Ateşli Dans Dersleri

Irak, yine bombaların hedefinde. Patlayan bombalar, yok olan hayatlar! Musul’da patlayan iki ayrı bombada kayıp giden elliye yakın canın hesabını kim verecek? ABD, Irak’ı öyle bir ateşin içerisine attı ki, çıkması mümkün değil. Halk, her geçen gün sefaletin kucağında!

Çocuklar ölmesin dedikçe, Iraklı çocuklar ölüm şerbetini istemeden içiyor.  Bu kimin kavgası? Bu kimin toprak bütünlüğü? Türkiye bu bölgelere barış getirmek için elinden geleni yaptıkça, batılı güçler o oranda ortalığı karıştırmaktadır. Musul’da patlayan bombalardan yaralananlara Türkiye yine yardım elini uzatarak, yararlıları Ankara’ya getirdi.

ABD, Iraktan çıkmadıkça, Irak toprakları kanlarla sulanmaya devam edecek. Kademeli olarak askerlerini çekmeye başlayan ABD, bu çekiş aldatmacadan başka bir şey değildir. Askerlerin toptan çekilmesi şarttır. Irak hükümeti kendi güvenliğini koruyacak duruma geldi. Direnişçiler adı altında kimin ne yaptığı belli değil. Ortalığın toz dumandan ayrılma zamanı gelmiştir. Samanla ot birbirinden ayrılmalıdır.

ABD’li askerlerin domuz gribine yakalandığı da ayrı bir felaket. O bölgeye domuz gribine yayacaklar. Iraklılar için hayat,  zorken bir de domuz gribi virüsüyle mücadele edecekler.

Ortadoğu’da ateşli dans dersi hiç bitmeyecek. Hocalar hep aynı öğrencilerde hep aynı sınıfa devam ediyor. Bazen öğrenci sayısı değişiyor. Bu böyle sürüp gidecek.

ABD, petrolü kendi halkının refahı için kullanacak. Iraklılarda ateşli dans derslerine devam edecek. Patlayan bombaların ardından ölüm çığlıkları göğe yükselecek sonra parçalanan cesetler toprağa verilecek. Sonrası malum! BM’lerin yardım ekibi yaraları sarıp sarmalayacak.

Sermet Çağan’ın “Ayak Bacak Fabrikası” oyununda olduğu gibi. Oyunu bilenler bilir, bilmeyende lütfen kitabını alıp okusun.

Bağdat, hayaller kentiydi. Masal kentiydi Sinbat adlı çizgi kahramanı bilmeyen yoktur. Serüveninin büyük bir bölümü Bağdat’ta geçmekteydi.

 Bugüne baktığımızda bombaların patladığı, cesetlerin çoğaldığı  bir Bağdat kentiyle karşı karşıyayız. Irakta yaşananlara dünyanın bu denli ilgisiz kalması hoş bir durum değildir.  Orada yaşananlar kanıksandı. Ölümler olması gereken ölüm denilip, bir çok can yok edildi. Sönen hayatlarda kaybolan düşlerin bedelini kimler ödeyecek? Dünyada en önemli ve vazgeçilmez kaynak, güç olunca, gelişmiş ülkeler gelişmekte olan ülkeleri her daim sömürür. Buna da kapitalizm sistem diyorlar, her ne demekse!!! 

Fatma Karahasanoğlu
alaturkaonline.com

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?