2. KUNTA – KİNTE KÖLELİK YASASI 4-C

Gayet dindar ve haza Müslüman AKP Hükümetinin çıkardığı Kölelik Kanunu:
 
“İslamiyet köleliğe karşıdır” dediler
21. yüzyılda Türkiye’ye köleciliği getirdiler.
 
Hem de, en alasından,
4-C cinsinden…
 
“4-C çalışanları, sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kimselerdir.”
Demek ki neymiş:
4-C statüsünde çalıştırılacak olanlar işçi değilmiş.
Memur da olmadıklarına göre…
Nedir peki bunlar? KÖLEYMİŞ…
 
İşte köle olduklarının ispatı:
Özelleştirme ile satılan veya kapatılan işyerlerinde çalışan işçiler,
Maddeleri aşağıda görülen bu kanuna dayanılarak KÖLE statüsünde çalıştırılmak isteniyorlar.
“Bir yılda EN AZ 4 ay, EN FAZLA 10 ay çalıştırılırlar.”
Gelecek sene tekrar çalıştırılma güvenceleri yoktur.
“Beni bu yıl da çalıştırın” diye bir hak iddia edemezler.
Eski ücreti söz gelimi 2000 lira bile olsa,
4-C köleliğinde 610 lira ücretle çalışmaya mahkum edilirler.
 
En fazla bu parayı alırlar.
Bu ücret dışında herhangi bir ad altında ücret alamazlar.
 
Ve işte en önemli kölelik maddesi:
“kendilerine verilen görevleri çalışma saatlerine bağlı olmaksızın sonuçlandırmak zorundadırlar.
Bu çalışma karşılığında herhangi bir ek ücret alamazlar..”
Yani: “Şu işi bugün bitireceksin” denecek, 8 saatte bitiremezse, o işi bitirene kadar 10, 12, 14 belki de 20 saat çalışmak zorunda kalacak,
Ama fazla çalıştığı saatler için fazla mesai ücreti almayacak.
 
Buna ANGARYA  denmez mi?
Bu, en alasından KÖLELİK  demek değil mi?
 
İnsanları bu şekilde köle olarak çalıştırmaya siz
“Müslümanlık” diyorsanız,
Şunu bilin ki, “Müslümanlık”tan vazgeçmeye başlayacaklar,
Sayenizde insanlarımız
 
“İstihdam edildiği sürece, dışarıda kazanç getirici başka bir iş yapamaz.”
Yani 610 lira ile geçinmeye mahkum olacak.
Ek iş yapamayacak.
“Hafta sonu tatilimde veya iş saatlerim dışında ek iş yapıp birkaç kuruş kazanayım” diyemeyecek.
Bu mudur Müslümanlık?
Kim buna Müslümanlık deyecek?
 
“Her ay için en fazla 1 gün ücretli izin verilir,
“Çaliştıkları her 4 ay için en çok 2 gün ücretli hastalık izni kullanabilir,
“Rapor süresinin 2 günü aşması halinde aşan kısım için ücret kesilir…”
 
“Hizmet sözleşmesini feshinde ihbar, kıdem ve sair adlar altında herhangi bir tazminat hakları yoktur.”
“Ödemeler görevin yapılmasını müteakiben her ayın 14’ünde veririr.”
Yani 610 lirayı almak için ay sonundan sonra 14 gün daha bekleyeceksin.
Buna da İslamî ödeme şekli deyeceksin…
 
Kanunda yazılı olmayan bir husus ta şu:
4-C’li olarak, eski işinin olduğu şehirde çalıştırılmak isteyemecek.
Müslüman hükümetimiz nereye gönderirse oraya gitmeye peki deyecek.
 
Artık 610 lirayı kiraya mı verir,
Sayın Bakanımızın dediği gibi çay-simit mi yer,
Yoksa şu anda Ankara’da yaptıkları gibi sokakta mı yatar, kendi bilir.
Müslüman Hükümetimiz uğruna o kadarcık ta fedakârlık yapsın istenir…

Kaynak: Avukat Mehmet Cengiz. Aydınlık, 24 Ocak 2010

Önceki haberTurkish American Ladies League Halloween Party 2009
Sonraki haberSİYAD Ödülleri’ne “Hayat Var” ve “Vavien” Damgası
Hayri Balta Kimdir? 1932 yılında Gaziantep’te doğdu. 10 yaşında iken annesi öldü. Çocukluğunun kış günlerini Gaziantep’in Tabakhane semtinde; yaz günlerini de Gaziantep’e yakın İbrahimli köyündeki bağlarında geçirdi. Zorlu bir çocukluk ve gençlik döneminden sonra, 1974’te Ankara Hukuk Fakültesine girmeyi başardı ve hem çalışıp hem okuyarak 1979 yılında Hukuk Fakültesini bitirdi ve bir yıl da staj gördükten sonra 1980 yılında (48 yaşında) avukatlığa başladı. Avukatlık yaptığı sırada Atatürkçü Düşünce Derneği’nin kurucularından oldu. İlk iki Yönetim Kurulunda Genel Sekreter yardımcısı olarak görevli iken 11 Mart 1991 tarihinde ağır bir kalp krizi geçirince kalbinin % 70’i çalışamaz bir duruma geldi. ADD’deki görevinden ayrıldı ve doktorların sözü üzerine avukatlığı bıraktı. O günden bu güne değin de evinde yazarlık yapmaktaydı.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?