2005 rüzgarı?!

ruzgar agac2005 rüzgarı. Hayrullah Mahmud Özgür yazdı.

2005 RÜZGARI / “DEMİR LEBLEBİ” TADINDA YAZANLARDAN OLMAK YA DA KURTULUŞ SAVAŞI’NDA “PATLICAN YEMEĞİ” TARİFİ VEREN YAZARLARDAN OLMAK VEYAHUT ERDOĞAN’IN, HAYRULLAH MAHMUD, AHMET TAŞGETİREN VE SESAR’DAN SONRA IMF’NİN RAPORUNU DA SANSÜRLETTİĞİ ORTAYA ÇIKTI?!

2005 rüzgarı?!

…………………

“Benim 6 dürüst hizmetkarım var. Bütün bildiklerimi onlar bana öğrettiler.

İşte adları:

Ne?

Nerede?

Ne zaman?

Nasıl?

Niçin?

Kim?”

Rudyard Kipling

………………

AK’ÇELİ PARTİ OLMAK YA DA KORU & KİLİMCİ SORUYOR: SAYIN BAŞBAKAN, NEDEN FETHULLAH GÜLEN’İN TÜRKİYE’YE DÖNMESİNE İZİN VERMİYORSUNUZ?!

AK’çeli Parti?!

Erdoğan’ın iktidardaki cicim ayları sona erdi.

Şimdi dünya ve Türkiye gerçekleri ile başbaşa!

İktidardan geçinen bazı yazarlar da, Erdoğan iktidardan düşmesin diye koltuk değnekliği yapmaya devam ediyor.

Hatta…

Kimileri ise çalıştıkları gazetelerde yazdıkları yazılar yetmezmiş gibi yüzlerine maske takıp, bir de başka isim altında “Erdoğan goygoyculuğu” yapmaya çalışıyor.

Daha önce yazmıştım.

Dünyanın en zor soruları en basit olanlarıdır.

“Laik 28 Şubat süreci”nde mağdur olup, önüne gelene demokrasi dersi veren Fehmi Koru, bu dönemde her nedense üç maymunu oynamayı tercih etti.

“Dinci 28 Şubat süreci”nde bir anda süt dökmüş kediye döndü.

İnancım o ki, iktidarda başka bir parti olsa yeri göğü inletecek olan bu ve benzeri kalemler, bugünlerde üç maymunu oynamayı tercih ediyorlar.

Acaba diyorum, köpeksiz köyde değneksiz dolaşmaya alışmış Fehmi Koru ya da sanal ortamda “Fethullah Gülen savunuculuğu” yapan sanal ikizi “Kenan Kilimci”, Erdoğan’a şu çok basit soruları sorabilir mi?!

ERDOĞAN’A SORULAR

1- Sayın Başbakan madem bu kadar muktedirsiniz, neden Fethullah Gülen’in Türkiye’ye dönmesine izin vermiyorsunuz?! Hem hakkında yasal bir sıkıntı kalmadığına göre, Gülen’i Türkiye’ye getirmekten neden çekiniyorsunuz?!

2- BBP Genel Başkan Yardımcısı Dursun Yassıkaya, bu hafta ortasında bir basın toplantısı düzenleyerek size seslendi ve “Sayın Başbakan, Fethullah Gülen’i Türkiye’ye getirmelisiniz” dedi. Bu çağrıya cevap vermeyi düşünüyor musunuz?!

3- Yoksa siz de Gülen’in Türkiye için zararlı bir insan olduğuna mı inanıyorsunuz?! Neden kendisinden feyz aldığınızı söylediğiniz Gülen’in, Türkiye’ye gelmesine bir türlü “yeşil ışık” yakmıyorsunuz?! Yoksa, “Laik 28 Şubat süreci”nde Fethullah Gülen’in yurtdışına gönderilmesi operasyonunda, iddia edildiği gibi sizin de parmağınız var mı?! Çevik Bir ile birlikte bu işin planlayıcıları arasında siz de var mısınız?!

4- star Gazetesi’nin Başyazarı Hayrullah Mahmud ve arkadaşlarını bir kıyıya bıraktım. Nasılsa “Onlar bizden değil! “Kola Turka demokrasi”si anlayışınıza uymuyor! Peki iktidarınızın başlangıcında sizi destekleyen ve muhafazakar kesim içinde saygın bir yeri olan Yeni Şafak’ın Başyazarı Ahmet Taşgetiren’i neden “andıç”latıp köşesini kapattırdınız?! Madem kimsenin yazdığı yazıdan korkmayacak kadar cesurdunuz da, Taşgetiren’in seviyeli bir eleştirisine dahi neden tahammül edemediniz?! Yoksa artık sizi gazeteciler ve onların yazdığı eleştiriler korkutur mu oldu?!

5- Başbakanlık koltuğuna oturduğunuzda gazetecilere, gecekonduda oturup, sponsorla çocuk okuttuğunuzu açıkladınız. Peki nasıl oldu da bir anda Boğaz kıyısında 5 villa sahibi olacak kadar zengin olabildiniz?! Başbakanlar, Boğaz’da ev alacak kadar çok kazanıyor mu?! GP lideri Cem Uzan’ın annesi muhtardan fakirlik kağıdı isterken, siz nasıl oldu da bir anda Boğaz kıyısında ev alacak kadar zengin oldunuz?! Kazancım yetmiyor diyen çiftçiyi memuru meydanlarda azarlıyordunuz! Varsa bu kadar hızlı zenginleşmenin “ahlak”lı bir formülü tüm seçmenlerinize açıklar mısınız?!

6- 17 Aralık, ardından 3 Ekim geçti. AB, Türkiye’yi hiçbir zaman arasına almak istemediğini diplomatik bir dille açıkladı. Madem hiçbir zaman AB üyesi olmayacağız, o zaman neden ulus devleti ortadan kaldıran yasaları TBMM’den çıkarmayı kabul ettiniz?! Son dış gezinizde ortaya çıkan ve Akşam Gazetesi’nin manşetinden seslendirilen “Yeni Kopenhag Kriterleri” hakkında ne düşünüyorsunuz?!

7- AKP için artık halk arasında “Ak”çeli Parti yakıştırması yapılıyor! Yaptığınız özelleştirmelerden “milyar dolarlık” hediyeler alındığı iddia ediliyor. Devletin bu sebeple tüm özelleştirme ihalelerini mercek altına aldığı söyleniyor. Devlet, Telekom dahil tüm ihaleleri iptal etmeye hazırlanıyor! Bu arada Ofer hadisesinde ortaya koyduğunuz performans kamuoyundan hiç de iyi not almadı. Genç yaşta unutkan olmuşsunuz, görüşmediğim dediğiniz adamla birden fazla görüşmüşsünüz. İşte bu nedenle, hafızanız sizi yanıltmasın diye Telekom’la ilgili yaptığınız bazı perde arkası pazarlıkları içeren sesli ve görüntülü bir belgeselin çok yakında medyaya servis edilebileceği konuşuluyor?! Bu iddialar hakkında ne düşünüyorsunuz?!

CESUR YÜREK

İşte böyle!

Bu sorulara yeni sorular eklemek mümkün!

Sormak istedikten sonra Fehmi Koru’nun “Laik 28 Şubat süreci”nde yaptığı gibi “Dinci 28 Şubat süreci”nde de “Türkiye’yi yönetemeyen”lere vatana ihanet edenlere soru sormak mümkün!

Her zaman bu soruları soracak cesur bir yürek bulunur!

Fehmi Koru, “Laik 28 Şubat süreci’nde başta Zafer Mutlu, Uğur Dündar, Ertuğrul Özkök olmak üzere, önüne gelen gazeteciye “Sıkıyorsa sorsana” diye safiyane bir üslupla takılıyordu.

Birikimini ve o dönemki duruşunu takdir ettiğim Koru’ya, “28 Şubat’tan hesap sorma” bayrağını elinden devralmış genç bir meslektaşı olarak, şimdi kendisinin kullandığı üslubun tıpkısının aynısıyla buradan ben seslenmek istiyorum.

“Sayın Koru, sıkıyorsa, siz de bu soruları Başbakan Erdoğan’a sorsanıza?!”

Ya da sanal ortama Fehmi Koru ile yaptığım yazışma sırasında yıldırım hızı ile dalış yapıp, açıktan Fethullah Gülen sempatizanlığı yapan “çokbilmiş” Kenan Kilimci’ye buradan seslenmek istiyorum:

“Ya siz, sayın Kilimci bu kadar Fethullah Gülen’i sevdiğinize göre neden Başbakan Erdoğan’a, Hoca’nın dönmesine izin vermediğinin hesabını sormuyorsunuz?!”

İnancım o ki iktidarda başka bir parti olsa “Neden Fethullah Gülen’in gelmesine izin vermiyorsunuz?!” diye yeri göğü inletecek olan bu “ikiz kalem”ler, bakalım 2005 Kasımı’nda Erdoğan’a yukarıda sıraladığım soruları soracak kadar cesur davranabilecekler mi?!

Ve…

Buradan “Atatürk Türkiyesi”ne suikaste hazırlananlara son bir uyarı yapmak istiyorum:

Artık köy, bildiğiniz eski köy değil!

Köpeksiz köyde değneksiz dolaşmaya alışmış olanlara önemle hatırlatırım.

Sevgiler

Hayrullah Mahmud

26 Kasım 2005

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?