar “geleneksel kural ve yasaları” tanımak istemez, takmaz ve sevmezler.

     Devleti güvenlik, refah, zenginlik, mutluluk, barış, adalet ve istikrar içinde yürütmeye ve yönetmeye sebep akaidi (kural ve kaideleri) düşman beller, hayatlarını, bunları ne pahasına olursa olsun yok etmeye adarlar!…  Kanunları dolanmak; tüzük büzük; yasa masa v.d; gibi iç siyasete gönderme, yatırım ve malzeme kabilinden sözler, “halk dalkavukluğu”, kabadayılık ve küstahlık bunların şiarındandır!.. Devletin gerçek sahipleri bunlara çok dikkat etmelidir!..  

     Çünkü  Cumhuriyetin ilk kalkışmasının (27 Mayıs) failleri aynen böyledir.

     İlk “postmodern” sayılan 12 Mart da aynı zihniyetin eseri ve uzantısı…

     İkinci müdahale olarak addedilen 12 Eylül: Mutlak bir gerek ve zorunluluk eseridir.

     Dolayısıyla: ‘12 Eylül yargılansın’ deyip: 27 Mayıs’a toz kondurtmayanlar, sinsi hain, gizli düşman (dahili bedhah) içten içe kangren, kanser olmuş “koza-kripto, mason-misyoner, sabetaist, dönme ve devşirme” ur ve habis unsurlarıdır. Elebaşı, önder ve yoldaşlarının kahir ekseriyeti iki pasaportlu olup; çifte vatandaşlık yaftası taşır.

     İşte bu nedenle: Anayasa değişiklik paketine kaygıyla bakmak, kuşkuyla yaklaşmak ve bilinçle inceleyip, tam bir vatanseverlikle “hak-adalet, ilim-irfan, demokrasi, hukuk ve ahlâkın ışığında” değerlendirmek lâzımdır. Bir başka deyişle: Tarihin tekerrürüne asla fırsat vermemek, 1961 gibi büyük gaflet, delâlet, hıyanete düşmemek; korkaklık, ürkeklik ve baskı handikabına boyun eğmemek zorundayız.  

     Burada “çok dikkate şayan bir bilgi-not” arz etmek istiyorum.

     22 Temmuz 2007 genel “parlamenter” atamaları (halk tasdiki) sonrası vaki tartışma ortamının son demlerinde bir gazetecinin makalesine enteresan bir yorum eklenir. Şöyle ki:   

     “Fatih Altaylı, Oray Eğin’ in Akşam Gazetesinde yayınlanan “Cemaat Harekete Geçti” başlıklı yazısına, sitesinde yer vermiş. Bu yazıya, Osman Karataş (!) isimli ile bir vatandaş yorum göndermiş. Fatih Altaylı da bu yoruma karşı ‘Umarım bu yazdığınızı herkes okur’ diye gönderilen yorumu. “Osman Karataş’ın ne demek istediği çok açık, hâlâ tehlikenin farkında olmayanlara, gücümüz yettiğince bu tür yazıları ulaştırabilsek diyorum” not ekleyip iletmiş. 

     İŞTE “O” YORUM: “Osman Karataş, 13/ARA/2007 10 36” (*)  
 
“Sayın Altaylı; Yazınızı okudum. Pek memnun olmadım.

     Nasıl ki bizler sizin gibilere yıllardır katlandıysak, bundan sonra da sizler bizlere katlanmak durumundasınız. Çünkü dümen bize geçti. Hazmedeceksiniz, sindireceksiniz. Başka çareniz yok. Bükemediğiniz bileği öpmek zorunda ve durumunda kalacaksınız…

     Hükümet biziz!… Cumhurbaşkanı da biziz!… YOK olan YÖK’de bizim!..

     Savcı  da biziz!… Hâkim de biziz!… Medya da bizim!…

     Çok yakında Genelkurmay da biz olacağız!..

     Sizler fazla düşünmeyin, bırakın kendinizi bize…..”

     Fatih Altaylı’nın “CEVABİ MESAJ VE NOT’U”:

     “Fatih Altaylı – 13/ARA/2007  11.50 ::: İtirafınız için çok teşekkür ederim. Siz, her kimseniz ve bizi her kim olarak görüyorsanız!.. Umarım bu yazdığınız yorumu herkes okur..”

     (*) Kimden: Enis Akdağ ([email protected]) adına [email protected] Kime: Mustafa Nevruz Sınacı ([email protected]) Gönderme tarihi: 03/04/2010 Cumartesi 13:41

     NETİCE; “yorumsuz!.. yorum ve açılımlar “hapı yutmadan” evvel yapılacaktır

Mustafa Nevruz SINACI
www.alaturkaoline.com

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?