Ağlak Kabadayılar Partisi?!

AĞLAK KABADAYILAR PARTİSİ /
 
KÜRESEL AKSTA KÖŞEYE SIKIŞAN AKP’NİN GİZLİ PLANI; ÇİLLER GİBİ “VURUŞARAK ÇEKİLMEK”
 
YA DA
 
SARIKAYA’NIN ADRESİNİ İNGİLİZLER, AKP’YE, NEDEN, NİÇİN DEŞİFRE ETTİRDİ
 
VEYAHUT
 
“ÇİN MALI” ÇAKMA DEMOKRASİ, ÇAKMA İKTİDARIN SON KULLANIM TARİHİ?!

 

Ağlak Kabadayılar Partisi?!

 

2010 ilk çeyreğinde…

Enerji savaşları!

İstihbarat savaşları!

I. Dünya Savaşı’nın rövanş dalaşı!..

Klasik anlamda III. Dünya Savaşı!

“Post Modern” manada “IV. Dünya Savaşı” yapılıyor!

Yıldızlar (HAARP) Savaşı!

Hal böyleyken…

AKP, İsrail / İran arasında “net” tercih yapmak zorunda!

Fakat yapamıyor!

Olduğu yerde patinaj yapmaya, “suni gündem”ler üzerinden zaman kazanmaya çabalıyor!

Nokta!..

 

…………..

 

 

A…

K…

P…

“Ağlak”!

“Kabadayılar”!

“Partisi”!

AKP, “mağdur” ve “mazlum”u oynamayı seviyor!

“İmam Hatipler”, “Türban”, “Katsayı”, “Kapatma davası” vb her şey AKP için çözülmesi gerekli bir mesele değil, bilakis iktidarda “ağlaşmak” için birer bahane! 

AKP, toplumun “siyasal Kürtçü”, “siyasal dinci”, “siyasal Ermenici”, “II. Cumhuriyetçi” tayfası hariç her kesimi ile kavgalı!

Başta TSK olmak üzere, yüksek yargı, muhalefet, öğrenciler, tekel işçisi, doktor, eczacı, emekli, medya, laik sermaye, itfaiyeci vb ne var ise her kesim ile ciddi sorunlar yaşıyor!

Nitekim…

Gemicik sahibi olan bebeleri, Koç’un, Sabancı’nın torunları ile zenginlikte yarışır durumda oldukları halde, ağlayan yine onlar!

Tepeden tırnağa devleti ele geçirdikleri halde, bir yandan kükreyip diğer yandan da salya sümük meydanlarda duygu sömürüsü yapan gene onlar!

Çakma ekonomi karnelerine bakılacak olursa, her şey çok güzel gidiyor!

https://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/13848834.asp?gid=254

Hem de vatandaşın evine ekmek götürmekte sıkıntı çektiği, bankalara ipotekli olduğu bir dönemde!

“Sütte leke var, AKP’li devlet büyüklerinde leke (!) yok!”

 

…………….

 

Bu bağlamda birkaç enstantane…

AKP Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan, derinleşen kaos ortamında “kör gözüne parmak” sayılabilecek, şöylesi bir konuşma yapmaktan geri durmuyor:

Türkiye’nin Ak Parti’ye 10 sene daha ihtiyacı var. Her yerde, Karacasu’da ihtiyaç var. Türkiye’de ihtiyaç var. Eğer biz birazcık tökezlersek bu Ergenekoncular falan bu defa çok kötü intikam alır halktan. Bu memlekette kimin kızının başı örtülü, hepsini fişlemişler. Kimin çocuğu İmam Hatip’e gidiyor hepsini fişlemişler. Kim muhafazakâr, kim ramazanda oruç tutuyor hepsini fişlemişler. Eee şimdi biz onları fişliyoruz. 40 sene onlar bu halka yaptı, inşallah sıra bizde. Yapmaya çalıştığımız bu arkadaşlar!

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/13858497.asp?gid=233

Bu sözler karşısında nasıl düşünmeliyiz!?

Birincisi, malumun ilanı! Yaptıkları yasal olmayan dinleme, izleme faaliyetlerinin itirafı! Yani “AKP Korku İmparatorluğu” itirafı!

İkincisi, vekil Doğan’ın yaptığı konuşma aynı zamanda TCK’ya göre suç!

Üçüncüsü, AKP, İsrail / İran makası bağlamında küresel aksta köşeye sıkıştı! Partiyi kapattırıp, kendini bu yüksek basınç ortamının dışına çıkarmak istiyor! Doğan’ın yaptığı konuşma da, bu bağlamda kapatma davası için “done üretme çabası”ndan öte bir şey değil!

Nokta!

 

…………..

 

 

Karikatürüst olsaydım şu kareyi çizmek isterdim.

Bir salon dolusu asker tempo tutuyor “Aç, aç, aç” diye…

Sahnede de Erdoğan, Gül, Atalay var!

Birinin altı yok, birinin üstü, diğerinin ise başı açık!:))

Erdoğan bu bağlamda, şarkıcı, türkücü, şantöz, dansöz kim var ise toplayıp, “Açılım” için destek istedi!

Ne var ki, açılımın ne olduğunu tahmin eden çok da, tam olarak içeriği hakkında fikir sahibi olan yok!

Şöyle ki:

“PKK’lı teröristlerin isimleri sokak ismi oldu!”

https://www.istanbulhaber.com.tr/haber/pkkli-teroristlerin-isimleri-sokak-adi-oldu-29441.htm

Açılımdan kastedilen bu ise ne ala!:))

Yok eğer, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin rejiminin değiştirilip, bölünüp parçalanması, “F Tipi”ne dönüştürülmesi ise…

Yani, “Aynı dosya, ‘İki Savcı’ 7 fark!” ise…

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/13858491.asp?gid=233

Gazi, bu tür açılım peşinde koşturanlar için ne diyordu:

“Geldikleri gibi gidecekler!”

https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/13858183.asp?yazarid=218&gid=61

Nokta!

 

…………….

 

 

Habertürk (MİT & MI6), aylar sonra Ferhat Sarıkaya’yı ortaya çıkardı!

ABD’de değil, Ankara Çukurambar’da yaşadığı deşifre edildi!

AKP, Gülen Cemaati, Emniyet İstihbarat içindeki F tipi yapı ve MI6 tarafından kullanılıp, gözetildiği kayda geçirildi!  

https://www.superpoligon.com/haber/15431

Sarıkaya, “Artık hukuk danışmayım” diyor!

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/13858501.asp?gid=233

Ne var ki, “AKP Medyası” hala Sarıkaya ismi üzerinden TSK’ya, Büyükanıt’a saldırmaya devam ediyor!

Bu bağlamda cevabı aranması gerekli soru şu:

Eğer Büyükanıt bir çete kurmuş ise neden AKP, Yaşar Büyükanıt’ın üzerine gitmemiş?!

Soruşturmamış!?

Onca çeteyi çökerten bir siyasi iktidar, bu çeteyi (!) neden es geçmiş?!

Nazlı Ilıcak, Hasan Cemal, Fehmi Koru, Ahmet & Mehmet Altan vb demokrat kalemler neden bu sorunun cevabını merak etmez!?

Kaldı ki, AKP iktidarında kurulan komploların, “Yargı linçleri”nin biri bin para!

Cemil Çiçek’in kitabı yazılacak kadar, çok bilinen bir konu!

“Topaç / Fırıldak – Çiçek” edisyonu!

“Şemdinli vak’ası” patladığında Ferhat Sarıkaya’ya, “İktidar baskısını” açıklaması için telkinde bulunuldu, güvence verildi!

Sarıkaya gerçeği açıklamak yerine komploya ortak olmayı tercih etti!

“Bühtan”da bulunmaya devam etti!

Mesleğini kaybetti!

Bu bağlamda bir soru:

Derinleşen “kaos” ortamında Sarıkaya’nın adresinin deşifre edilmesi ne anlama geliyor?

Destabilizasyon sürecini yaşıyoruz!

İsrail / İran makası bağlamında “Suikast sezonu” açıldı!

AKP’nin eli ile “tezgahlanmak istenen” operasyon şu:

F Tipi yapı ve MI6, Sarıkaya’yı taşeron bir unsur üzerinden vurup, suçu askerin, Yaşar Büyükanıt’ın üzerine atmayı planlıyor!

Buradan elde edilmek istenen amaç da, çok şey bilen bir adamın susturulması olarak kamuoyuna yansıtmak!

Askerin içindeki çetelerin üzerine giden bir savcının başına neler geldi” diye kamuoyuna karanlık bir komployu tezgahlayıp satmak!

Kaldı ki, Çukurambar’da “Arınç’a suikast var” dediler, tutmadı, komik duruma düştüler!

Şimdi de, “Aslında askerler, Sarıkaya’yı takip etmek, öldürmek için oradaydılar” yalanına sarıldılar, satmaya çalışıyorlar!

Sözün özü:

Bundan birkaç yıl önce radyoda dinlemiştim.

Sarıkaya’yı yakından tanıyan bir dostu anlatıyordu:

“Başına bir şey gelme ihtimaline karşılık Ferhat Sarıkaya, Cemil Çiçek başta olmak üzere, Emniyet ve Gülen Cemaati içindeki bazı isimlerle yaptığı özel görüşmeleri, kendisine yapılan vaatleri kayda almış!”

Bu bağlamda, AKP & Gülen Cemaati ve yazar tayfasına düşen görev, Yaşar Büyükanıt’ın bir suçu, sakladığı bir “çete”si var ise üzerine gitmek, ortaya çıkarmak ya da artık bu yalana sarılmaktan vazgeçmek!

Çünkü, istedikleri gibi asıyorlar, istedikleri gibi kesiyorlar, istediklerini gözaltına alıp sorguluyorlar!

Erdoğan, Gül’e, “Büyükanıt’ı ayrıcalıklı kılan ne?” diye sormak, tüm çakma demokrat yazar tayfasının görevi olmalı!

Ezcümle, oynanan karanlık oyunu, kurulu karanlık tezgahı gördük!

Nokta!

 

……………

 

 

Ve…

Son olarak…

AKP, İsrail / İran makası bağlamında küresel aksta köşeye sıkıştı!
“Anglikan Kilisesi Kardeşliği” bağlamında “Vuruşarak çekilmek” istiyor!

Takunyalı Darbeciler için yolun sonu!

Masaya parça parça gelmekte olan hesap faturası, “Mücahit” iken “Müteahhit” olanların gözlerini korkutmuşa benziyor!

Nitelikli bir okurumuz soruyor:

“Peki ya Çin nasıl, güçlü değil mi?” diye!

Elcevap, Çin “modern zamanlar”ın yeni mucizesi!

Her şeyin “çakma”sını üretmeyi başardı!

Uçak, savaş gemisi, silah, füze, araba, elektronik eşya, CD!

Hatta kendi sınırları içinde “çakma” bir “ABD” bile üretmeyi başardı!

Muhakkak çakma BM, çakma CIA, çakma Dünya Bankası, IMF vb de üretmiştir!

Sözün özü:

Bugün, 21 Şubat!

1917’nin, 21 Şubat’ında, “Yılbaşı” 1 Ocak tarihine alındı!

İşte bu bir “gerçek”in yıldönümü!

AKP için ise bu bahar bir bitiş, tükenişin başlangıç tarihi!

“Uvertürler” sahneyi terk edip, yerlerini “Assolistler”e bırakacak!

Nokta!

 

…………….

 

 

NOT 1: Merkez Sağ, çok istendiği (!) halde bir türlü toparlanamıyor! Mesut Yılmaz, haftasonu İzmir’de boş koltuklara konuştu! “Merkez Sağ”ın da, Türkiye’yi AKP’den kurtaramayacağı görüldü, anlaşıldı! Çünkü daha kendilerini toplamaktan acizler! Anlaşılan o ki, BOP Eşbaşkanı AKP’yi iktidardan alaşağı etme görevi, tarihte olduğu gibi yine “Şu Çılgın Türkler”e düşecek!

NOT 2: Hadi Uluengin, yazısında Fetullah Gülen’den “Hocaefendi” diye bahsediyor! Merak ettim, baba tarafından mı yoksa ana tarafından mı “cemaat”çi! Yoksa işini kaybetmekten korktuğu için mi Gülen Cemaati’ne yaltaklanıyor?! Oysa ki, biz Uluengin’i cesur, korkusuz bilirdik! Askere, muhalefete, yüksek yargıya gelince dayılanan bir yazara, Gülen’e gelince “hocaefendi” diye eteklenmek hiç ama hiç yakışmadı! Olacak iş mi şimdi bu!? Nokta! Bak nokta böyle konulur, öyle değil!

NOT 3: Ertuğrul Özkök, Açık Toplum Vakfı’nın ne işe yaradığını en sonunda anlamış! İşin ucu Doğan Grubu’na dokununca isyan etmiş! Oysa ki, aynı vakıf, BOP operasyonunda, Atatürk Türkiyesi’ni yıkmak için öncü görev üstlenmiş bir cemaat yapılanması idi! Sözün özü, geç de olsa, aramıza hoş geldin, günaydın diyorum!

NOT 4: Annem rahatsızlığı nedeni ile pek dışarı çıkmaz, çıkamaz! O nedenle günü evde geçirir! İyi bir televizyon izleyicisidir! Geçen gün dedi ki, “Bir de Alamancılar maddecidir, derler! Yemekteyiz Almanya’da puanlar yüksekti. Herkes hakkı ne ise onu aldı! Türkiye’deki yarışmacılar ise para ödülünü almak için hem yalan söylüyorlar, hem birbirlerine iftira atıp haksızlık yapıyorlar, hem nimete yüz çevirip özenle hazırlanmış yemekleri yemiyorlar, hem de puanları kıt veriyorlar! Ahlaki, vicdani yapı çökmüş!” Doğru söze ne denir! AKP’nin Türkiye’ye yaşattığı ahlaki erozyonun bir başka belgesi! Nokta!

NOT 5: Kanat Atkaya’yı, sehven “Akkaya” diye yazmışım. Hatamı gösterdiler, düzeltirim.  Yalnız, “At” Demirel’in DYP’sinin amblemi! “Ak” ise AKP’nin! Doğan Medyası da tüm haberlerde AKP’den “Ak” diye bahsettiğine göre, Kanat da soyadını günün modasına uyarak, “Akkaya” diye yeninden düzenleyebilir!:)) Ne olsa AKP iktidarında, ekmek çakalların ağzında!

 

Sevgiler

22 Şubat 2010

Hayrullah Mahmud Özgür

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?