24 Nisan taşkınlığı

Türkiye aleyhine sloganlar: Sözde Ermeni soykırımı anma günü, dünyada çeşitli etkinliklerle anılırken, Lübnan başkenti Beyrut ve Erivan’da Türkiye aleyhine sloganlar atıldı, Türk bayrakları yakıldı. Mankurt değil, Ermeni’yiz: Erivan’daki anma törenlerine ev sahipliği yapan Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Kırgız efsanesinde robotlaştırılan köleleri hatırlatarak “Biz mankurt (mankafa) değil, Ermeni’yiz” dedi.

SÖZDE Ermeni soykırımının 97’nci yıldönümü vesilesiyle Ermenistan’dan ABD’ye, Lübnan’dan Fransa’ya dünyanın çeşitli yerlerinde tören ve protestolar düzenlendi. Erivan’da yapılan törende halka hitap eden Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, 1915 olaylarının Ermeni ulusunun temel varlık nedeni kalacağını belirterek, “Biz mankurt (mankafa) değil, Ermeni’yiz” dedi. Erivan’daki Tsitsernakabert anıtında konuşan Sarkisyan şunları söyledi: “24 Nisan siyah rengin günüdür. Ancak acıların yanı sıra bu günde hayata olan bağlılığımızı da hatırlıyoruz. Geçmişimize sadık bir ulus olmasaydık Ermenistan’a bağımsızlık kazandıran 1918 Saraderyan savaşını kazanamazdık. Artsah’ın (Karabağ) bağımsızlığını sağlamazdık. Dünya çapında yayılan diaspora da yanımızda olmazdı.

Üç yıl sonra soykırım 100’üncü yılını anacağız. Geçmişe olan anımız elbette 100 yılla sınırlı kalmayacaktır. Biz bu iradeye sahip oldukça daha yüzlerce, binlerce yıl bu anı yaşayacak. Kaybettiklerimiz de hiçbir zaman unutulmadı ve unutulmayacak. Biz mankurt (mankafa) değiliz, biz Ermeni’yiz.”

Bayrak yakıldı

Moskova, Tiflis, Erivan, Beyrut, Doğu Kudüs gibi başkent ve kentlerde Ermeni diasporası tören ve protesto eylemlerinde bulunurken Erivan ve Beyrut’ta göstericiler Türk bayrağı yaktı. Beyrut’taki taşkınlıkta eylemciler, Türk Büyükelçiliği’ne yumurta, sopa ve havai fişek attı. Önceki gece Erivan’da Türk bayrağı yakılmasıyla ilgili olarak ise Ermenistan Yönetimi, olumlu ya da olumsuz bir tepki vermedi.

Mankurt nedir

Markurt (mankafa) ifadesi 20’nci yüzyılda ilk defa Sovyetler döneminde Kırgız yazar Cengiz Aytmatov tarafından “Gün uzar, yüzyıl olur” romanında kullanılmıştı. Romanına olayların geçtiği bölgede insanların ustura ile saçları kazınan başlarına ıslak deve derisinden şapka geçirilir. Bu deri kurudukça kafatasını sıkmaya başlar. Yeni biten saçlar ise dışarı çıkamadığı için içe doğru büyümeye başlar. Sonunda saçlar kafatasının delerek beyne işler. Deri kafalı kişinin tüm insanlık özellikleri silinerek geriye sadece hayvani güdüleri kalır. Efsaneye göre, Orta Asya bölgesi ve Moğollarda bu tür kişilerden ordular kurularak robot misali savaşa gönderilirdi.. (Hürriyet)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?