Amerika 2020 Başkanlık seçimlerine yaklaşırken Trump yönetimi için en önemli konuların başında ekonomi geliyor.

Ekonomik resesyon söylentilerinin tüketici güvenini kırmasından ve Amerikalılar’ı endişeye sürüklemesinden kaygı duyuluyor.

Konuyla ilgili olarak Washington Post ve ABC haber kurumlarının ortak hazırladığı “Amerikan Ekonomisi Resesyona mı Giriyor?” anketinin sonuçları kadar Başkan Trump’in faiz konusunda Çarşamba günü attığı Tweetler’in de de bu hafta piyasaları etkilemesi bekleniyor.

2-5 Eylül arasında yapılan ankete göre, katılımcıların %60’ı önümüzdeki bir yıl içinde resesyonun “çok muhtemel” ya da “biraz muhtemel” olduğu görüşünde. Katılımcıların yüzde 56’sıysa halen ekonominin “mükemmel” ya da “iyi” olduğuna inanıyor.

Başkan Trump sık sık ekonominin iyi durumda olduğuna vurgu yapsa da , Merkez Bankası Fed’in faiz düşürmesi yönünde yaptığı baskıları da giderek arttırıyor.

Dün sabah Twitter üzerinden gönderdiği mesajda Başkan Trump, Fed’in yıllık faiz oranın sıfır seviyesine ya da daha altına düşürmesi ve ardından borcunu yeniden finanse etmeye başlaması gerektiğini söyledi ve aynı zamanda vadelerin kayda değer bir şekilde uzatılabileceğini belirtti.

Trump, söz konusu mesajında, “Harika bir para birimine, güce ve bilançoya sahibiz. ABD daima en düşük faizi ödemeli” ifadelerini kullandı.

Trump mesajında Fed ve kendi atadığı Fed Başkanı Jerome Powell’a yönelik eleştirilerini daha da ağırlaştırdı. Trump Twitter üzerinden gönderdiği mesajda “Enflasyon yok! Jay Powell ve Fed’in diğer ülkelerin zaten yaptıklarını yapmamıza olanak tanımamaları sadece bir saflık. Hayatta bir kez gelebilecek bir fırsatı ‘mankafalar’ yüzünden kaçırıyoruz” dedi.

Başkan Trump 30 Ağustos’ta paylaştığı bir Tweet’te negatif faiz oranlarına karşı olduğunu söylemişti ancak dün ‘ABD’nin dağ gibi dış borcu’nu ödemek için bunun gerekli olduğunu savundu.

Peki negatif faiz oranı ABD ekonomisi için en akıllı çözüm mü? Uzmanların bu konudaki görüşleriyse çeşitli.

Negatif faiz Avrupa Merkez Bankası (AMB), İsviçre Merkez Bankası ve Japonya Merkez Bankası tarafından, krediler için talebi artırmak ve durgun ekonomilerini desteklemek için kullanılıyor. Ama bankaların bu kararının ekonomik anlamda başarılı olmadığını düşünen uzmanların sayısı az değil. Yeni elde edilen akademik verilere göre bu alışılagelmemiş ekonomik politika, bankaları zor durumda bırakıyor, ekonomik büyümeyi azaltıyor ve belki de ABD açısından en önemli konu olan emeklilerin birikimlerinin azalmasına sebep oluyor.

Negatif faiz oranlarının şu ana kadar kötü duruma soktuğu bankalardan birisi Deutsche Bank. Uzmanlar aynı politikanın Amerikan ekonomisini de yerle bir edebileceğini düşünüyor. Amerika’da her gün 10 bin kişinin 65’inin emeklilik yaşına geldiği göz önünde bulundurulursa Başkan’ın faiz indirme politikasının seçimlerin giderek yaklaştığı dönemde ters tepebileceği yorumları yapılıyor.

Diğer yandan kimi çevrelerce şu soru da soruluyor: “Eğer ekonomi Başkan Trump ve yönetiminin iddia ettiği kadar güçlüyse, neden 2008’deki kriz sırasında alınan önlemlerden bile daha ileri gidiliyor?” Kimilerine göre, bu sorunun cevabı verilmez ve ekonomik gerileme engellenemez ise Başkan Trump’ın 2020 seçimlerini kazanma şansı düşük.

Çin’le ticaret savaşında sular duruluyor mu?

Çarşamba günü piyasalar için önemli olan diğer bir haber de Çin’den geldi. Çin’in iki ülke arasında Washington’da yapılacak olan müzakereler öncesinde ABD’den gelecek bazı ürünlere uygulayacağını açıkladığı vergileri erteleyeceğini açıklaması üzerine Başkan Trump da Çin’e uygulanacak olan vergileri iki hafta ertelemeye karar verdiklerini açıkladı.

1 Ekim’den itibaren 250 milyar dolarlık Çin ürününe uygulanacağı açıklanan %30’luk gümrük vergisi, 15 Ekim’e ertelendi. Çin Halk Cumhuriyeti 1 Ekim’de 70’inci kuruluş yıl dönümünü kutluyor ve Başkan Trump’ın bu kararı, halk önünde dik ve sert durmak isteyen Çin Devlet Başkanı Xi Jinping için çok büyük önem taşıyor. Başkan Trump’ın vergileri erteleme kararının ardından bu sabah Çinli yetkililer ABD’den soya ve domuz eti gibi tarım ve hayvan ürünleri almak üzere masaya oturmaya hazır olduklarını belirtti.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?