5 soruda Amerika’da son durum

ABD’de 6 Kasım’da yapılacak başkanlık seçimlerine yaklaşık bir ay kala Demokrat Barack Obama ve Cumhuriyetçi rakibi Mitt Romney, televizyon kameraları önünde münazaraya çıkacak. İki lider, ekonomiden, siyasete, dış politikadan sağlık reformuna kadar pek çok konuda kozlarını paylaşacak. İşte sorularla ABD seçimlerindeki son durum:

1- ABD Başkanı Barack Obama sandalyesini korumaya çalışırken Cumhuriyetçi rakibi Mitt Romney de saldırgan bir şekilde yarışı sürdürüyor. Anketlerde son durum nedir?

Quinnipiac Üniversitesi Kamuoyu Anketi Enstitüsü’nün dün açıkladığı anket sonuçlarına göre ülke çapında Obama yüzde 49 ile Cumhuriyetçi rakibi Mitt Romney’nin dört puan önünde.

Yine ülke çapında yapılan dokuz ayrı ankette de Obama, rakibinin önünde gidiyor. Ancak bu fark bir haneli rakamlarla telaffuz ediliyor.

Ülke geneli ve yerel araştırmaları bir arada değerlendirilen Huffpost Pollster takip sistemiyle Obama’nın yüzde 48.9, buna karşılık Romney’nin yüzde 44.3 oranında oy alacağı hesaplanıyor.

OBAMA’NIN DA KASETİ ÇIKTI

2- Tarihsel sürece bakıldığında başkanların ikinci kez seçilme olasılığının daha fazla olduğu biliniyor. Öte yandan anketlerde Obama ve Mitt Romney’nin oyları birbirine yakın görülüyor. Bu durum nasıl değerlendiriliyor?

İkinci Dünya Savaşı sonrası modern zamanlarda sadece iki kez bir ABD başkanı ikinci kez seçilemedi. 1980 yılında Jimmy Carter, rakibi Ronald Reagan’a yenilmişti.

1992 yılında ikinci kez aday olan George H.W.Bush’a genç rakibi Bill Clinton izin vermemişti. Obama’nın 2008 yılında seçilmesini sağlayan en önemli unsurlardan biri ekonominin Büyük Buhran’dan bu yana en büyük krizini yaşıyor olmasıydı.

Obama döneminde önemli adımlar atılmış olsa da ABD için krizin aşıldığını söylemek pek mümkün değil. En büyük sıkıntılardan biri işsizlik. Çünkü Franklin D. Roosevelt’ten (1933-45) bu yana işsizliğin yüzde 8’den fazla olduğu bir dönemde kimse ikinci kez başkan seçilemedi. ABD’de Ağustos ayı rakamlarına göre işsizlik 8.1.

3- Bağımsız ya da kararsız oyların durumu nedir? Başkan adayları bu kararsız oyları çekebilmek için neler yapıyor?

ABD seçimlerinde kimi seçeceği önceden belli olmayan eyaletlere “swing” eyaletler deniyor. Demokratların rengi mavi, Cumhuriyetçilerin rengi kırmızı kabul edilirken, bunlar ‘pembe’ renkli diye anılıyor.

Bu yıl ki pembe eyaletler Colorado, Florida, Iowa, New Hamphire, Kuzey Carolina, Ohio, Virginia ve Wisconsin. Bu eyaletlerin bazılarında da Obama’nın desteği belli bir şekilde önde gidiyor.

Başkan adayları, eyalet eyalet yürüttükleri kampanya maratonunun yanı sıra Twitter, Facebook ve Youtube gibi sosyalleşme ve paylaşım sitelerinden tanıtım yapıyor, destek ve bağış istiyor.

4- Amerikalı siyasiler, seçim sürecinde sosyal medyayı nasıl kullanıyor?

George Washington Üniversitesi’nden Yardımcı Doçent Danny Hayes’in İstanbul’da yaptığı bilgilendirme toplantısında aktardığına göre, genç seçmen kitlesine sahip Demokrat Parti Twitter’da, Romney’nin ekibi ise Facebook’ta daha aktif.

Siyasetçiler, sosyal medyayı daha çok bağış toplamak, parti için gönüllü bulmak, seçmenle direkt bağlantıya geçip mesaj vermek, seçmeni oy vermeye teşvik etmek için kullanıyor.

Ancak Pew araştırma şirketinin yaptığı bir araştırma, geleneksel reklamın, başkan adayının hedef kitleye ulaşmasında esaslı rol oynamaya devam ettiğini gösteriyor.

5- Söz siyasilerin medyayı kullanmasına gelmişken bu akşam Obama ve Romney, canlı yayında televizyon münazarasına çıkacak. Üç tele-düellodan ilki Colorado’da yapılacak. Obama ve Romney’nin şansları neler, seçmeni nasıl etkiler?

Her şeyden önce Obama iyi bir hatip olarak biliniyor. Buna karşılık 250 milyon dolarlık servetiyle ABD’nin sayılı zenginlerinden olan Mitt Romney, halktan uzak bir duruşa sahip olmakla eleştiriliyor.

Obama, ne olursa olsun toplumda belli bir sempatiye sahip. Dolayısıyla Mitt Romney, Obama’yı fazla hırpalamaya kalkarsa tepki çekebilir. Bu nedenle Obama’nın yanında parlayabilmesi için kibar ve kararlı olması, konuşurken spesifik bilgiler ve rakamlar vermesi öneriliyor.

Seçmeni ne kadar etkiler sorusuna gelince; her ne kadar Romney, “debate” denen bu münazaraları fazla ciddiye almadığı yolunda açıklamalar yapsa da Cumhuriyetçi parti alıyor.

Nitekim Eylül ayında Romney, en az 8 gününü ‘münazara’ provası yaparak geçirdi. Sözde münazaralarda Obama’yı Ohio Senatörü Rob Portman temsil etti. Romney, danışmanlarının verdiği brifing ve tüyoları eşliğinde Portman’ı nakavt etmeye çalıştı.

Tele-düelloya hazırlanırken Obama Yönetimi’nin zayıf karnının ‘işsizlik’ olduğunu Romney’nin de bu konunun üzerine gideceğini hatırlamakta fayda var.

Çünkü bu düellonun ardından cuma günü açıklanacak işsizlik rakamları da kötü çıkarsa Romney, anketlerde arayı kapatma şansı yakalayabilir.. (Hürriyet)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?