Amerika Tarihini Degistiren 4 Suikast

Amerika Tarihini Değiştiren 4 Suikast. Amerika ve dünya tarihi üzerinde çok büyük etkiler yapmış suikastler.

Yapıldıkları dönemden ziyade genel dünya tarihi üzerinde çok büyük etkiler yapmış suikastlere göz atalım.

Amerika Tarihini Değiştiren 4 Suikast ve 4 Başkan

1-Abraham Lincoln

Abraham Lincoln Amerika Birleşik Devletleri’nin 16. başkanı ve Cumhuriyetçi Parti `nin ilk başkanıdır. Lincoln, 12 Şubat 1809 tarihinde, Thomas Lincoln ile Nancy Lincoln adında iki eğitimsiz çiftçinin ilk çocuğu olarak Kentucky eyaletinde bir kulübede dünyaya geldi.

Doymak bilmeyen okuma isteğiyle kendi kendisini eğitti. Amerikan ve İngiliz tarihiyle ilgili birçok kitap okudu. Lincoln, aynı zamanda bir güreşçi ve ağaç kesme konusunda yetenekliydi. 1,93 m boya sahipti ve yaşına göre çok güçlüydü.

4 Kasım 1842 tarihinde Lincoln, Mary Todd ile evlendi.

Amerikan İç Savaşı’nda Amerika Konfedere Devletleri’ne karşı büyük bir galibiyet elde etti. Ülkenin birliğini korudu ve köleliği bitirdi.

1860 Başkanlık Seçimleri’nden önce savcılık, Illinois Temsilciler Meclisi üyeliği ve bir dönemde ABD Temsilciler Meclisi üyeliği yapmıştır.

İki kez de ABD Senatosu’na girmek için adaylığını koymuştur fakat başarısız olmuştur. Lincoln ABD’de köleliğe karşı olduğunu resmen dile getirdi.

1860 yılında Başkanlık için resmen adaylığını koydu. Ertesi yıl oyların büyük çoğunluğunu alarak Cumhuriyetçi Parti’nin ilk başkanı oldu.

1863 yılında köleliğin kaldırılması için gerekenleri ve tedbirler konusunda önlemleri belirtti. Ardından Serbest Bırakma Beyannamesi ve On Üçüncü Yasa değişikliği bildirilince Haziran 1863 tarihinde ABD’den kölelik resmen kalkmış oldu.

Lincoln, John Wilkes Booth adında aşırı Güney taraftarı bir aktör tarafından suikast sonucu 15 Nisan 1865 tarihinde öldürüldü.

Abraham Lincoln

Suikast sonucu öldürülen ilk ABD başkanı

Lincoln suikast sonucu öldürülen ilk ABD başkanı oldu. Tarihsel değerlendirmelerde en iyi ABD Başkanları’ndan biri olarak kabul edilir.

Köleliği kaldırıp insan hakları konusunda (zamanın şartlarına göre) radikal kararlar alan, ülkenin bütünlüğünün korunmasında çok fazla emeği olan Lincoln mücade ettiği Konfederasyon sempatizanı ve aynı zamanda bilinen bir aktör olan John Wilkes Booth ve 2 arkadaşı tarafından 14 Nisan 1865’te Ford’s Tiyatrosu‘nda 2 misafiri ve ailesi ile bir oyun izlerken silahla suikaste uğradı.

2- Martin Luther King

Martin Luther King, Amerikalı zenci bir râhiptir. Güneyli siyah bir âileden olan Martin Luther 15 Ocak 1929’da ABD’nin Georgia eyâletinin Atlanta şehrinde doğdu. Babası Baptist râhibi olduğu için köklü bir din tahsili gördü. 1951’de Chester’daki Crozer İlâhiyât Okulunu bitirdi. Boston Üniversitesinde başladığı doktora çalışmasını 1955’te tamamladı. Boston’dayken New England Konservatuvarında okuyan Alabamalı Coretta Scott’la tanışarak onunla evlendi.

Martin Luther King

Montgomery’de (Alabama) yurttaş haklarını savunan küçük bir grup, belediye otobüslerindeki ırk ayırımcılığını protesto kararı aldıklarında, Dexter Caddesi Baptist Kilisesinin vâizi olarak vazife yapan Martin Luther, Montgomery’nin ayırımcı taşıma sistemini boykot etmek gâyesiyle kurulan derneğin başkanı oldu.

1 Aralık 1955’te otobüste yerini bir beyaza vermeyi reddeden Rosa Parks, şehrin ayırımcı kânununu ihlâl ettiği için tutuklanınca, 381 gün süren bir taşıt boykotu düzenleyerek dikkatleri üzerine çekti. Martin Luther’in liderliğindeki direniş neticesinde belediye otobüslerindeki ayırımcı uygulamaya son verildi. 1957’de Güneyli Hıristiyan Liderler Konferansını kurdu. Ülkenin her tarafında konferanslar vererek renk ve ırk ayırımcılığının kötülüğünü anlattı. Gana ve Hindistan’a giderek devlet ve hükûmet başkanlarıyla görüştü. Şiddete başvurmaksızın pasif direnişle mücâdelesini sürdürdü.

1960’ta doğum yeri olan Atalanta’ya giderek bir baptist kilisesinde vâizlik yaptığı sırada yurttaş hakları hareketinin savunuculuğuna devam etti. Ekim 1960’ta faaliyetleri sebebiyle tutuklandı. Suçsuz bulunmasına rağmen, işlediği önemsiz bir trafik suçu sebebiyle hapse atıldı.

Kamuoyundaki tepkiler sebebiyle Demokrat başkan adayı John F. Kennedy’nin araya girmesiyle serbest bırakıldı. Kennedy bu davranışı sebebiyle siyahlardan büyük takdir toplayarak yapılan seçimlerde küçük bir oy farkıyla başkan seçildi.

1960-65 yılları arasında şöhreti ülkenin her tarafına yayılan Martin Luther’in oturma boykotu, protesto yürüyüşü gibi hareket biçimleri Kennedy ve Lyndon B. Johnson gibi başkanların desteğini kazandı. Bir ara taraftarlarıyla birlikte hapse atıldı.

Irk ayırımına karşı olan ve yurttaş haklarını savunan diğer liderlerle birleşerek târihî önem taşıyan Washington yürüyüşünü düzenledi. 28 Ağustos 1963’te 200.000’i aşkın beyaz ve siyah, Lincoln Anıtının altında toplanarak kânun önünde bütün yurttaşlara eşitlik tanınmasını istedi. Medenî Haklar Kânununun 1964’te kabul edilmesini sağladı. Bu çalışmaları sebebiyle 1964 Nobel Barış Ödülünü kazandı. Ancak Vietnam Savaşı sebebiyle faaliyetleri zorlaştı. Vietnam Savaşına da karşı çıkan King bu hususta mitingler düzenledi. Daha geniş tabana seslenebilmek için ırk farkı gözetmeksizin bütün fakirleri birleştirmeye çalıştı. Washington’a kadar sürecek bir Fakir Halk Yürüyüşü düzenleme tasarısı 1968 baharında temizlik işçilerinin grevini desteklemek üzere Memphis’e (Tennessee) gitmesi sebebiyle ertelendi. Burada 4 Nisan 1968 günü arkadaşlarıyla birlikte kaldığı otelin balkonunda keskin nişancı bir kâtilin kurşunlarıyla öldürüldü.

Avrupa ve Amerika 1948’de hazırladığı İnsan Hakları Evrensel Beyannâmesini kabul etmiştir. Bu beyannâmede temel insan hakları açıklanmış olmasına rağmen 1950 ve 1960’lı senelerde bu ülkelerde ırk ayrımı uygulaması devam etmiştir.

1964 senesinde ABD’de Medenî Haklar Kânunu kabul edilinceye kadar ırk ayrımcılığı resmen devam etti. Yüksek Mahkeme 1967’de ırklar arası evliliği yasaklayan eyâlet kânunlarını anayasaya aykırı buldu. Daha sonraki yıllarda da çeşitli anlaşmazlıklara sebeb olan ırk ayrımcılığı birçok ülkede hâlen devam etmektedir.

Döneminde Amerika’daki ırkçılık olaylarına karşı verdiği mücadele ile tanınan ünlü papaz Martin Luther King de suikast sonucu öldürüldü. 1968 yılında siyahi çalışanların haklarını savunmak için bulunduğu Memphis’te kaldığı otelin balkonunda James Early Ray tarafından boğazından vuruldu.

King’in öldürülmesi ülkede neredeyse bir iç savaşa sebep oluyordu. 60’tan fazla şehirde olaylar çıktı. Katil Ray İngiltere’de, sahte pasaport ile ülkeden çıkmaya çalışırken yakalandı ve Amerika’ya iade edildi. 99 yıl hapis cezası aldı.

3- Franklin Roosevelt & Anton Cermak

Yarı yarıya başarılı bir suikast denemesi. Giuseppe Zangara adlı inşaat işçisinin boyu 20 santim daha uzun olsaydı belki de sadece Chicago Belediye Başkanı Anton Cermak değil dönemin Amerika Başkanı olan Roosevelt da hayatını kaybedecekti. 15 Şubat 1933’te başkanın halka seslendiği sırada Zangara tarafından saldırıya uğrayan liderlerden Cemak hayatını kaybetti, başkan dahil 5 kişi ise yaralandı.

Franklin Roosevelt Anton Cermak

Cermak Roosevelt’e “Senin yerine ben vuruldum, buna sevinçliyim” demiştir. Cermak aldığı yaraların etkisiyle  6 Mart 1933’te ölmüştür.

Zangara kapitalist düzene tepkili bir sosyalistti. Mahkemede söylediği “Elimde silah var. Önce başkanları ve kralları, sonra tüm kapitalistleri öldüreceğim” sözü ile dikkat çekti. İdama mahkum edildi. Zangara’nın boyu 1,50m idi.

4) John F. Kennedy

Mayıs 1917 yılında doğdu. Amerika Birleşik Devletleri’nin 35. başkanıdır. Tam ismi John Fitzgerald Kennedy‘dir. Genellikle John F. Kennedy, hatta bazen kısaca JFK olarak anılır.

Siyasi hayatına 1952 yılında Massachusetts eyaletinden senatör seçilerek başladı. 1953 yılında Jacqueline Lee Bouvier (Jackie Kennedy, sonradan Jackie Onassis) ile evlendi. 1960 yılında Demokrat partinin başkan adayı oldu. O zamanki başkan yardımcısı (sonradan kendisi de başkan seçilen) Richard Nixon’u seçimlerde yenerek 43 yaşında ABD’nin en genç başkanı oldu.

John F Kennedy Suikast

1961 yılında Kennedy Küba başkanı Fidel Castro‘yu devirmek amacıyla 1500 kadar Amerikan yanlısı Kübalıyı CIA yardımıyla Küba’ya çıkarttı.

Domuzlar Körfezi Çıkartması

Domuzlar Körfezi Çıkartması, adı ile anılan çıkartma başarısızlığa uğradı. 1962 yılında Amerikan U2 casus uçakları Amerika’ya çok yakın bir ülke olan Küba’da Sovyet yapımı orta menzilli balistik füzelerin varlığını saptadılar. Bu durum Amerika ve Sovyetler Birliği’ni tarihin en büyük nükleer savaş tehlikesinin eşiğine getirdi. Uzun bir gerginlik sonrasında Kennedy ve Sovyetler Birliği’nin başbakanı Nikita Kruşçev anlaşmaya vardılar. Sovyetler Birliğinin füzelerini Küba’dan geri çekmesine karşılık, Amerika da kendi füzelerini Türkiye’den geri çekme güvencesi verdi.

1963 yılında Amerika’nın Dallas şehrine yaptığı bir ziyaret sırasında John F. Kennedy bir suikast sonucu öldürüldü. Aynı gün içinde Lee Harvey Oswald suikast suçundan tutuklandı, fakat iki gün sonra Oswald‘ın kendisi de Jack Ruby isimli bir kişi tarafından Dallas polis karakolunun bodrum katında vurularak öldürüldü.

ABD’nin 35. başkanı olan John Fitzgerald Kennedy 22 Kasım 1963 tarihinde 12:30’da Dallas’ta öldürüldü. Belki de tarihinin en gizemli suikastlerinden biri olan Kennedy suikasti, görüntüleri olan ünlü suikastlerden biridir. Dallas’ta seçim öncesi konuşma yapmak için bulunan başkan üstü açık bir araba ile konvoy içinde ilerlerken silahlı saldırıya uğradı. Başından ve boynundan vuruldu, yanındaki vali de ağır yaralandı. Başkan kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Saldırıdan kısa bir süre sonra yakalanan Lee Harvey Oswald ise “çok ilginç bir şekilde” Dallas Polis Müdürlüğü önünde Jack Ruby tarafından intikam için vurularak öldürüldü.

Bu suikast filmlere, belgesellere ve kitaplara konu oldu. Hala Harvey’i kimin, neden yönlendirdiği bilinmiyor. Çeşitli teoriler olsa da gerçekler Harvey ile mezara gitti.

Siyasi suikastlar tarihi zengin olan ABD’de bugüne kadar 4 başkan uğradıkları saldırılarda can verirken; 2’si yaralı, 3’ü yara almadan kurtuldu.

İşte ABD’nin siyasi suikastlar tarihi

ABRAHAM LINCOLN (BAŞKAN): 14 Nisan 1865’de John Wilkes Booth’un kurşunlarına hedef oldu, ertesi gün öldü.

WILLIAM SEWARD (DIŞİŞLERİ BAKANI): Lincoln’ün vurulduğu gün Lewis Powell’ın suikast girişiminden yaralı kurtuldu.

JAMES GARFIELD (BAŞKAN): 2 Temmuz 1881’de saldırıya uğradı, 19 Eylül’de öldü.

WILLIAM MCKINLEY (BAŞKAN): 6 Eylül 1901’de Buffalo’da kurşunlandı ve 14 Eylül’de öldü.

THEODORE ROOSEVELT (BAŞKAN): Beyaz Saray’da görev yaptıktan sonra, 14 Ekim 1912’de bir kampanya sırasında kurşunlandı, ama ölmedi.

FRANKLIN D. ROOSEVELT (BAŞKAN): Miami’de 15 Şubat 1933’te uğradığı saldırıdan yara almadan kurtuldu. Olayda saldırgan Giuseppe Zangara’nın kurşunlarına hedef olan Chicago Belediye Başkanı Anton Cermak öldü.

HUEY P. LONG (SENATÖR): 8 Eylül 1935’te Baton Rouge’de vuruldu, iki gün sonra öldü.

HARRY TRUMAN (BAŞKAN): 1 Kasım 1950’de iki Porto Riko milliyetçisinin saldırısından yara almadan kurtuldu.

JOHN F. KENNEDY (BAŞKAN): 22 Kasım 1963’te Dallas’ta makam arabasında öldürüldü. Yanındaki Texas Valisi John Connaly de yaralandı.

MALCOLM X (SİYAHİ AKTİVİST): New York’ta 21 Şubat 1965’te öldürüldü.

MARTIN LUTHER KING (EŞİT HAKLAR LİDERİ): Memphis’te 4 Nisan 1968’de öldürüldü.

ROBERT KENNEDY (SENATÖR): Los Angeles’te 5 Haziran 1968’de öldürüldü.

GEORGE WALLACE (ALABAMA VALİSİ): 15 Mayıs 1972’de Maryland’de bir siyasi toplantıda kurşunlandı. Boyundan aşağısı felç oldu.

GERALD FORD (BAŞKAN): 5 Eylül 1975’de ve 22 Eylül 1975’de iki kez suikast girişimine uğradı. İki olayda da saldırganlar kadındı.

VERNON JORDAN (SİYAH LİDER): 29 Mayıs 1980’de Indiana’da kurşunlandı, ağır yaralandı.

RONALD REAGAN (BAŞKAN): 30 Mart 1981’de Washington’daki bir otelin girişinde aktrist Jodie Foster’a aşkını kanıtlamak isteyen John Hinckley’nin kurşunlarına hedef oldu. Yaralandı ve uzun bir süre hastanede kaldı.

Reklamlar

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?