15 Temmuz Anma Programı “The Network” belgeseli gösterimi

ANKARA (AA) – Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Türkiye’de darbe girişimi yapmak isteyen kişilerin 3 yıldır dünyanın her köşesinde Türkiye hakkında negatif propaganda gerçekleştirdiklerini belirterek, "Amaçları gerçekleri çarptırmaktır. O gecenin gerçekleri, meclise atılan bombalar, tanklar, kendi halkına ateş eden jetler, helikopterlerdir, bu terörizme direnen şehitler ve gazilerimizdir. Bu gerçekleri dünyaya olduğu gibi anlatabilirsek, bu yaşananları unutmaz ve unutturmazsak o cesur insanların miraslarına sahip çıkmış olacağız." dedi.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu'nun (DEİK) organizasyonuyla gerçekleştirilen, “15 Temmuz Anma Programı” ve “The Network” belgeseli gösterimi Bakan Pekcan, TRT Genel Müdürü İbrahim Eren, sivil toplum kuruluşları yöneticileri, Türkiye’deki yabancı misyon temsilcileri ve ticaret müşavirlerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Etkinlikte konuşan Pekcan, üç yıl önce 15 Temmuz'da Türkiye'nin karanlık bir gece geçirdiğini ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısı üzerine sokağa dökülen Türk halkı sayesinde sabah aydınlandığında darbe girişiminde bulunan hiç kimsenin ortalıkta kalmadığını söyledi.

Pekcan, şehitlere Allah'tan rahmet gazilere de hayırlı ve uzun ömür temennilerini dile getirerek, insanlık tarihinin acılarla dolu olduğunu, bu acıların tekrar yaşanmaması için modern ve barışsever insanlar olarak gerçeklerin ve o gün olanların tüm dünyaya anlatılması gerektiğini ifade etti. 15 Temmuz gecesi yüzlerce masum ve ümit dolu yaşamın hayattan ayrıldığına değinen Pekcan, "15 Temmuz gecesi ortaya koydukları fedakarlık ve aşkla bizleri birbirimize daha fazla bağlamışlardır. Bu genç insanların hayalleri neydi biz hiç bir zaman bilemeyeceğiz. Ama onların cesur yürekleri ve fedakarlıkları sayesinde biz geleceğimiz için hayal kurabiliyoruz. Türk demokrasisi için Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısı ile evlerinden çıkan bu cesur yüreklerin mirasına sahip çıkmalıyız. Bu acıların bir daha yaşanmaması için birlik ve beraberlik içerisinde tüm dünyaya o gece yaşananları hep beraber anlatmalıyız." diye konuştu.

Etkinlikte gösterimi yapılan TRT Belgeseli “Network”ün bu amaçla hazırlandığına dikkati çeken Pekcan, şunları kaydetti:

"Siz değerli misafirlerimizden, meseleyi bir demokrasi ve özgürlük meselesi olarak görmenizi istiyorum. O gün bağımsızlığın sembolü olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne atılan bombaların Meclis binasına degil, bizim özgürlüğümüze ve demokrasimizin sembolüne atıldığı hepimizin malumudur. Türkiye’de darbe girişimi yapmak isteyen kişilerin 3 yıldır dünyanın her köşesinde Türkiye hakkında negatif propaganda yaptıklarını görüyoruz. Amaçları gerçekleri çarptırmaktır. O gecenin gerçekleri, meclise atılan bombalar, tanklar, kendi halkına ateş eden jetler, helikopterlerdir, bu terörizme direnen şehitler ve gazilerimizdir. Amaç bizi biz yapan değerlerimizde ve demokrasimizde köklü bir değişiklik yapmaktır. Ancak bu gerçekleri dünyaya olduğu gibi anlatabilirsek, bu yaşananları unutmaz ve unutturmazsak o cesur insanların miraslarına sahip çıkmış olacağız. Bu bizim için artık bir onur meselesi, onlara fedakarlığa ve cesarete bir gönül borcumuzdur. Sessiz kahramanların annelerine, babalarına, çocuklarına olan borcumuzdur. Gelin tüm dünyanın özgür ruhları olarak bu gerçeği bütün dünyaya sizlerin de desteği ile beraber birlikte anlatalım."

– "FETÖ dünyanın kanını emmeye çalışan bir örgüt"

TRT Genel Müdürü İbrahim Eren de şu an dünyanın birçok farklı yerinde akademisyen, iş adamı, eğitimci gibi ünvanlarla kendilerini maskeliyen teröristlerin amaçlarının belli olduğunu dile getirerek, "Amaçları, halkın iradesiyle seçilmiş hükümetin ve memleketin kontrolünü ele geçirmekti. Cumhuriyet rejimini kendi sapkın inançlarına göre yeniden şekillendirecek ve en önemlisi Türkiye'nin son yıllarda ivmelenen demokrasi adımlarını silip atacaklardı." ifadelerini kullandı.

Eren, TRT World ve TRT Haber stüdyolarının darbecilerin öncelikli işgal listesinde yer aldığını hatırlatarak, bu saldırıya uğrayan kurumlardan biri olarak bu hain darbe girişimini unutturmamak ve anlatmak gibi bir misyonları bulunduğunu vurguladı.

Türkiye'de FETÖ'nün hastalıklı ideolojisini ve sinsi amaçlarını çok iyi bildiklerini dile getiren Eren, ancak uluslararası arenada örgütün bir takım işgal gruplarının desteğiyle yürüttüğü PR çalışmaları neticesinde gerçek yüzünü gizlemeyi başarabildiğini söyledi.

"FETÖ yalnızca bizim sırtımıza yapışan bir kene değil aslında dünyanın kanını emmeye çalışan bir örgüt" diyen Eren, şöyle devam etti:

"Belgeselde FETÖ elebaşının ABD'de en yakınında yaşayan komşularından başlayarak tüm dünya sathında hayatlarına girdiği insanların kimyasını nasıl bozduğunu hep beraber göreceğiz. Türkiye'den ABD'ye, Sırbistan'dan Nijerya'ya kadar dünyada birçok farklı ülkede bu örgütün kararttığı hayatlara tanıklık edeceğiz. Örgütün 140'tan fazla ülkede kurduğu sözde okul ağı faaliyetlerini hangi gizli çıkarlar uğruna sürdürdüklerini izleyeceğiz. Bu noktada ABD'de kurdukları sözleşmeli okul ağına değinmek gerekiyor. Belgeselde ABD'deki okul ağının yasa dışı yollarla yüz milyonlarca doları nasıl kazandığı ve akladığını birinci ağızdan dinleyeceğiz."

– "Gizli buzlanmada düştük, yaralandık ama ölmedik"

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak da, FETÖ örgütünün faaliyetlerini gizli bir buzlanmaya benzeterek, "Damda gizli buzlanma vardı. Yerde gizli kayganlık vardı. Göremedik ve düştük. Yaralandık ama ölmedik, bir daha düşmemek için de ne yapmak gerektiğini öğrendik." değerlendirmesinde bulundu.

Olpak, 40 yıl süren o gizli buzlanma sürecini fark edemediklerini belirterek, "Maalesef, asıl amaçlarını gizlemek için, evrensel değerleri kullandılar. Kendilerini yeterince güçlü hissedip, haince amaçlarını, kanlı bir şekilde kendi insanlarına karşı acımasızca uygulamaya karar verdikleri ana kadar, onların niyetlerini anlayamadık. Bizim gibi o acı tecrübeyi yaşamayanlar için, bu gerçeği anlamak ve kabullenmek zor olabilir. " diye konuştu.

Amaçlarının 15 Temmuz’un gerçeklerini anlatmak olduğunu belirten Olpak, “Allah, bu millete bir daha 15 Temmuz yaşatmasın." dedi.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?