51 hektarlık orman maden şirketlerinin tehdidi altında


Türkiye bir yandan Marmaris’te ormanların yanması nedeni ile kahrolurken, diğer yandan da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı maden şirketlerinin doğa katliamına izin vermeye devam ediyor. Bu bağlamda Kozak Yaylası’nda yeni bir adım atıldı. Bir maden şirketi, 51 hektar alanda on binlerce ağacı keserek taş ocağı işletmek için başvuruda bulundu. Ancak tepki göstererek direnişe geçen Bergamalılar, bakanlığın prosedür gereği düzenlediği ÇED toplantısını yaptırmadı

51 hektarlık orman maden şirketlerinin tehdidi altında

UNESCO Dünya Kültür Mirası Koruma Bölgesi ve Ekolojik Hassas Bölge niteliğindeki Kozak Yaylası, maden şirketlerinin tehdidi altında. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin UNESCO’ya ortak başvurusu ile Kozak’ın jeopark ilan edilmesi için de çalışmalar sürerken, bir maden şirketi daha burada faaliyete geçmek için başvuru yaptı.

DMR Doğaltaş Madencilik Şirketi, Ayvatlar köyü ile Okçular köyü civarındaki 51 hektarlık ormanlık alanında açık işletme yöntemiyle 95 yıllığına granit mermer ocakçılığı yapmak için başvuruda bulundu. Şirket, on binlerce ağacın kesileceği bölgede yılda 60 bin ton granit çıkarmayı hedeflediğini bildirdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkilileri, yasal prosedür gereği yörede Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) toplantısı düzenledi.

“NEFES ALAMAZ HALE GELDİK”

Doğa katliamına geçit vermek istemeyen Bergamalılar, halkın katılım toplantısını yaptırmadı. Köy kahvehanesine gelen ve yurttaşlara “Biz de çevreye duyarlıyız” diyen bakanlık yetkililerine 12 yaşındaki Alp Efe Gülipek, “O zaman neden Ayvatlar Köyü seçildi. Neden taş ocağı kuruluyor buraya” diye sordu.  Ayvatlı köylüsü 83 yaşındaki Tecrübe Turgut, “Taş ocakları yüzünden yeterince nefes alamaz hale geldik. Hiçbirini istemiyoruz” dedi.

“ÇOCUKLARIMIZIN TORUNLARININ BİLE BAŞLARINA BELA ÖRÜLMEK İSTENİYOR”

Bakanlık yetkilisinin ‘Burada bilgilendirme toplantısı yapılmasını istiyor musunuz“ sorusunun ardından söz alan Bergama Çevre Platformu sözcüsü Erol Engel, “Biz platform olarak, DMR Şirketi’nin bakanlık sayfasındaki dosyasını günlerdir inceliyoruz. Burada 95 yıl faaliyet gösterecek bir taş işletmesinden söz ediyoruz. Yani çocuklarımızın torunlarının bile başlarına şimdiden bir bela örülmek isteniyor. Dolayısıyla buna izin vermiyoruz. Taş ocakları yöre halkını yeterince boğdu. Ekip diktiğimiz ürünleri bitirdi” diye konuştu.

“BU GÜZELLİKLERİ ÜÇ BEŞ KİŞİNİN PARA HIRSINA TESLİM ETMEYECEĞİZ”

Engel bu konuşmasının ardından topluluğa hitaben, “Burada herkesin huzurunda soruyorum: Demircidere, Ayvatlar, Aşağıbey, Okçular’ın ortasında kurulacak bu taş ocağını istiyor muyuz” diye sordu. Köylüler hep birlikte ve defalarca “Hayır, istemiyoruz” yanıtını verdi. Bu cevapların ardından Engel, “Buradan Çevre Bakanlığı’na da sesleniyoruz. Bakanlığın Kozak Yaylası’nda taş ocakları istilasına artık son vermesi gerekir. Türkiye’nin dört bir yanından onlarca büyük şirket adeta çekirge sürüsü gibi saldırıyor. Onun için biz Bergamalılar, Ayvalıklılar, Dikilililer, Kozak Yaylası’nın 16 köyü hep birlikte, bu güzellikleri üç beş kişinin para hırsına teslim etmeyeceğiz” dedi.

“BİR MADEN ŞİRKETİ GELDİ ÖNCE MEZARLARI SOYDU”

Ayvatlar Köyü’nden Yücel Aydın ise “Biz köylü olarak bunları istemiyoruz. Birbirlerinden avanta isteyen insanlara bu işi yaptırmak istemiyoruz. Bu insanların ne işi var burada? Burada höyük mezarlarımız var,  kalemiz var. Burada Dikili’den bir madenciliğe yer satıldı. İlk önce mezarları soydu. Bu insanları istemiyoruz. Bunların kim olduğunu çok iyi biliyoruz, gelmesinler” dedi.

BAKANLIK YETKİLİSİ: “BÖLGE DOĞAL SİT ALANI”

Bakanlık yetkilisi, dosyalarında da bu bölgenin doğal sit alanı sınırları alanında kalmakta olduğu bilgisinin yer aldığını söyledi. Ardından, bölge muhtarlarının imzası ile ÇED toplantısının halk tarafından istenmediği ve protesto edildiği için yapılamadığı tutanak altına alındı.

Prof. Dr. Yaşar'dan orman yangınlarına ilişkin açıklama İlginizi Çekebilir Prof. Dr. Yaşar’dan orman yangınlarına ilişkin açıklama

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?