Annesinin cenazesine katılmasına izin verilmedi

Kahramanmaraş Türkoğlu Cezaevi’nde kalan Ahmet Bayanmelek annesinin cenaze törenine katılmak için dilekçe yazdı.

Cenazenin kalkacağı mahalle iki buçuk saat mesafedeydi.

Cezaevi yönetimi talebi Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletti. Başsavcı talebi reddetti. Gerekçede şöyle yazıyordu:

“Cenazenin bulunduğu mahalle kozmopolittir. Cenaze çadırına dört beş yerden girilebilmektedir. Adres Amanos Dağlarının yakınlarındadır. Mazeret iznine çıkması güvenlik açısından uygun değildir. ”

Bayanmelek, konuyu Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı. Başvuru dilekçesinde, haklı bir gerekçe olmadan taziye izni verilmemesi nedeniyle ailesinin acısını paylaşamadığını ve büyük üzüntü duyduğunu belirterek özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğini iddia etti.

“BEKLENEN ÖZEN GÖSTERİLMEDİ”

Anayasa Mahkemesi şu tespit ve değerlendirmelerde bulundu:

Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı anlaşılan özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

Yakını ölen hükümlünün izin talebinin kamu makamlarınca süratle harekete geçilerek -koşullar da dikkate alındığında- mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılması önem arz etmektedir.

Ayrıca talebin karşılanmasında kamu makamlarının kendilerinden beklenen özeni göstermesi gerekir.

Başsavcılık -cenaze töreninin yapılacağı yerin Ceza İnfaz Kurumuna yaklaşık iki buçuk saatlik bir mesafede olduğu da dikkate alındığında- başvurucunun cenaze törenine katılabilmesini sağlamaya yönelik olarak durumun gerektirdiği özeni gösterdiğini, ilgili personelin görevlendirilmesi için alternatif çözümler denediğini ortaya koyabilmiş değildir.

“AİLESİNE DESTEK OLMA İMKANINDAN YOKSUN BIRAKILDI”

Dolayısıyla Başsavcılık kararında gösterilen gerekçe, başvurucunun çıkarları ile toplumun çıkarları arasında adil denge kurulmasına yönelik ikna edici, ilgili ve yeterli unsurlara sahip değildir.

Bu durumda başvurucunun taziyeye katılarak ailesine destek olma imkânından yoksun kalmasında kamu makamlarının talebi reddetmesi şeklindeki müdahalesi nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.

Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

HÜKÜM: 13 BİN 500 TL TAZMİNAT ÖDENMESİNE

Anayasa Mahkemesi şu hükmü kurdu:

Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

Başvurucuya net 13 bin 500 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE, (Başvuruzu 900 bin TL tazminat istemişti.)

Kararın bir örneğinin bilgi için Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 23/11/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?