Amerika’da Bir Nesil Kitlesel Saldırı İkliminde Yetişiyor

Amerika’da, birkaç hafta içinde iki kitlesel silahlı saldırı yaşandı. İlki Pennsylvania’nın Pittsburgh kentindeki bir sinagogda, diğeri ise ülkenin batı kıyısında, Los Angeles yakınlarındaki bir mahalledeki bir barda oldu. Olası bir silahlı saldırı için zihnen hazır olmak Amerika’daki genç nesil için gündelik hayatın bir parçası haline geliyor.

Mum ışığında yapılan anma törenleri Amerika’da artık çok sık rastlanan bir durum. 2017 yılında Las Vegas’daki silahlı saldırıdan sağ kurtulan Caila Sanford, geçen hafta California’nın Thousand Oaks kentinde gerçekleşen saldırıdan sonra aynı kabusu tekrar yaşıyor: “Bir yıldır bir şekilde yaşıyorum. Ama bu olay beni tekrar can evimden vurdu. O insanların ne hissettiğini tahmin edebiliyorum. O bara birçok kez gitmiştim. Üniversite öğrencilerinin partilerini çok severdim.”

Kan vermek için yola çıkan Sanford evine bu kadar yakın bir yerde bir başka silahlı saldırı daha olacağını hiç tahmin etmemişti: “Bunları duymak kolay olmuyor ama bir taraftan da normalmiş gibi geliyor. Hassasiyet azalıyor.”

Yaşadıklarıysa aklından hiç çıkmıyor.

Sanford, “Gerçekten, bir yere gitmeden önce durup düşünüyorum. Markete, ya da alışveriş merkezine giderken bile,” diyor.

California’da bir barda, Pennsylvania’da bir sinagogda ve Texas’ta bir okulda düzenlenen saldırıların hepsi bir yıl içinde oldu.

Üç çocuk annesi Grace Fisher, “Sürekli korku içinde yaşamak terör altında yaşamanın ta kendisidir. Bunu bu şekilde tanımlamamız gerekiyor. Kendi ülkemiz, kendi sınırlarımız içinde korkuyla yaşıyoruz,” diyor.

Los Angeles’taki olay yerine gelen Fisher çocukları için endişe duyduğunu söylüyor ve bireysel silahlanmanın kontrol altına alınmasını istiyor: “Bazı insanlar sadece ‘Ne var yani? Bir saldırı daha’ deyip geçiyor. Bu iğrenç bir şey. Böyle bir olay olduğunda her seferinde içim kanıyor. Empati kuruyorum ve kendimi çocukların ve ailelerin yerine koyuyorum. Aileler çocuklarını bir daha göremeyeceklerini bilmeden onları okula gönderiyor; bu kabul edilir bir şey değil.”

Caila Sanford ise, “Aileler ve öğretmenler artık çocuklarla konuşup kendi okullarında böyle birşey olması halinde neler yapmaları gerektiğini anlatmalı. Plan ne? Nereye gidilecek? Bunlar konuşulmalı,” şeklinde konuşuyor.

Grace Fisher, “Bence ülkedeki bu sorun çeşitli nedenlere dayanıyor. Dolayısıyla çözümü de çeşitli olmalı. Ancak silahlanmanın bir sorun olmadığını savunmak ise tamamen bir bahane,” diyor.

Amerikalılar hem bir taraftan bu tür saldırılara karşı dikkatli olup önlenmesi için harekete geçiyor hem de bu gerçeği kabul ederek çocuklarına da durumu açıklamaya çalışıyorlar.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?