Amerikalı Türk Doktordan Yurtaşlarına Öğüt !

Amerikalı Türk Doktordan Yurtaşlarına Öğüt !

Amerikalı Türk Doktordan Yurtaşlarına Öğüt !

Amerika’da yaşayan Türk asıllı Dr. Dr Erol Yorulmazoğlu bilgi kirliliğinden nemalanan kişiler veya zümrelere engel olmak için sosyal medya hesabında paylaşım yaptı.

İşte Amerikalı Türk Doktordan Yurtaşlarına Öğüdü;

Beni tanıyanlar bilir. Ben ABD’de medikal onkolog ve aynı zamanda hematoloğum. Yani işim kanserli hastalara ve de kan hastalıklarına bakmaktır. Ama şu günlerde bu ülkede de büyüyen cehennemin ortasında tıbbi adı ile COVID-19 veya herkesçe malum olan ‘corona’ virüsüne yakalanmış hastalarıma da bakıyorum. Bunu yazmamın nedeni ortalıkta yalan yanlış bir çok bilginin varlığıdır.

İşte bu bilgi kirliliğinden nemalanan kişiler veya zümrelere engel olmayı umut ediyorum.

Yurttaşlarım,

Gereksizce paniğe kapılmayın. Panik yaratma olayı ya bilinçsizce yapılmakta ya da karışıklıktan faydalanmayı ümit edenlerin işidir. Gerçekten panik yaratmaya gerek yok. İçinde bulunduğumuz bu durumu sükunet ile haletmek gerekmektedir. Aksi takdirde panik halkın moralini bozar, ümidini kırar ve insanları insanlıktan çıkartır.

Bu hastalık bir tür ‘soğuk algınlığı’ virüsüdür. Fakat bildiğimiz virüslerden değişik bir virüstür. Bundan ortaya çıkan en büyük sıkıntı sinsice çabuk yayılmasıdır. Alışık olduğumuz ‘soğuk algınlığı’ virüsü veya grip, hasta ancak ateşlendikten sonra veya hastalığın belirtileri ortaya çıktıktan sonra başkasına geçebilir. Fakat COVID-19 öyle değildir. Maalesef kişide henüz hastalığın belirtileri olmadan yani kişi bu virüsü taşıdığından habersizken bile başkasına ve hatta başkalarına geçebilmektedir. Yani sözde “kuluçka dönemi” dediğimiz zamanda bile yayılabilmekte. Bu nedenle virüs daha kimde olduğunu anlayamadan bir çok kişiye buluşabilmektedir. Bu nedenledir ki bu virüsün yayılmasını kontrol altına almak kolay değildir ama imkansız da değildir.

Virüsün yayılabilmesi için insan gerekmektedir. Bundan dolayı da toplumun buluşma yerlerinin geçici kapatılması yayılmayı önleyici bir hamledir. Doğrudur. Yalnız iki hafta kapatma kararı yeterli olmayabilir, aslında bu sürenin 3 veya 4 hafta olması gerekebilir. Çünkü sözde kuluçka dönemi iki haftadır ama daha uzun olabilir. Bazı kişiler bu iki haftalık kapatmalar sırasında sessizce bu virüsü taşırlarken ev içerisinde de başkalarına da verebilirler ki bu virüsü yeni alanlar bu iki hafta süresinin sonuna doğru alırlarsa, toplum yerlerinin iki haftalık kapatma süreleri dolduğunda dışarı çıkarak yeniden yaymaya başlarlar. Bu nedenle 2 haftalık kapatmalar yeterli olmayacaktır.

Beklenen diğer bir durum da havalar ısındıkça ve bahar yağmurlarının (nemli hava) gelmesi ile ve güneşin kızıl ötesi ışınlarının yeryüzüne daha fazla gelmesi ile havada virüsün azalma durumunun ortaya çıkmasıdır. Havaların ısınması ile evlerinizin pencerelerini açarak havalandırmanız da faydalı olacaktır.

Biraz önce dedim ki, virüsün çoğalıp yayılabilmesi için insana ihtiyacı vardır. Bu nedenle de kişiler arasında iki metre mesafe olması kuralı bundandır. Öksürme olayı gerçekleşecekse çevrenizdeki insanların üzerlerine doğru değil hafif eğilerek dirseğinizi ağzınıza götürerek öksürün.

Bu virüs ile en önemli mücadele yöntemlerinden biri de temizliktir. Bilinen kirli nesneleri elledikten sonra veya toplum yerlerinde örneğin kapı tokmağını elledikten sonra ellerin yıkanması önemlidir. Yıkamak için ılık su ile ellerinizi 20 saniye sabunlayın. Sabun/su yoksa ellerinizi %70’lik alkol ile de ıslatabilirsiniz (sevdiğimiz limon kolonyası gibi).

Garip ama gerçek olan başka diğer bilgilere göre de bu virüs, çelik veya plastik yüzeyler üzerinde 3 güne kadar bulaşıcı özelliğini koruyabiliyor. Karton üzerinde 24 saat kalabiliyor. Bulaşıcı hastalıklar uzmanına göre de 9 güne kadar bulaşıcı özelliği bulunabiliyor. Bu nedenle ellerimizde bulunan eşyalarımızın temiz kalmaları çok önemlidir. Özellikle artık ayrılamadığımız ve neredeyse vücudumuzun adeta bir uvuzu haline gelen telefonlarımızı ara ara temizlemeyi de unutmayalım.

Sonuç olarak bu virüsün neden olduğu hastalık aslında bildiğimiz grip gibidir, başka bir şey değil. Ölenler önceden sağlık sorunları olan kişilerdir; bunu niye açıklamıyorlar da sağlıklıları da ürkütüyorlar. Sağlıklı olan kişiler bu durumu bir grip gibi geçireceklerdir. Bu grip hafif de olabilir ağır da olabilir. Ama asıl büyük sorun yaşlılar ve şeker vesaire gibi sağlık sorunu sahip olan kişilerdedir. Gençler genelde kendilerini yenilmez görüp bu duruma çok önem vermeyebilirler. Ama sorumsuzca davranmak toplum sağlığı açısından sorunlara gebe kalır.

Bu nedenle herkes bu sorun karşısında sağduyulu kalmalı ve aklı selim bir şekilde hareket etmelidir. Eninde sonunda bu sorun gelip geçicidir. Doğru ve bilgili hareket ederek bu sıkıntıyı da en az zararla el birliği ile savuşturabiliriz.

Herkese geçmiş olsun. Tanrı hepimizi korusun.

Dr. Erol Yorulmazoğlu

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?