Kongre’deki Demokrat Partili liderler şimdilik Başkan Donald Trump’ın görevden azledilmesi sürecini gündeme getirmeyeceklerini söylüyor. Rusya soruşturmasını yürüten özel yetkili savcı Robert Mueller’ın raporunun tamamlanmasının ardından da azil süreci yürütülmesi konusundaki beklentiler de iyice azalmış durumda.

Başkan Trump, kısa süre önce Ohio eyaletine yaptığı ziyaretten önce gazetecilere yaptığı açıklamada, kamuoyunun Mueller’ın raporuna erişimi olması gerektiğini düşündüğünü söyledi. Trump, ”Bırakın rapor yayınlansın, insanlar görsün. Bakalım bu meşru bir raporu mu,” şeklinde konuştu.

Kongre’deki Demokrat Partili liderlerinse yakın tarihi akıllarından çıkarmadıkları ve 1998 yılında Cumhuriyetçiler’in dönemin başkanı Bill Clinton’ı görevden azletme çabalarının ne gibi sonuçlar doğurduğunu hatırladıkları gözleniyor.

Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, kısa süre önce, Trump’ın görevden azledilmesi için sürecin başlatılmasına karşı olduğunu, çünkü Trump’ın buna ”değmeyeceğini” söylemişti.

Pelosi, liberal Demokratlar’ın baskısına rağmen bu tavrını koruyor. Temsilciler Meclisi Başkanı, Kongre’de kısa süre önce gazetecilere yaptığı açıklamada, ”Başkanların görevden azledilmesi, ülkemizde kutuplaşmaya yol açan bir mesele. Önce gerçekleri, hukuku ve başkanın yaptıklarını anlayalım,” şeklinde konuştu.

Trump: ‘Çok iyi iş çıkarıyorum’

Başkan Trump için görevden azledilme fikri, gerçekleşmesi mümkün olmayacak bir durum. Trump, Ocak ayında bu konuda kendisine yöneltilen bir soru üzerine, ”Harika işler çıkaran birini görevden azledemezsiniz. Ben bunu böyle görüyorum,” şeklinde yanıt vermişti.

Trump, geçen yılın sonunda Reuters haber ajansına verdiği demeçte görevden azledilme meselesinin kendisini kaygılandırmadığını söylemiş, ”Eğer öyle bir şey olursa insanlar ayaklanır,” demişti.

Trump’ın Kongre’deki Cumhuriyetçi müttefikleri de her an Başkan’ın savunmasına koşmak için hazır bekliyor. Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçi Partililer’in lideri Kevin McCarthy, kısa süre önce yaptığı açıklamada, başkanın görevden azledilmesi süreciyle ilgili olarak böyle bir gelişmenin ülke için iyi olmayacağını söyledi. McCarthy, ”Demokratlar, Başkan Trump daha seçimi kazandığı gün azil sürecini başlatma kararı aldı,” şeklinde konuştu.

Hillary Clinton’un eski danışmanlarından Philippe Reines gibi bazı Demokratlarsa Trump’ın görevden azledilmesi meselesini sürekli gündemde tutuyor. Kısa süre önce New York Times gazetesi için bir makale kaleme alan Reines, Trump’ın başkanlıktan azledilmesi sürecini başlatmanın Demokratlar için bir ”vatandaşlık görevi” olduğunu belirtti.

Reines, makalesinde, ”Trump’ı görevden azletmemenin siyasi maliyeti katlanarak büyüyor. Trump bunu sanki aklanmış gibi yansıtacak ve 2020 seçim kampanyasını ‘Size Söylemiştim’ sloganıyla yapacak,” ifadelerini kullanıyor.

Anketler ‘hayır’ diyor

Son yapılan kamuoyu yoklamaları, seçmenlerin çoğunun şu anda azil sürecinin başlatılmasından yana olmadığını ortaya koyuyor. Quinnipac Üniversitesi’nin ay başında yaptığı ankete göre katılımcıların yüzde 59’u, Temsilciler Meclisi’ndeki Demokratlar’ın Trump hakkında azil süreci başlatmaması gerektiğini düşünüyor. Katılımcıların yüzde 35’iyse Trump’ın azledilmesi için gereken sürecin başlatılması taraftarı.

George Washington Üniversitesi’nden Matt Dallek’e göre 2020 seçim dönemecine girildiği göz önünde bulundurulduğunda Demokratlar, Trump’ı görevden uzaklaştırma yükümlülüğünü seçmenlere devretmeyi tercih edebileceklerinin sinyalini veriyor.

Dallek, Amerika’nın Sesi’ne, ”Azil sürecinin başlatılması zaten 2019’un sonu, 2020’nin başını bulmuş olacak. Bu zamanlama birtakım sorunları beraberinde getiriyor çünkü başkanı görevden uzaklaştırmanın bir başka yolu daha var, ona da seçim deniyor,” şeklinde konuştu.

Bill Clinton

Bill Clinton

Siyasi risk

Demokratlar, 1998’de dönemin başkanı Bill Clinton’un başına gelenleriyse çok iyi hatırlıyor. Clinton, Beyaz Saray stajyeri Monica Lewinsky’yle olan ilişkisi hakkında yalan söyleyip ilişkiyi örtbas etmeye çalışmış, bu da Temsilciler Meclisi’nde azil sürecinin başlamasına yol açmıştı. Clinton, Senato’da aklandıktan sonra göreve devam etmişti.

Amerikan tarihine bakıldığında başkanların görevden azledilmelerinin, eşine ender rastlanan bir olay olduğu görülüyor. Bill Clinton, Amerikan tarihinde hakkında görevden azil süreci başlatılan ikinci başkandı. Clinton’dan önceyse 1868’de Andrew Johnson hakkında azil süreci başlatılmış ancak Johnson, Senato’da tek oy farkla aklanmıştı.

Virginia Üniversitesi’nden Larry Sabato’ya göre başkanlar hakkında görevden azil süreci başlatmanın eşine nadir rastlanan bir durum olmasının ardında Amerika’nın kurucularının oynadığı rol, çok büyük:

”Amerika’yı kuranlar, başkanların hafif suçlardan ötürü görevden alınmasını ve mahkum edilmesini istemiyordu. Son derece gerekli olan durumlarda bunu sadece Kongre’nin yapmasını bekliyorlardı.”

Cumhuriyetçiler, 1998 Kongre ara seçimlerinde Temsilciler Meclisi’nde beş sandalye kaybederek Clinton hakkında azil süreci başlatma kararının bedelini oldukça ağır bir biçimde ödemişti. Sabato, Trump hakkında azil süreci başlatıp başlatmama konusuna kafa yoran Demokratlar’ın Cumhuriyetçiler’in 1998’de aldığı dersi iyi hatırladıklarını kaydediyor:

”Cumhuriyetçiler’in yara almış olan Bill Clinton’ı görev süresinin geri kalanında neredeyse kurşun işlemez hale getirmesi, Demokratlar için bir uyarı niteliği taşımalı.”

Uzmanlar ayrıca 1998’de Clinton hakkında azil süreci başlatan Cumhuriyetçiler’in yaşadıkları zararın etkilerinin uzun sürmediğini vurguluyor. George W. Bush 2000 yılı seçimlerinde Demokrat rakibi Al Gore’u az farkla mağlup etmeyi başarmıştı. Kimileriyse Clinton skandalının Al Gore’a başkanlığı kaybettirdiğini düşünüyor.

Senato engeli

Trump’ın görevden azledilmesinin önündeki en büyük engel, Cumhuriyetçi Parti kontrolündeki Senato. Demokrat Parti’nin Trump’ı görevden uzaklaştırmak için en az 20 Cumhuriyetçi senatörü saflarına katması gerekir.

Başkan hakkında görevden azil süreci başlatmak için Demokratlar’ın kontrolündeki Temsilciler Meclisi’nde sadece bir oyla çoğunluk sağlamak yeterli. Ancak Senato’daki yargılama sürecinden sonra başkanı görevden uzaklaştırmak için yüz senatörden 67’sinin oyu gerekiyor. Demokratlar, şu anda bunun mümkün olamayacağını kabul ediyor.

Trump’ın başkanlıktan azledilmesinin Senato tarafından onaylanma olasılığının sıfır olduğunu kaydeden Sabato, ”Temsilciler Meclisi’nde tüm bunlara katlanıp, sırf Senato aklasın diye neden kendi önceliklerinize zarar vereceksiniz ki?” şeklinde konuşuyor.

Görevinden istifa eden eski Başkan Richard Nixon, helikopterle Beyaz Saray'dan ayrılırken (9 Ağustos 1974)

Görevinden istifa eden eski Başkan Richard Nixon, helikopterle Beyaz Saray’dan ayrılırken (9 Ağustos 1974)

Nixon vakası

Başkan Richard Nixon, Watergate skandalı nedeniyle görevden azledilmemişti. Ancak azil süreci Temsilciler Meclisi’nde Yargı Komisyonu aracılığıyla çoktan başlatılmıştı. Nixon, Yargı Komisyonu’nun kendisine yönelik suçlamaların Temsilciler Meclisi’nde oylanmasına hazırlandığı aşamadaysa istifa etmeye karar vermişti.

Aralarında Barry Goldwater’ın da olduğu bir grup Cumhuriyetçi senatör Beyaz Saray’a gitmiş ve Nixon’a Cumhuriyetçi Parti’nin desteğini kaybettiğini, Senato’daki yargı sürecinde aklanmasının mümkün olmadığını bildirmişti.

Robert Mueller’ın Rusya soruşturması raporunun sonucunda yeni dava açılmasına gerek duyulmadığı belirtilse de Başkan Trump’ın hala azil sürecinden tam olarak kurtulamamış olduğunu düşünenler de var.

Trump’ın görevden azledilmesi sürecinin başlatılmasına gerek Cumhuriyetçi gerekse Demokrat Parti’nin destek vermemesi, Trump’ın 2020 seçimlerinde seçmen karşısına bir kez daha çıkacağı anlamına geliyor.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?