AB ipi IV?!

AB ipi

AB ipi IV. Hayrullah Mahmud yazdı.

AB İPİ IV / ABD & AB’NİN AKP İLE YAPTIĞI “GİZLİ PROTOKOL”DE NELER VAR YA DA AYTUNÇ ALTINDAL UYARIYOR: “TÜRKİYE’Yİ DOLMAKALEMLE İŞGAL EDİYORLAR!” VEYAHUT MURAT BARDAKÇI DİYOR Kİ, “BİZ 148 YIL ÖNCE BÖYLE BİR SALONDA AVRUPALI OLMUŞ, SONRA YIKILMIŞTIK!”

AB ipi IV?!

TÜRKİYE TARİH Mİ OLUYOR YA DA ABD VE AB’NİN GİZLİ PROTOKOLÜNDE NE VAR?!

Gizli Protokol?!

Ankara’da 2005 Yaz’ı çok sıcak geçti.

Şimdi Başkent’te, 2005 Güz mevsimi de çok sert geçiyor.

Devletin tepesinde “sararan yapraklar” boynunu bükmüş, tek tek düşmek için gün sayıyor.

Ankara silkiniyor.

Ama…

Bu silkinişi anlamayan ve hazmedemeyen bazı “büyük devlet büyükleri”, ellerinde SESAR’ın ve benim yazdığım yazılarla kapı kapı dolaşıp önüne gelene şikayet yağdırıyor.

Anlamış değilim, kimi kime şikayet ediyorlar.

Başbakan Erdoğan tarafından, gazetedeki köşesinden “hukuksuzca” gönderilmiş bir yazarım.

Susturulmak istendim!

Susmadım.

Sanal ortamda, e-mail zincirlerinde de olsa “Direniş”e, Atatürk Türkiyesi adına devam ediyorum.

Bundan daha doğal ne olabilir ki!..

“Yalan söyleyip iftira atıyorsam” mahkemeler orada!

Kimsenin elini de tutuyor değilim.

AB sürecinde “Birey”in doğru bilgilenmesi esas ise ben de bu görevi yerine getiriyorum.

Bu bakımdan “hazım sorunu çeken” bazı yeşil ceketlilerin de bilmesini isterim ki, Allah’tan başka hiçbir şey bu kalemi susturamaz.

Ne Cumhurbaşkanı ne Başbakan ne de başka bir şey!

Herkesin bu hakikati bir kıyıya güzelce not etmesinde fayda var.

Kuru gürültüye pabuç bırakacak değilim, değiliz!

Benim, bizim için önemli olan, “Türkiye’nin başına örülmek istene ağın” parçalanması!

“Hilafet de nereden çıktı, kim uyduruyor bu safsataları” diye öfkelenmek yerine, “Bu da nereden çıktı, kim böyle bir şeyi planlıyor” diye araştırmak gerekmez mi?!

Zira…

Akıl böyle emrediyor.

Şu anda yaşadığımız coğrafyada, “IV. Dünya Düzenlemesi” yapılıyor.

Bazı devletler haritadan silinip yerine yenisi eklenmek isteniyor.

Bu anlamda Türkiye ile ilgili de bazı planlar var.

Bu planların hayata geçebilmesi için, yurtiçinden ve yurtdışından bir ekip ortak çalışıyor.

Herkes şurasını çok açık olarak bilmeli ki, her ne pahasına olursa olsun, Atatürk Türkiyesi adına bu oyunları bozmaya devam edeceğim.

Devam edeceğiz.

“Ölmek var Atatürk Türkiyesi’nden dönmek yok!”

Ve…

Son bir not:

Aylık enformasyon bülteni POSTACI’nın 2004 Ekim sayısından, AB-ABD’nin içinde Hilafet’in de yer aldığı çok gizli Türkiye planını aynen aktarıyorum:

(…)

ABD VE AB, TÜRKİYE ÜZERİNE ANLAŞMAYA VARDI!

TÜRKİYE CUMHURİYETİ TARİH Mİ OLUYOR?!

ABD VE AB’NİN GİZLİ PROTOKOLÜNDE NELER VAR?!

6 Ekim’de AB’nin “Evet; ama…” başlıklı raporu açıklandı.

Türk medyasının manşetlerden bayram sevinci içinde yansıttığı, ama satır aralarına gerçeği sakladığı rapora göre, 17 Aralık’ta Türkiye’ye tarih verilecek?!

Fakat…

POSTACI’nın geçen sayısında açıkladığımız gibi “AB, Türkiye’ye tarih vermeyecek!”

Nitekim…

Erdoğan da yine POSTACI’nın geçen sayısında açıkladığımız “Gümrük Birliği’nden çıkma, NATO’dan ayrılma, IMF’yle ilişkileri dondurma” yönündeki özel çalışmasını, gazetecilerin “17 Aralık’ta tarih almamamız söz konusu mu?” sorusu üzerine, Strazburg’da şu cevabı verdi:

“Liderlerin A, B, C planları olur. Bizim de A, B, C planlarımız var!”

Erdoğan’ın bu sözleri geçen sayımızda deşifre ettiğimiz özel çalışmanın teyidi anlamına geliyor.

Sadece Recep Tayyip Erdoğan & Abdullah Gül’ün bildiği bu “özel gündem”i şimdi tüm POSTACI okurları biliyor.

Hatta, Başbakan Erdoğan Frans-A-lmanya’nın liderleri ile perde arkasında Türkiye’ye tarih verilmemesi konusunda anlaşmış durumda.

Erdoğan yaşadığı tedirginliği “The Dream” bölümümüzde, “Yüce Divan’a gitme” korkusu yaşadığını belirterek açıkça ifade ediyor.

Şimdi size POSTACI farkıyla, Erdoğan’ın Rüya Takımı’nın Türkiye üzerine hazırladığı en son kurguyu açıklayalım:

“ABD ile AB, Türkiye üzerine anlaştı!”

Bu anlaşmanın diplomasi kulislerine sızan maddeleri şöyle sıralanıyor:

A- AB, Türkiye’yi üyelik süreci ile oyalayacak ve dikkatini sürekli AB’ye odaklayacak.

B- Türkiye’nin Ortadoğu’ya yönelik her açılımı AB tarafından Batı’ya yöneltilecek. Türkiye’nin Ortadoğu ve Kafkaslarla olan ilişkisi minimum noktada tutulacak.

C- ABD ve AB; “Rusya, İran ve Türkiye”nin birlikteliğini engellemek için işbirliği içinde olacak. Birlikte hareket edecek.

D- AB, Türkiye’yi üyelik için onurlandıracak ama tam üyelik kapısını aralayarak, geri dönülemez süreçlere girilmesine sebep olmayacak.

E- AB, Türkiye’nin üyeliğini 10 temel şarta bağlayacak.

1- Türkiye, Fırat’ın doğusunda bir Kürdistan Devleti’nin varlığını kesin olarak kabul edecek.

2- Hatay’ın, Adana’nın ve Mersin’in self-determinasyon haklarını tanıyacak.

3- Rum Patriği’nin Ekümenikliği’ni tanıyacak.

4- Ermeni soykırımını ve mağdur Ermeniler’e ya da Ermenistan’a tazminat ödemesini kabul edecek.

5- Laiklikte ısrarcı olmayacak. Eğer bir din adamı kalkar da Halifelik ilan ederse müdahale etmeyecek.

6- Türkiye’nin belediyeler tarafından yönetilmesi yönündeki tüm yasal hazırlıkları yapacak.

7- Tapu kadastro kanunu yeniden düzenlenecek.

8- İslam baskı altına alınacak.

9- Türklük baskı altında tutulacak.

10- Anayasa, Fedaralizme açık hale getirelecek.

F- AB üyeliği ile Türk sisteminin çözülmesi sağlanacak. Türk Devleti’nin Atatürkçülük, üniter devlet, üniter millet gibi kavramları terketmesi için zorlanacak.

G- AB, Türkiye ile Ortadoğu ve Kafkaslara yönelik operasyon için çalışmayacak.

H- AB anlaşmayı bozarsa, ABD, Almanya’nın Doğu Anadolu, Fransa’nın Güney Anadolu’daki çıkar bölgelerini tanımayacak.

I- Rusya ve Türkiye’deki Avrasyacılık akımı “İsrail, Türkiye, Rusya” ekseni üzerine oturtularak İsrail tarafından kontrol edilecek.

POSTACI diyor ki; Osmanlı önce 22’ye sonra 28’e ardından 34 ve şimdi de 36 parçaya bölünmüş durumda. ABD ve AB’nin anlaşmaya vardıkları bu yeni anlaşma da Türkiye’ye AKP iktidarı üzerinden dayatılan bazı kesimlerce sık sık yinelenen “Yeni Sevr” gerçeğini ortaya koyuyor. Sizce de böylesi bir gizli gündeme “Evet” diyen Erdoğan, “Sonum Menderes’ten kötü olacak” demekte haksız mı?! Bu anlamda AB sürecinin bir “oyalama mekanizması”na dönüştürüldüğü “İlerleme Raporu”nun açıklanması sürecinde tüm hatlarıyla belirginleşmiş oldu. Erdoğan’a “Seni Türkiye’nin yeni Atatürk’ü yapacağız” diyen “A Takımı” farkında olmadan (!) “Damad Ferid” yaptıklarının farkında mı?!

Hayrullah Mahmud

13 Ekim 2005

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?