ABD-Türkiye Hattında Seyahat Geriliminde İkinci Perde. Vize kısıtlaması krizi çözüme kavuşmasına rağmen her iki ülke bu hafta vatandaşlarına “riskli seyahat uyarısı” yaptı.

ABD-Türkiye Hattında Seyahat Geriliminde İkinci Perde

 

ABD ile Türkiye ilişkilerinde vize kısıtlaması krizi çözüme kavuşmasına rağmen her iki ülke bu hafta vatandaşlarına “riskli seyahat uyarısı” yaparak ilişkilerdeki gerilimi yeni aşamaya taşıdı.

Washington–Ankara hattında 8 Ekim’de vize başvurularına karşılıklı olarak getirilen sınırlandırma ile ortaya çıkan kriz, yine 28 Aralık günü karşılıklı olarak bu kararın kaldırılmasıyla çözülme sürecine girmişti.

Vize krizinin aşılmasıyla birlikte ilişkilerde iyileşme olup-olmayacağı merak konusu iken, Türkiye’nin, Amerika’nın Suriye’deki YPG’ye desteği, darbe girişiminden sorumlu tuttuğu Fethullah Gülen’in iade edilmemesi ve Halkbank eski Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’nın davası nedeniyle Washington yönetimine tepkisi devam ediyordu.

Yeni yıldaki ilk kriz ise Amerika Dışişleri Bakanlığı’nın 10 Ocak günü seyahat uyarıları sisteminde değişiklik yaparak Türkiye’yi dördüncü kategoride riskli ülke olarak sıralamasıydı.

En düşük riskli ülkeler birinci kategoride yer alırken, iç savaşın yaşandığı Suriye gibi ülkeler yeni sınıflamada dördüncü kategoride yer alıyor.

Türkiye’nin de yer aldığı kategorideki ülkeler için “seyahat kararınızı tekrar gözden geçirin” ana başlığı altında, ciddi güvenlik riskleri bulunduğundan bu gruptaki ülkelere seyahatten kaçının, buralarda koşullar her an değişebilir” mesajı veriliyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Türkiye ile ilgili son seyahat uyarısı güncellemesinde “Terörizm ve keyfi tutuklamalar nedeniyle Türkiye’ye seyahat etmeyi tekrar düşünün. Bazı bölgeler yüksek riskli” ifadesi kullanılıyor. Uyarıda, Türkiye’deki ABD hükümeti personeli açısından güvenlik nedeniyle bazı kısıtlamalar uygulandığı belirtilerek, örneğin Adana Konsolosluğu’nda görevli personel ailelerinin Adana’da kalarak personele eşlik etmediği vurgulandı. Bunun yanı sıra terör olayları nedeniyle Hatay, Kilis, Gaziantep, Şanlıurfa, Şirnak, Diyarbakır, Van, Siirt, Muş, Mardin, Batman, Bingöl, Tunceli, Hakkâri ve Bitlis kentlerine gidilmemesi gerektiğine söylendi.

Bu güncelleme sonrasında Ankara, ABD’nin Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Philip Kosnett’i dışişleri bakanlığına çağırdı.

Ardından da Türk Dışişleri Bakanlığı’ndan da ABD’ye yönelik seyahatlere ilişkin Cuma sabahı güncelleme yapıldı. Türk Dışişleri Bakanlığı’nın güncellediği seyahat uyarısında ise, “ABD’de yaşanan terör saldırıları ve şiddet olaylarında son zamanlarda artış olduğu gözlenmektedir. Bombalı veya silahlı terör eylemlerinin yanı sıra, araçların kalabalık üzerine sürülmesi suretiyle gerçekleştirilen saldırıların, şehir merkezleri ile kültürel etkinlikleri, metro istasyonlarını, kamu binalarını, ibadet yerlerini hatta okul kampüslerini hedef almaya devam etmesi muhtemeldir” denildi. Bu terör saldırıları ve şiddet olaylarına ilişkin Ohio Üniversitesi, Fort Lauderdale-Hollywood Havalimanı’nda, Minnesota’da Dar Al-Farooq Camii’nde yaşananlar örnek gösterildi.

Türkiye’nin uyarısında, isim vermeksizin New York’ta Halkbank eski Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’nın yargılandığı ve Rıza Sarraf’ın tanıklık ettiği davaya da değinildi. Uyarıda, “Ayrıca resmi görevle ABD’ye seyahat eden kamu görevlisi vatandaşlarımız dahil Türk vatandaşları, muteber olmayan kaynakların ifadelerine dayanılarak keyfi tutuklamalara maruz kalmakta; vatandaşlarımıza yönelik olarak açılan davalarda, FETÖ terör örgütü mensubu ya da sempatizanı tanıkların önceden kurgulanmış asılsız iddialarına ve iftiralarına itimat edilmek suretiyle vatandaşlarımız hakkında adli kararlar verilebilmektedir” denildi.

Uyarıda, bu şartlarda, ABD’ye seyahat edecek olan Türk vatandaşlarına, seyahat planlarını gözden geçirmeleri ve seyahat etmeleri durumunda tedbirli olmaları tavsiye edildi.

ABD’nin seyahat uyarısına, https://travel.state.gov/content/travel/en/traveladvisories/traveladvisories/turkey-travel-advisory.html adresinden, Türkiye’nin seyahat uyarısına ise, http://www.mfa.gov.tr/abd-icin-seyahat-uyarisi-guncellemesi_-11-ocak-2018.tr.mfa adresinden ulaşılabilir.

ABD – Türkiye hattında seyahat krizi nasıl başlamıştı?

ABD İstanbul Başkonsolosluk görevlisi Metin Topuz’un 4 Ekim günü Fethullah Gülen yapılanmasıyla bağlantısı olduğu gerekçesiyle tutuklanmasından dört gün sonra ABD Ankara Büyükelçiliği Türk vatandaşlarına yönelik sınırlı şekilde vize başvurusu kabul edeceğini açıkladı. Bu açıklamadan kısa bir süre sonra da Ankara mütekabiliyet ilkesine dayanarak aynı kısıtlamayı Amerikan vatandaşlarına getirdi.

ABD Ankara Büyükelçiliği’nden, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 4 Ekim’deki tutuklanmasıyla ilgili yapılan açıklamada “Amerikan hükümeti, ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu’nda görevli bir yerel çalışanın 4 Ekim tarihinde tutuklanmasından ve Türk Hükümeti kaynakları tarafından sızdırılan ve görünüşe göre bu çalışanın hukuka dayalı bir mahkeme yerine medyada yargılanmasının amaçlanmasından büyük bir rahatsızlık duymaktadır. Biz bu iddiaların tamamen temelsiz olduğuna inanmaktayız” denilmişti.

ABD ile Türkiye ilişkilerinde vize krizi olarak adlandırılan süreç, Topuz’un tutuklanmasıyla ortaya çıkmış gibi görünmekle birlikte John Bass ise bunu “ikinci vaka” olarak adlandırdı. Dolayısıyla ABD’nin birinci vaka olarak Hamza Uluçay’ın tutuklanmasını gördüğü ve bundan rahatsızlık duyulduğu ortaya çıktı.ABD’nin Adana Konsolosluğu görevlisi ve 37 yıldır tercümanlık yaptığı kaydedilen Hamza Uluçay ise, PKK terör örgütü üyeliği suçlamasıyla Şubat ayında gözaltına alınmış ve Mart ayında tutuklanmıştı.

Kriz sırasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ise, ayrıca yine ABD İstanbul Konsolosluğu görevlisi olan N.M.C. adlı şahsın da FETÖ soruşturması nedeniyle ifadeye çağrıldığını duyurdu. Şahsın ABD’nin diplomatik misyonunda bulunduğu iddia edilirken; N.M.C.’nin eşi, oğlu ve kızı gözaltına alındı ancak sonrasında serbest bırakıldılar.

ABD–Türkiye arasında konuyu çözümlemek üzere heyet oluşturulması kararı ve müzakerelerin ardından en son 28 Aralık günü Ankara ve Washington’daki büyükelçiliklerden peş peşe yapılan açıklamalarla vize başvurularında normal sürece dönüldü.

ABD’nin Ankara Büyükelçiliği, 28 Aralık’ta vize başvurularında normale dönüldüğünü açıklarken; ABD personeli hakkındaki yargılama süreçleri konusunda Türk hükümetinden güvence alındığı yönündeki ifade sorun yarattı. Bu açıklama sonrasında Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği, ABD’ye bağımsız olan yargı konusunda herhangi bir güvence verilmediği duyurdu.

Reklamlar

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?