Alex ve Gündem

Hepinizin haberi vardır gazetelerden ve televizyonlardan. Efendim, tüm büyük kulüplerin taraftarını birleştiren kaptan Alex De Souza Fenerbahçe kulübünden ayrıldı ya da ayrılmak zorunda bırakıldı ?!? Herkesde bir şok , bir darbe etkisi…

Şimdi gelelim bu yazının içeriğine. Öncelikle sıkı bir Fenerbahçe taraftarı olduğumu belirtmek lazım. Çocukluğu ve gençliği Bağdat Caddesi kaldırımlarında maç öncesi her türlü heyecanı yaşayan, maç bitiminde bazen hüzünle bazen sevinçle o kaldırımları tekrar arşınlayan bir taraftar… 2,3 nesil Kadıköy’lü olmanın inanılmaz bir gurur olduğunu düşenen bi taraftar. Dedim ya, ben Fenerbahçeliyim; 2000-2001 şampiyonluğunda yeri göğü inleten kutlamalar yapan… 2001’de arkamda bıraktığım ÖSS sınav stresini hatırlamamak pahasına Fenerbahçe bayrağına sarılan bir taraftar.

Bir Kadıköylü için Fenerbahçe sevinçtir , Fenerbahçe hüzündür… Maç sonucunu Kadıköy sokaklarından anlarsınız zaten. Ya derin bir sessizlik çöker taş kadirimlara ya da tüm çoluk çocuk sevinç çığlıkları atar gecenin ilerleyen saatlerine rağmen.

2003 ve sonrası;

2003 yılı geldiğinde Alex De Souza sarı lacivertle yollarının kesişeceği gündeme gelir. Yok olur mu olmaz mı derken 2004 sezonu için ‘geleceğin kaptanı’ Fenerbahçe’ye transfer olur. Biz taraftarlarda bir sevinç, bir çığlık görmeyin gitsin. Brezilya milli takımında değerli bir oyuncuyu Kadıköye getirmek tabi ki tüm taraftarı heyecanlandırır.

Sene 2012, güzelim Türkiye’mizde gündem çok sıcaktır. Her gün şehit haberleri, ardı arkası kesilmeyen zam haberleri, Akçakale’ye yanlışlıkla düşen top mermileri ?!?!, sözüm ona birileri darbe yapıcak diye içeri atılan komutanlar, arkalarında ağlayan aileler… Gün geçmez ki kadına uygulanan şiddet haberi olmasın bir gazetede sayfasında. Bütün bu acı verici olaylar yaşanırken Fenerbahçe’nin kaptanı görevden ayrılır ( ya da ayrılmak zorunda kalır) Üzülelim mi? Evet…

Ama üzüntümüz bu yukarda sıraladıklarımızın lütfen önüne geçmesin. Alex’e yapılan haksızlık mı? Muhtemelen ‘evet’ ama hangimiz ya da hangilerimiz büyük haksızlıklara maruz kalmadık ki? Şimdi diyeceksiniz ‘tepki’ göstermeyelim mi? Tabi ki gösterelim ama lütfen bunu da ölçüsüyle yapalım ki şehit annesinin tepkisi bizimkinin yanında daha anlamlı kalsın.
Alex’in sık bir yemekle ve bir hazırlık maçıyla jübile yapılıp gönderilmesini kim istemez? Ama bizim ülkemizde çok az şey usulüne uygun yapılıyor. Senin jübilesi için üzüldüğün futbolcu yarın öbür gün ülkesine dönecek. Ama sen Anadolu topraklarında yeni ‘Kürdistan haritaları’ yapılırken yaşamaya çalışacaksın. Bunları bir düşün, enerjini ve varlığını doğru yere kullan sevgili Türk taraftarı!

Gülşah Saygı Yıldırım / Los Angeles
[email protected] 

 

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?