6 Puanlık bir yazı olsun istiyordum.Ama olmadı.

Ankaragücü deplasmanından 3 puanla dönmüştük güle oynaya. Canlı olarak izlediğim Ankaragücü maçında yakalanan onlarca pozisyona rağmen sadece 2 gol gönderebildik Ankaragücü ağlarına . Son dakikalarda yediğimiz golle maçın sonucu skorboarda 2-1 olarak yansımıştı. İşte Beşiktaş maçını da kazanacağımız inancıyla 6 puanlık bir yazı yazacaktım ama olmadı . Ankaragücü maçına dair bir kaç anektot geçmem gerekirse , Trabzonspor taraftarları maça kendilerine ayrılan kale arkasını tamamen doldurarak ( yaklaşık 4000 kişi ) bu sene takımlarını deplasmanlarda yalnız bırakmayacağının sinyalini veriyordu adeta. Ve maçta çok hoşuma giden ayrı bir olay daha ise Ankaragücü taraftarlarıyla ortak bir ağızdan “ Bu sene şampiyon Anadolu’dan “ diye tezahürat yapılmasıydı.

Beşiktaş maçı Pazar günü 21:45 gibi geç bir gün ve geç bir saatteydi. Maça ilgi az olacaktır diye düşünüyordum ama Avni Aker ve etrafı ana baba günüydü o saatlerde.

Bu maç Trabzonspor ve taraftarları için iki açıdan çok önemliydi. Yeni kadroyla oynayacak ilk derbi ve Yattara’sız oynanacak sezonun ilk maçı . Şampiyonluk ya da ilk 2 için takımın Yattara’sız ne yapabileceğini görmek adına statta yerlerini alan taraftarlar, doksan dakikanın böyle geçeceğini bilse sanıyorum maçın televizyondan izleme haklarını kullanabilirlerdi.

Maçtaki futbolla alakalı söylenecek çok şey yok açıkcası. Öncelikle teknik adam Ertuğrul Sağlam bir kazaya kurban gitmeme üzerine kurulu takım kadrosu ile ( şöyle ki tek forvet ve iki ön libero ) adeta beraberliği kurtarma düşüncesindeydi. Maç da zaten 0-0 başlayıp belki sahura kadar oynansa gol olmayacak şekilde ( kendi kalesine gol atma hariç ) 0-0 sonra erdi.

Gelelim Trabzonspor kanadına . Yattara’nın yokluğunda ben Barış MEMİŞ’le başlar ofansif yapısını korur diye düşünüyordum ama hoca Serkan Balcı’yı ileriye çekerek Tayfun’a savunmanın sağında yer vermişti bile . Serkan’nın iyi niyetli ama kapasitesi sınırlı futboluyla sağ kanattan atak geliştirme çabaları , Gökhan ÜNAL’ın “top ayağıma gelsin , niye koşayım “ futboluyla Trabzonspor’un gol atabilmesini zorlaştırıyordu maç boyunca. Sol kanatta Cale’in belki de hocasının direktifiyle ileri çıkmaması , kanat organizasyonsuz gol atmakta çok zorlanan Trabzonspor’un gol umudunu ya cepheden ara paslarla forvetleri kaleciyle karşı karşıya bırakacak pozisyonlara  ya da uzaktan çekilecek şutlara endekslemesi manasına geliyordu benim için .Colman aslen bir ön libero olmasının etkisiyle ara pasları atmakta zorlanırken ,Selçuk İnan da maç boyunca atabildiği bir kaç şutla denemelerde bulunsa da skoru değiştiremedi ne yazık ki.

İleri uçta bunlar olurken, orta sahada kaptan Hüseyin ve defansta Song – Egemen ikilisi mükemmele yakın oyunlarıyla gol yemeyeceğimize dair inancımızı korumamızı sağlıyordu.

Bu maç gösterdi ki :

    1-Yattara’sız gol atmamız çok zor . Onun futbolunun aykırı yapısının yanında , o kadrodayken takım arkadaşlarının değişen ofansif yapısı Trabzonspor’un gol atmasını kolaylaştırıyor besbelli.2- Yapılan onca transfere rağmen yedek klübemizde skora etki edebilecek yapıda bir futbolcu yok . Bu da ara transferde takıma takviye yapılması zorunluluğunu ortaya çıkarıyor.

    3- Şampiyonluk gerçekten ama gerçekten çok zor bu sene için. 

     Çok acımasız düşünceler içerisinde olduğumu düşünmüyorum . Ama acımasız şekilde eleştirilecek bazı noktalar da yok değil.

Mesela Avni Aker’e yakışmayan bir skorboard var hala tribünlerde. Sene olmuş 2008 , gelişen teknolojinin sonuna kadar kullanıldığı bir skorboard’u haketmiyor muyuz acaba ?

Tamam stadımızı yeniledik , çok daha güzelleşti ama “Şampiyon Trabzonspor “ yazısı hala neden saç levhalar üzerinde yazılı . Belki yöneticiler bunun farkında bile değiller çünkü oturdukları yerden görmeleri mümkün değil .

Maraton tribünün üstü açıldı ve taraftar grupları kale arkalarına çekildi( dağıtıldı ). Bu şu demek Trabzonspor taraftarı ayağa kalkmasın , tezahürat yapmasın. Allah razı olsun Beşiktaş taraftarlarından onlar bağırıyordu da 90 dakika boyunca , Trabzonspor taraftarları “onları bastıralım, ayıp oluyor” diyerek yarım saatte bir gözlerini dışında ağızlarını da kullanıyordu . Avni Aker’in rakipler için cehenneme dönmesi hiç susmayan , dinmeyen tezahürat’la olur . Bunun yöneticilerin farkedip taraftar yapılanmasına  dikkat etmesi gerekiyor . Tamam futbolu izlemeyi bağırmaktan daha çok seviyoruz da Trabzonspor için 90 dakika boyunca bağıracak grup taraftarlara ihtiyacımız yok mu acaba ?

Şimdi gözler Denizlispor deplasmanında, bakalım neler olacak göreceğiz.. 

Sevgiyle… 

Taylan Özgür Kumaş
alaturkaonline.com

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?