AB’ye Neden Mahkumuz ?

AB’ye Neden Mahkumuz ?

Bu millet en iyisine layıktır diyerek kimse daha uygun, daha güzel ve daha demokratik bir ortam yapmayacak. AB’ye Neden Mahkumuz ? Mahmut Özdamar yazdı.

AB’ye Neden Mahkumuz ?

On sekiz yaşında Samsun Refah Partisi Gençlik Kolları Halkla ilişkiler Başkanlığı görevindeyken Avrupa Birliği’ne sert bir şekilde karşıydık. Rahmetli Erbakan Hoca bize oranın bir Hristiyan kulübü olduğunu ve bizi asla almayacaklarını anlatmıştı. Hatta Brükseldeki ana binanın bir haç şeklinde olduğunu devamlı Milli Gazetemiz paylaşırdı. Avrupa birliği kültürümüzü alıp, dinimizi kaybettirecek düşüncesindeydik.

AK Parti ile başlayan süreçte zamanın Başbakanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN bey güçlü bir Avrupa birliği süreci başlatmıştı. 2003 adeta reformlar yılı olmuştu. Türkiye’de parti kapatma yasaklanmıştı. Milli Güvenlik Kurumunda asker sayısı azaltılmıştı. Asker vesayeti azaltılmıştı, hatta ve hatta binalara engelliler için giriş merdiveni yapılması şartı Avrupa birliği reformları sayesinde gelmişti Türkiye’ye.

Artık dünyada Türkiye özgür ve demokratik bir ülke imajı veriyordu. Hatta o dönem bir çok Amerikalı Türkiye için Avrupa Birliğine girmeye çalışıyor diye mehtiyeler düzüyordu.

Gezi parkı ile başlayan ve 15 Temmuz süreci ile doruk noktaya ulaşan süreçte ne hikmet ise Avrupa Birliği hep hükümetin karşısında oldu. Gezide protesto hakkı dedi, 17/25’te adil yargılama dedi, 15 Temmuz’da sustu. Bütün bu olaylarda Avrupa Birliği tavrını hükümet bir kenara not etti ve 15 Temmuz sonrası artık Türkiye’de ciddi bir Avrupa Birliği karşıtlığı oluştu.

Ama 29 Kasım akşamı Adana’da yaşanan yangın bir kez daha gösterdi ki biz Avrupa birliğine muhtacız.

Her ne kadar Kopenhang kriterlerini bırakıp Ankara kriterleri ile yola devam ederiz desek de geldiğimiz nokta gösteriyor ki Ankara kriterleri pek işlev göstermiyor. Yangının oluş, gelişim ve ihmal ayağına bakınca adeta devlet öğrencileri katliama bırakmış gözüküyor.

Ne bir denetim, ne bir standart, ne de bir önlem. Yurtları kim denetliyor? O da belli değil.

Hele bu saatten sonra büyük ihtimal ile denetim görevi uzaylıların olur, çünkü kimse sahiplenmez.

Ülkede kaç yurt var, kime ait bunlar? Yurt standartı ne? Kaç tanesi bu standtarda uygun emin olun bilen yoktur.

Bir de bu yurtların büyük çoğunluğu dini cemaatlerin olduğundan Belediye denetlemeye gitmeden oy kaygısı için mutlaka haberdar eder Geliyorum diye !

Denetleme dediğin de yurt müdürünün Cemaat ile ilgili faaliyetlerini sıralayıp neler yaptıklarını anlatmasıdır. Yoksa yangın merdiveni plastikten olur mu Allah aşkına?

FETÖ’dan oluşan boşluğu doldurma hevesi ile agresif ve ölçüsüz büyüme derdine giren İslami Cemaatler, Kuran öğretiyoruz diye böyle bir katliama neden oldular?

Şimdi kaç öğrenciye Kuran öğretseler bu günahtan kurtulurlar?

Bunun hesabını yapan var mı?

Bundan iki ay önce Cemaatlerin bir reform ve değişim yapması lazım dediğim için az kalsın dinden atılıyordum.

Bugün ise başsağlığı dilediklerim cevap bile yazmadı. Acaba kaç öğrenci ölmesi gerek ki anlayalım değişim zamanı geldi diye?

Biz maalesef bu işleri Ankara kriteri olarak yapamıyoruz. Birinin bizim kafamıza vurulması gerek. Yoksa bu millet en iyisine layıktır diyerek kimse daha uygun, daha güzel ve daha demokratik bir ortam yapmayacak. Bu ülkede 36 yıldır partiler darbe Anayasasını değiştireceğiz derler ama değiştiremezler ama Avrupa Birliği Müktesabatı olunca hepsi tıpış tıpış yapar.

Biz medeniyet seviyesini Avrupa Birliği olmadan yapamayız.

Bunu Konya’da yıkılan yurt’dan ders alamadık ki şimdi Adana’da yandı, Soma’dan ders alamadık ki Siirt’deki facia’yı önleyemedik .Olmuyor .Kimse burada kusura bakmasın.

Asıl bir başka trajedi ise bu faciaya neden olanlar hesap dahi vermeyecekler. Her biri birer ay ara ile çıkarlar. Çünkü Konya’daki yurt faciasında öyle olmuştu. Soma’da da öyle olmuştu.

Mutlaka burada da böyle olacak. Ölen yine gariban, masum insanlar..

Biz Avrupa Birliği olmadan maalesef yapamayız.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?