Alpay Antmen’den tarihi konuşma: Sizin anlayışınıza totaliter diktatörlük deniyor!

Alpay Antmen’den tarihi konuşma: Sizin anlayışınıza totaliter diktatörlük deniyor!

CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen TBMM Genel Kurulu’nda tarihi bir konuşmaya imza attı.

Alpay Antmen konuşmasında AKP’li milletvekillerine çok sert ifadelerle yüklendi.

Alpay Antmen’in konuşmasından öne çıkan kısımlar şöyle:

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Hukuk Muhakemeleri Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin birinci bölümü üzerine partim adına söz almış bulunmaktayım.

Bugüne kadar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yapılan değişiklikler tam 19 kez, evet, tam 19 kes çoğu reform adı altında ve yargılamanın hızlandırılması amacıyla yapılmışsa da bu değişikliklerden sonra yargının hızlanması mümkün olmamış, sorunlar da çözülmemiş hatta bazen daha da ağırlaşmıştır.

Bu kadar tecrübeden sonra sadece kanun değişikliğiyle yargının hızlandırılamayacağının anlaşılması beklenirken ve yargının, bir kısmı çok temel ve diğer sorunları ortadayken sadece kanun değişikliği yaparak yargının hızlanması düşüncesi beyhude bir çaba olmaktan öteye gitmeyecektir. Hatta henüz bir kanuna yeni alışırken yeniden değişiklik yapılması, mevzuat karışıklığı sebebiyle farklı sorunlar doğuracaktır. Burada açıkça söylüyorum: Bu değişikliklerin tamamına yakını hâkimlerin gözüyle yapılmış ve fakat savunma makamını oluşturan avukatlar hiçbir şekilde nazara alınmadan bu değişiklikler getirilmiştir.

Maddelere geçildiğinde arkadaşlarım ayrıntılarıyla anlatacaklar ama yargının içinde bulunduğu durum ortadayken, bağımsızlığını kaybetmiş bir yargı varken, önemli davalarda mahkeme kararlarının hukuki yerine siyasi olduğu ortadayken, adalet mekanizmasına güven tamamen ortadan kaldırılmışken; haklıyı değil, güçlüyü koruyan bir mahkeme sistemi yaratılmışken bizim görüşüp konuşmamız gereken kanun bu mu olmalıydı? Allah aşkına, bunları mı konuşmalıydık?

Keza, FETÖ’cü hâkim ve savcıların yargıdan ayıklanmasından sonra, son dört yılda mesleğe alınan hâkim ve savcıların öz geçmişlerine bakmanızı istiyorum. Gerek hukuk nosyonlarının tartışmalı olması ve gerekse de özellikle AKP il ve ilçe teşkilatlarında görev yapmış avukatlar hâkim ve savcı yapılarak yargıda hızlanan kadrolaşmayı burada tartışmamız gerekmiyor mu?

Bir ülke düşünün, işçi haksız yere işten atılıyor, “ara buluculuk, ara buluculuk” diyorsunuz ama işçinin hakkı yeniyor, mahkemeye gidiliyor, mahkemesi dört sene sürüyor. Yargıtayda bir dosya iki sene bekliyor. Bu mu adalet? Geciken adalet, adalet mi arkadaşlar?

erli milletvekilleri, adaletsizlik her yerde. Vatandaş bir asgari ücretle iş bulamıyor. Aç vatandaş, aç! Ama bazı baylar ve bayanlar üç hatta dört yerden yüklü maaş alıyor. Üniversite mezunları, yüksek lisans mezunları, doktora yapan bilim insanları atanamıyor ama yağlı güreşçi Vakıfbank yönetimine atanabiliyor. Yağlı kapı dedikleri bu değil mi? Liyakat, adalet, eşitlik ne oldu? Tuş oldu. Hak mı, reva mı? Günah değil mi, günah değil mi, bunu düşünün.

Bir de Türkiye Wushu Kung Fu Federasyonu var -Allah’a şükür- evlere şenlik. Yaşananlar tam Zaytung, Zaytung’u bile geçti. Bu federasyonda tek kişinin katıldığı yarışma düzenleniyor, katılan da federasyon başkanın eşi, oğlu da hakem, sonra şampiyon ilan ediliyor, aile komple federasyon. Damatla hala yarışmaya katılıyor, hakem teyze filan -kendi kendilerine maaş da bağlamışlardır Allah bilir- yani bildiğiniz aile federasyonuna çevirmişler, kimden öğrendilerse pes.

Baro başkanlarını yürütmediniz; adamın üzerinde cübbesi var, iki yüz metre yürüyecek, ne olurdu yürüseydi? Güneşin altında, yağmurun altında, aç, susuz, önce yanarak, sonra ıslanarak yirmi altı saat beton üstünde, açıkta bekleyen bu adamlar kendileri için mi geldiler Ankara’ya? Kendileri için mi yürüdüler? Hepsini tanıyorum, her birine kefilim, her biri mesleğinde temayüz etmiş hukukçular. Tek dertleri hukuk ve adalet. Var mı Türkiye’de? Yok. Dünya’da hiçbir iktidar baro başkanlarına bunu yapmadı, bu rezaletle de tarihe geçtiniz helal olsun. Sonra biz “tek adam” “saray vesayeti” “dikta rejimi” deyince alınıyorsunuz. Alınmayınız. Hukukçularını kaldırımda bile yürütmeyen bir rejime ne denir Allah aşkına? Baro başkanının dövüldüğü bu anlayışa hangi ismi veriyorsunuz? Ben söyleyeyim sayın milletvekilleri, buna tanımlamaya “diktatörlük” kelimesi bile az gelir. Siyasal tarihte ve siyaset biliminde sizin anlayışınıza totaliter diktatörlük deniyor. Bu kelimenin ne anlama geldiğini bilmiyorsanız bir bilene sorun.

Adalet size de lazım olacak, Allah korusun bir gün yargılanırsanız bağımsız yargıçlar karşısında kendinizi savunmak isteyeceksiniz. O zaman bugünleri hatırlayın, ne hâle geldiğinizi ve bu ülkeyi ne hâle getirdiğinizi hatırlayınız. Hukuku aratmayın, adaleti unutmayın, hak yemeyin.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?