Annelerimize bir gun yetmez

Annelerimize bir gün yetmez.

Size dünyanın en değerli armağanını, yaşamınızı veren annelerinize, hediyeden daha önemlisini, “sevginizi” vermeyi unutmayın.

Mayıs ayının ikinci pazarı, sevginin, fedakarlığın, sıcaklığın ve sonsuz hoşgörünün sembolü annelerimizin günü. Ömrünün hergününü çocuklarına adayan annelerimiz, bu özel günde onlara sevgimizi bir kez daha hatırlatmamızı bekliyor.

Orhan Seyfi OrhonAnnemle Hasbıhal” şiirinde, kaç yaşında olursak olalım annemizin sevgi ve şefkatine duyduğumuz ihtiyacı bu dizelerle anlatırken,

Nazım Hikmet “Sen bir avuç bebektin, kimdi süt veren sana, hastalandın ölecektin, kim kanat gerdi sana? Senin minik başını, avuçlarına alıp, gece uykusuz kalıp, kucağında kim salladı, ağladın, seninle kim ağladı, Annen!” sözleriyle özetliyor annelerin çocuklarına duyduğu sonsuz sevgiyi…

“Anne zannetme ki günler geçti de/Değişti evvelki hissim gitgide/Bir hırçın çocuğum, değişmez huyum/Seneler geçse de ben yine buyum/Senden umuyorum teselli yine/Bugün şefkatine, muhabbetine/Zanneder misin ki yok ihtiyacım?/Belki eskisinden daha muhtacım”

Bu pazar, sevginin, fedakarlığın, sıcaklığın ve sonsuz hoşgörünün sembolü annelerimizin günü… Ömürlerinin her gününü çocuklarına adayan annelerimiz, bu özel günde bizim onlara sevgimizi bir kez daha hatırlatmamızı bekliyor.

Anneler için yapılan kutlamalar, asırlar öncesine dayanıyor ve Sümerler’e dek gidiyor.

Anaerkil düzenin hüküm sürdüğü tarihin ilkçağlarından bu yana İştar, Kybele, Rhea ve daha birçok yerel ve dönemsel isimlerle analık, doğurganlık niteliğiyle ön plana çıkarak doğanın uyandığı, yeniden doğduğu bahar mevsimiyle özdeşleşti.

Erkek egemen düzenin yerleşmeye başlaması, zaman zaman kutlamaların içeriğinin ve şeklinin değişmesine, hatta bazı dönemlerde gizli olarak yapılmasına sebep olmuşsa da kesintiye uğratamadı. Her bahar yapılan coşkulu kutlamalar bir gelenek halini alarak binlerce yıl kesintisiz sürdü.

Jarvis’in annelere armağanı

1600’lü yıllarda İngilizler arasında “Annelerin Pazar’ı” adı ile, Lent döneminin 4. Pazar günü kutlamalar yapılmaya başlandı. Zor koşullar altında yaşayan ve çoğu zaman çalıştıkları yerlerde barınan İngilizler, bu özel günde izinli sayılarak tüm günlerini evlerinde anneleriyle geçiriyorlardı. Annelerine “Anne Keki” adlı bir pasta götürme adeti de yerleşmişti.

Hristiyanlığın Avrupa’da yaygınlaşmasından sonra bu kutlama, onlara hayat veren ve kötülüklerden koruyan ruhani bir güç sayılan “Anneler Kilisesi”ni onurlandırmak amacıyla değişti. Zamanla kilise festivali de “Annelerin pazarı” kutlamalarıyla birleşti.

“Anneler Günü” ile ilgili ilk resmi kutlama önerisi, Amerika’da 1872 yılında Julia Ward Howe tarafından barışa adanan bir gün olarak tasarlanarak ilk kez Boston’da bir yürüyüşle kutlandı.

1907… Philadelphialı Anna Jarvis, kaybettiği annesinin ölüm yıl dönümü olan Mayıs ayının ikinci pazarının “Anneler Günü” olarak kutlanması için bir kampanya başlattı. Bir sene sonra Philadelphia’da ulusal olarak kutlanmaya başlandı.

1911’de hemen her ülkede kutlanmaya başlanmıştı. 1914 yılında ABD başkanı Wilson tarafından resmi bir açıklama ile Mayıs ayının ikinci Pazar’ı “Anneler Günü” olarak duyuruldu. Bu tarihten sonra Jarvis’e, dünyanın dört bir yanından üzüntülerini belirten ve “Anneler Günü”nün güzelliğini anlatan mektuplar geldi.

Tarihinin ünlü isimleri ne dedi?

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ten ABD Başkanı Abraham Lincoln’e, Victor Hugo’dan Goethe’ye kadar tarihe geçen birçok isim de annelerle ilgili güzel sözler söyledi. Okuyanlara, annelerin değerini bir kez daha hatırlatacak sözler şunlar:

-“Beni de bir ana doğurmadı mı? Türk anaları daha nice Mustafa Kemaller doğurur” (Atatürk)

-“Bana okuduğum kitapların en güzelinin hangisi olduğunu sorarsanız, söyleyeyim: Annemdir” (Abraham Lincoln)

-“Hiç kimse, kollarında bir çocuk tutan anne kadar çekici ve birkaç çocuk arasındaki bir anne kadar saygıdeğer değildir” (Goethe)

-“Bir anne, yüreği dibinde af bulunan bir uçurumdur” (Balzac)

-“Cennet anaların ayakları altındadır” (Hazreti Muhammed)

-“Anneliğin en zor kısmı, içten içe endişelendiğiniz halde bunu göstermemektir” (Audrey Hepburn)

-“Anneler, her şeyi görmeseler bile kalpleriyle duyarlar” (Ostrovski)

-“Dünyada öğretilen tüm bilgilerin hiç biri, bize bir ananın bir bakışının, bir kelimesinin verdiği şeyi anlatamaz” (Wilhelm Raabe)

-“Anne, her zaman haklıdır” (Herman Sudermannk)

-“Kadınlar zayıftır ama anneler kuvvetlidir” (Victor Hugo)

-“Anne, hayatın sonsuzluğudur” (Emile Zola)

-“İnsanlar anneleri onları ne yaptıysa odurlar” (Emerson)

-“Hiç bir süs ve elbise bir kadını, analık sevgisi kadar güzelleştiremez” (Brachvogel)

-“Anne sevgisi, bencil duyguların en üstünüdür” (Alain)

Günün simgesi kırmızı karanfil

“Anneler Günü”nde en çok satın alınan armağan, hiç kuşkusuz annelerin güzelliğini en iyi anlatan çiçekler. Çiçekçiler, bu özel gün için hazırladıkları demetlerle sizleri bekliyor. Binbir dili olan güller, menekşeler, papatyaların yanı sıra tüm dünyada “Anneler Günü”nün simgesi haline gelen kırmızı karanfil de anneleri sevindirmenin bir başka yolu.

Hediyelik eşya mağazalarında birçok “Anneler Günü” sürprizi bulmak mümkün. Bunun yanı sıra internet sitelerinde çeşitli hediye seçenekleri yer alıyor. Parfüm setlerinden ismini yazdırabileceğiniz ahşap resim çerçevelerine, yastıklardan aksesuarlara kadar annenize sizi hatırlatacak pek çok armağan, mağaza vitrinlerini süslüyor.

Bu özel günde annenizi mutlu etmek için tüm aileyi biraya getirecek bir kahvaltı ya da piknik organize edebilir ya da yaptığınız kalp şeklinde bir pastayla ağzını tatlandırabilirsiniz. Doğduğunuz günden beri çekilmiş fotoğraflardan oluşan bir albüm, bir ömrü paylaşırken yaşananların en anlamlı hatırası olacaktır.

Ama en önemlisi bu pazar, size dünyanın en değerli armağanını, yaşamınızı veren annelerinize, hediyeden daha önemlisini, “sevginizi” vermeyi unutmayın.

 

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?