Ali Abi, istifa et… Ayıptır

Böyle oluyor… Ben bir şeyi yazınca, hakkında yazdıklarıma bir şeyler oluyor. Bir lanet bu, çok üzgünüm… Ama yine oldu: Bir önceki yazıda Dış İşleri Bakanı Ali Babacan’la ilgili bir şey yazdım, bak bu sefer ne yaptı adam! Bu arada, bir aydır falan yazamamamın nedenlerinden biri taşınmak üzere yeni bir ev arayışında olmam… Bu elbette ilgilendirmiyor sizi ama mazeretim bu diye anlatıyorum… Bi daha olmaz ama… söz… valla. 

Dünyanın gidişatı gerçekten hiç iyi görünmüyor. Bugün spor yaptığım salonun soyunma odasında 20’li yaşlarının ortalarında bulunan 3-4 arkadaşın sohbetine (bir başka bakış açısıyla geyik muhabbetine) kulak misafiri oldum. O yaşlarda insan biraz daha rahat oluyor ya; “Nasılsa bize bir şey olmaz, hadi her haltla dalga geçelim!” psikolojisiyle zevzeklik yapmak daha kolay oluyor… Dedi ki biri arkadaşlarına: “Hani 1. Dünya Savaşı Avusturya İmparatoru mu ne… Onun öldürülmesiyle çıkıyodu ya. Bu da öyle bi şeymiş mesela; Rusya ve Gürcistan’dan bütün dünyaya sıçrıyomuş savaş. Ahahahaha…” Biraz evvel kustuğum tüm önyargıya rağmen çocukların söylediklerinde doğruluk payı olduğunu kabul etmek lazım.

Tuhaf zamanlardan geçiyoruz ve bu yüzden ilk yazıda bahsettiğim “içimizdeki güç” mevzusuna bir türlü giremiyoruz farkındayım, ama bir sebebi var: Biz konuya giremiyoruz çünkü Rusya giriveriyor Gürcistan’a. Çok ciddi bir durum bu, özetleyelim önce, akabinde Dış İşleri Bakanlığı’nın inanılmaz gafından bahsederiz.

Bizimkine benzer bir sorun 

Gürcistan’daki sorun bakmasını bilene bazı açılardan tanıdık gelecektir: 1918 yılında Gürcistan; ülkedeki tüm azınlıklara eşit siyasi ve sosyal haklar verdi. Ama ertesi yıl; 1919’da yerel meclisleri kapatma kararı aldı. 1921’de Kızıl Ordu’nun Gürcistan’a girmesiyle, Güney Osetya’daki Gürcü hakimiyeti sona erdi. Güney Osetya, 1922’de alınan bir kararla “Güney Osetya Özerk Bölgesi” olarak Gürcistan’a bağlandı.

Rusya Federasyonu’na bağlı Kuzey Osetya ile birleşmeyi isteyen Güney Osetya ve Gürcistan arasındaki gerginlik 1989 sonlarından itibaren artış gösteriyor. Güney Osetya’nın, 20 Eylül 1990 tarihinde kendisini “Demokratik Güney Osetya Sovyet Cumhuriyeti” ilan etmesine, Gürcistan aynı yıl içinde söz konusu bölgenin özerk statüsünü kaldırdığını açıklayarak, tepki göstermişti mesela. Güney Osetya’nın aldığı bu bağımsızlık kararının, uluslararası arenada kabul görmediğini de ekleyelim. Daha sonra; 1991’de de Gürcü birliklerinin başkent Tshinvali’ye girmesiyle çatışmalar başlamıştı. Yaklaşık 1 yıl sonra Temmuz 1992’de Ruslar, Gürcüler ve Osetlerden oluşan 4 bin kişilik barış gücü birlikleri bölgeye girerek, ateşkesi sağlamıştı. Batı’ya yakın tavrı nedeniyle Rusya’yı kızdıran Gürcistan, 7 Ağustos 2008’de, toprak bütünlüğünü sağlamak bahanesiyle “ayrılıkçı” Güney Osetya’ya asker soktu…

  Şimdi; bu haberdeki iki cümleye biraz daha derinlemesine düşünürek tekrar bakalım:

1.)    Güney Osetya’nın, 20 Eylül 1990 tarihinde kendisini “Demokratik Güney Osetya Sovyet Cumhuriyeti” ilan etmesi …. uluslararası arenada kabul görmedi

2.)    Batı’ya yakın tavrı nedeniyle Rusya’yı kızdıran Gürcistan

İlk cümleyi düşününce bir tutarsızlık seziliyor… Hep hukuk-insan hakkı-demokrasi falan diye geveleyip duran bu “Batı” başka türlü de hareket ediyormuş demek… Demek; ayrılıkçıları desteklemediği de oluyormuş “Batı”nın… Kürtlere, kendilerine ait olmayan topraklarda özerklik kılıfı dikmek için poposunu yırtan “Batı”, 1922’den beri özerk olan Güney Osetya’nın bağımsızlığını ilan etmesini uluslararası arenada kabul etmemiş. Allah Allah neden acaba?

 Gelin ikinci cümleye bakalım: “Batı’ya yakın tavrı nedeniyle Rusya’yı kızdıran Gürcistan”. Eee? Gürcistan bağımsız değil mi? Rusya’ya ne Gürcistan’ın tavrından? Ama elbette siz de biliyorsunuz… Orası Danimarka değil… Tıpkı Türkiye’nin Norveç falan olmadığı gibi. Gürcistan ve Rusya arasında bulunan Güney Osetya bölgesi de Mezopotamya da çok kıymetli topraklar… Daha doğrusu o toprağın altındakiler son derece büyük önem arz ediyor stratejik açıdan.

 Petrol Savaşı bu… Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) petrol boru hattı Ruslarda olursa mı daha rahat eder “Batı” Gürcülerde olursa mı? Türk topraklarındaki su ve yeraltı zenginlikleri Türkiye’nin kontrolünde mi olsun ister “Batı” yoksa Kürtlerin mi? Yine AB ve ABD işin içinde… Elbette; BTC hattının geçtiği Gürcistan’ın Rusya’dan bağımsız enerji politikaları yürütmesi Moskova’yı pek mutlu etmiyor. BTC hattında birkaç gün önce meydana gelen patlamanın Gürcistan’da Güney Osetya krizinin çatışmalara dönüşmesine neden olduğu da düşünülenler arasında…

 Sonuçta Gürcistan ve Rusya savaşmaya başladı… İşin Gürcistan tarafında ABD ve AB var. Yani hadise “geyik muhabbeti” falan değil, savaş gerçekten büyüyebilir… Durum çok ama çok hassas. Gürcistan bu hassas durumda ne yapıyor? Televizyonda “Toprak bütünlüğümüz tehlikede, daha sıcak gelişmelere hazır olun” diyerek halkı seferberliğe çağırıyor. Putin Pekin’deki Olimpiyat açılışlarından cevap veriyor: “Bölgede bizim barış gücü askerlerimiz var. Güney Osetya’da çok sayıda Rus vatandaşı da yaşıyor. Onları savunmasız bırakamayız.” Putin açıkça “devreye gireceklerini” ifade ederken, tatil için Volga nehri kıyılarında bulunan Rusya Devlet Başkanı Dmitriy Medvedev de acilen Moskova’ya dönüyor. Pentagon sözcüsü Bryan Whitman gazetecilere açıklamasında, “Gelişmeleri çok yakından izliyoruz” diyor. Gürcü yetkilileriyle temas halinde olduklarını, Gürcistan’ın ABD‘den yardım isteyip istemediği sorusu üzerine, “Hayır” yanıtını aldıklarını ifade ediyor.

 Dış İşleri’nin tarihi gafı Hadise ışık hızıyla ısınırken Gürcistan, Şaakaşvili rejimine büyük destek veren ve Şaakaşvili’nin izlediği “Güney Osetya, Gürcistan’ın bir parçasıdır” görüşünü destekleyen Türkiye’den diplomatik yardım istiyor. ABD’nin yardımını istemeyen Gürcistan’ın yardım istemek için seçtiği Türkiye Cumhuriyeti’nin Dışişleri Bakanlığı uluslarası kamuoyuna… Yani tüm dünyaya şu açıklamayı yapıyor: “Gürcistan ile Güney Osetya arasında dün öğleden sonra başlayan ve bugün sabah saatlerinde geniş çaplı bir çatışmaya dönüşen olayları endişeyle takip ediyoruz…”  

“Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu bölgesinde bölücülerle çıkan çatışmada…” benzeri cümleler kurmak konusunda son derece dikkatli ve hassas davranan Türkiye, açıklamasına “Gürcistan’ın Güney Osetya bölgesinde bölücülerle çıkan çatışmada…” diye başlamak yerine Güney Osetya’dan bağımsız bir ülke gibi söz ediyor. Gerçekten diplomasiden, uluslararası resmi yazışmaların hassasiyetinden, kurulan cümlelerde kullanılan her kelimenin olağanüstü öneminden falan haberi yok AKP Hükümeti’nin de bürokratlarının da! Ancak Gürcistan’ın çok sert tepkisinden sonra düzeltme yapılıyor. Oysa Gürcistan’ın bu kadar sert tepki vermesine gerek yok: Türkiye’nin güneyine Kuzey Kürdistan denmesine bozuluyor mu Türkiye? Bozulmuyor… Ne var ki canım bu kadar büyütecek? Allah Allah !

 41 Yaşındaki Ali Babacan’a  37 yaşında bir kardeşinden arkadaş tavsiyesidir bu yazının başlığı. Her meslekte “yapamıyorsan çekilmek” erdemli bir davranıştır… Ne olursa olsun haysiyet göstermektir. İstifa etmek çoğu zaman gerçekten onurlu bir müssesedir.

Ama benimki hayal tabi; adam tarihte ülkesini dışarıya şikayet eden tek Dış İşleri Bakanı. Başbakan ne yapıyor bu sırada? Tatilde… Cumhurbaşkanı? Tatilde… Ali Babacan? Tatilde… Ama Bürokratlar her gelişmeden anında haberdar ediyorlarmış onları…

Allahtan ediyorlar…

Bir de etmeseler kimbilir neler yaşanır devlet büyüklerimizin yokluğunda !

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?