Alacakaranlık kuşağı?!

WikiLeaks internet sitesi üzerinden yapılan “istihbarat savaşları” ya da “illüzyonik sarmal” veyahut içinden geçmekte olduğumuz “Alacakaranlık kuşağı”na dair, derinliği olan birkaç satır yansıtayım…

 

…………..

 

Durum Analiz!

Öncelikle…

Bir soru:

Her emekli general emekli midir?!

Her görevdeki general görevde midir?!

 

…………

 

 

Neo Con günlükleri

 

WikiLeaks üzerinden yapılan derin ifşaat için “Neo Con Günlükleri” demek de mümkün!

Bir başka ifade şu olabilir:

MI6’nın “Çakma BOP günlükleri!”

https://www.milliyet.com.tr/sizan-belgelerde-davutoglu-ve-arinc-i-cok-kizdaracak-cumleler/siyaset/sondakika/29.11.2010/1319877/default.htm

 “Diplomasinin 11 Eylül’ü” diyenler var.

https://www.milliyet.com.tr/diplomasinin-11-eylul-u/dunya/haberdetay/29.11.2010/1319809/default.htm

O vakit, büyük bir operasyon kapıda, geldi, geliyor demektir.

Ortalığa saçılan ve “gerçek olan” ile “gerçek olmayanın” iç içe geçtiği illüzyonik belgelere bakılacak olursa:

ABD ile kıta Avrupa arasındaki soğuk savaş göze çarpıyor.

Bir de İsrail ile İran arasındaki derin ayrışma sürecinin 2010 güz vakti tamamlandığı…

Hal böyleyken…

İlk izlenimler…

Yaşanan büyük bir istihbarat savaşının parçasıdır.

Siber Savaş!

Post Modern Savaş!

Neo Roma’da iç savaş!

Ya da Neo illüzyon!

Vs vs vs…

 

………….

 

 

Tespit!

ABD, kabuk devlet!

ABD, çelik çekirdeğinin içinde:

İngilizler var!

Fransızlar var!

(Bunlar eski yönlendirici adresler.)

Yahudiler var.

II. Dünya Savaşı sonrasında, bu listeye Naziler eklendi.

CIA üzerinden ABD’nin içine sızdılar. Hayalet olarak bilinen yapı!

Çöken BOP yani 2006 Haziran sonrası, ABD “çelik çekirdek”inin içine bir başka güç merkezi daha girdi, sızdı, masadaki yerini aldı.

“Teşkilatı Mahsusa”!

“Yeniden Türk Gücü”!

“Ultra Türk”

Türk diasporası!

Ya da kısaca adına “ANKA” denilen yapı!

Pentagon üzerinden ABD “çelik çekirdek”inin içine yerleşti!

Operasyon analiz:

WikiLeaks üzerinden ortalığa saçılan milyonlarca belgede, gerçek olan ile gerçek olmayan itina ile iç içe geçirilmiş.

İngiliz operasyonu!

Ortaya saçılan belgeler ya da birilerine özenle sızdırılan ve/veya WikiLeaks’in önüne bırakılan belgeler, Yahudi linki üzerinden İsrail ile sorunu olan yönetimleri tanımlıyor.

Taraf üzerinden TSK’ya İngiliz istihbaratının yaptığı operasyonun bir benzerini, WikiLeaks üzerinden İngilizler ABD ve İsrail’e yapıyor.

Kaldı ki, en kapsamlı ön sayfayı bugün Taraf yapmış!

Sözün özü:

Mevcut yayınlar, ABD & İsrail’i, küresel aksta köşeye sıkıştırmayı hedefliyor.

Ortalığa saçılan sözde izlenim notlarında; İngiliz Seter’i AKP ise “MI6”nın ağzı ile yüceltiliyor!

Kaldı ki, ABD’li, AB’li, Yahudi diplomatlar dahi Erdoğan, AKP hakkında çok ağır ifadeler kullanırken, notlarda RTE korunmuş!

Pussy!

Alçak koltuk vs!

İngiliz arka planlı Davutoğlu’nun profili yükseltilmiş.

Sanki millici imiş gibi bir hava verilmiş!

Erdoğan ile Gül arasındaki köşk savaşlarına atıf yapılıp, Gül arkalanmış!

Vs vs vs…

 

………………

 

 

Ki…

Gazetelere yansıyan izlenim notlarından yola çıkarak şu saptamaları yapmak mümkün:

AKP, İsrail & ABD, AB ile derin yol ayrımında!

ABD, İsrail, İran’ı vurmakta kararlı!
2010’da gerekli hazırlıklar yapılmış!

Küresel aksta, İran / İsrail kamplaşma süreci tamamlanmış!

Perde arkasında yazılan oyun planı bir yana, İsrail, AKP’den rahatsız, asker üzerinden devrilmesini istiyor.

AKP, İsrail devletinin ortadan kalkmasını istiyor.

Netice:

Görüldüğü üzere, AKP ile Batı arasında derin bir uçurum oluşmuş.

Lepra!

Küresel aksta, ABD, İsrail, AB bağlamında “Cüzamlı” olarak görülen, kabul edilen bir AKP var.

Ortalığa saçılan sözde belgelerde kullanılan dil itibarı ile söylüyorum, bu yazılanlar AKP tabanını da, radikal Arapları da coşturur.

Çünkü, AKP, İngiliz hariç, Batı karşıtı, İsrail düşmanı olarak konumlandırılmış.

Bu rüzgar, 2011’de AKP’ye seçimlerde yarar, hasar vermez.

Kaldı ki, RTE de memnun!

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/16401795.asp?gid=373

 

 

……………

 

 

Operasyonun sağlamasını yapacak olursak:

ABD, İsrail, AKP’den, radikal, ılımlı dinci akımlardan rahatsız!

O zaman Ergenekon operasyonuna destek veren ABD, İsrail, AB’yi bu noktada nereye koyacağız!?

Bir gram bal elde etmek için bir çuval keçi boynuzu çiğnemeye gerek yok!

WikiLeaks üzerinden tüm dünyaya şu alt mesaj geçiliyor:

III. Dünya Savaşı kaçınılmaz!

AKP için verilen süre doldu!

İngilizlerin şımarıklığı ve/veya mihmandarlığında buraya kadar!

Deliğe süpürme süreci başladı kanarya!

Nokta!

 

…………….

 

 

Manzara-i umumiye…

Gül, İngilizlerin “Cumhurbaşkanlığı Köşkü”ne iliştirilmiş “takiye” yapan adamı!

Erdoğan, İngilizlerin “Başbakanlık”a iliştirilmiş “takiye” yapan adamı!

Gülen, İngilizlerin ABD’de Yahudiler’e rehin bırakılmış “takiye” yapan adamı!

Erbakan, kayıp trilyon davası üzerinden İngilizlere rehin düşmüş, milli görüşçü!

Kurtulmuş, İngilizlerin “milli görüş” tabanını parçalamak için kullandıkları, takiye yapan adamı!

Sözün özü:

AKP!

İngiliz Seter’i!

Karşı devrimci!

Sivil darbeci!

Truva atı!

 

……………

 

 

Hal böyleyken…

TÜSİAD logosunu değiştirmeye hazırlanıyor, ne düşünmeliyiz?

Elcevap; yeni logo için yarışma açmışlar, üste para da vereceklermiş, kalsın istemem.

Önerim şudur:

Büyük bir alışveriş merkezi, içinde türbanlı, başörtülü özgürlükçü (!) çağdaş çalışan kadınlar.

Artık sanayi yok!

Üretim yok!
Sadece tüketim var!

Kapitalizmin yeni mabedleri alışveriş merkezleri var.

Onun için fabrika bacasının yerini alışveriş merkezi almalı!

Dış rengi de “Turkuaz”!

Kendi bavulunu çeken Boyner gibi işadamı silüeti!

Taşeron!

AVM’nin tepesinde ise “Ampul” yanıyor.

İşte sizin yeni ambleminiz!

Teşekküre gerek yok!

Sözün özü:

Vehbi Koç’un “Adamlar Derneği” dediği TÜSİAD; hiç bu kadar çapsız, korkak, çanak yalayıcı olmamıştı.

Vs vs vs…

 

…………..

 

 

Öte yandan…

Ertuğrul Özkök, Pazar yazısında aile içi şiddete karşı çıkan bir yazı yazdı.

Aksi iddia edilemeyecek şeyler söyledi.

Kutlarım.

Fakat, bu noktada herkese sormak isterim:

AKP’li ya da Gülen’e yaranmak isteyen boğaz kıyısına sıkışmış sözde laik okur, Özkök’ü mü dinler yoksa Kur’an-ı Kerim’de yazılı olan emirleri mi uygular?!

Bu da nereden çıktı demeyin!

İşte cevabı:

Hürriyet, Ramazan Bayramı’nda okurlarına kupon karşılığı Kur’an-ı Kerim dağıttı.

Elmalılı Hamdi Yazır, Yüce Kur’an-ı Kerim meali!

Sadeleştirme: Fatih Araz, Doç Dr. Mustafa Özel

Sayfa 85!

Nisa Suresi, 34. ayet!

Ertuğrıl Özkök de açsın okusun.

Orada diyor ki, sözünüzü dinlemeyen kadını önce uyarın, sonra yatakları ayırın, yine dinlemezse dövün!

Karısı Urla’da yaşadığına göre, bu ayete göre şimdi sıra Ertuğrul Özkök’ün karısını dövmesine gelmiş!

Demem o deme değil, şu deme:

Hem modern zamanların dilini kullanacaksın, hem de Kur’an’da dahi olmayan bir öğüdü, kötü tercüme üzerinden ayetin içine ekleyeceksin.

Bilmeden, okumadan bir de bu kitabı okurlarına dağıtacaksın!

Hal böyleyken, okumuşu hazdan başı dönmüş zırcahil ise neyi neden yaptığını bilmiyor ise sade vatandaş ne yapsın?!

Yaptığı ortada!

Açıyor Hürriyet’in dağıttığı Kur’an-ı Kerim’in mealini, sonra Allah ne verdi ise kadına girişiyor!

Ertuğrul Özkök’ün aile içi şiddete son dediği, karısını döven heriflerin evlerinde kötü Kur’an-ı Kerim tercümelerinden çok var.

Onlar seni mi dinlerler yoksa o kötü tercüme edilmiş ayeti mi?!

Onun için madem doğru bir iş yapmak istiyorsun, doğru meali dağıtarak işe başla!

Sözün özü:

Fakirlik sadece parasızlık değildir.

Ki, parasız olmak fakirlik içinde hem de bu topraklarda en kolay taşınabilenidir!

Asıl fakirlik:

İnançsızlıktır!

Vicdansızlıktır!

Vatansızlıktır!

Hazcılıktır!

Allah’a değil, kula kulluk etmektir!

Korkarak yaşamaktır!

Arkadaşsızlıktır!

Ailesizliktir!

“Öğretilmiş çaresizlik”tir!

BOP operasyonunda, AKP & Gülen gibi zalimler yüzünden işimi, evimi, tüm sosyal imkanlarımı kaybettim.

Ayda 100 ya da 50 lira gibi bir rakam ile mücadeleme devam edip, internet kafelerden yazılar yazdım.

Bulduğum yerde yattım, yattığım yer rutubetli idi böbreklerim hasar gördü, Allah ne verdi ise yedim, dostlarımla sohbet ettim, içtim, güldüm.

Ama asla umutsuzluğa düşmedim.

Kendimi fakir gibi hiç hissetmedim.

Çünkü; Hak yolunda, Halkın yolunda yürüdüğümü, tarihte yaşayan tüm Atatürkler’in kutsal emanetini muhafaza etmek adına mücadele ettiğimi biliyordum.

Kaftanın ağırlığını taşıyan bilir.

O ağırlığı ancak adam Allah sabır ile unutturur.

Sözün özü:

Gördüm ki, Özkök, her türlü maddi ve kariyer zenginliğine rağmen “fakir”!

Alman “Fakir”i gibi maddi yönü yüksek, ruhu fakir!

Aptal dost yerine akıllı düşman şart!

Ezcümle, ölmek var, sürünmek var, tarihte yaşayan Atatürkler’in Türkiyesi’nden dönmek yok!

 

……………

 

 

Ve…

Son olarak…

Acemkürdi!

Acemaşiran!

Rap… Rap… Rap…!

 

Sevgiler

29 Kasım 2010

Hayrullah Mahmud Özgür

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?