Babacan, BM Genel Kurulu’nda ABD ve AB’nin kriz politikalarını eleştirdi

Babacan, BM Genel Kurulu’nda ABD ve AB’nin kriz politikalarını eleştirdi
Birleşmiş Mİlletler (BM) Genel Kurulu’ndan dünyaya hitap eden Başbakan yardımcısı ve Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan, Avrupa ve Amerika’nın krizden kurtulabilmek için izledikleri mali politikaları üstü kapalı olarak eleştridi. Türkiye’nin kriz döneminde dahi rekor kırarak büyüdüğüne işaret eden Babacan, son 3 yılda 3.7 milyon insana istihdam sağlandığına dikkat çekti.

BM Genel Kurul’unda “2012 Yılında Dünya Ekonomisi ve Maliyesinin Durumu” konulu Yüksek Düzeyli Tematik Toplantıya katılan Babacan burada bir konuşma yaptı. Babacan’ın konuşması salondan alkış alırken, Avrupa Birliği ülkelerine de ‘‘biran önce tedbir alın’’ uyarısı dikkat çekti.

Birleşmiş Milletler Genel Kurul Başkanı Abdülaziz El-Nasır’ın inisiyatifinde ve BM Genel Skereteri Ban Ki-mun’un eş başkanlığında düzenlenen toplantının açılış konuşmasını El-Nasır yaptı. Daha sonra Genel Sekreter Ban’ın ardından kürsüye AB Komisyonu Başkanı Jose Manueş Barroso geldi. Barroso’nun Euro bölgesinde gerekli tedbirlerin alınarak yaşanılan krizin atlatılacağına inancının tam olduğunu söylemesinin ardından kürsüye gelen Babacan, AB üyesi ülkelerine ‘‘acilen mali yapıyı güçlendirici  tedbirler alın’’ diye uyardı.

BM Genel Kurulu’ndaki Yüksek Düzeyli Tematik Toplantı Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Ertuğrul Apakan ile San Marino Daimi Temsilcisi Daniele Bodini tarafından sürecin eş-kolaylaştırıcıları olarak görev aldı.

BABACAN ABD VE AB’NİN KRİZ İLE MÜCADELE YÖNETİMİNİ ELEŞTİRDİ

Kürsel krizden kurtulabilmek için ülkelerin batık bankalara madi destek verdiğine işaret eden Babacan, bu yöntem ile devletlerin ekonomik darboğazdan kurtulmaya çalıştıklarını hatırlattı. Bankalara verilen onca mali yardıma rağmen piyasaların hala kırılğan olduğuna işaret eden Babacan, sözleri ile hem Amerika hem de Avrupa’nın krizden kurtulma yöntemlerini eleştirdi

Krizden çıkmak için yapılan düzenlemeler sonunda bazı düzelmelerin olduğunu aktaran Babacan, ancak hala kısa vadede gelir kaybı riski oluşturduğunu vurguladı. Ülkelerin kazançlarından daha fazla harcama yapmabilmek adına borçlanmasının istikrarı bozucu ve gelecek adına riskler oluşturduğuna işaret etti.

BM Genel Kurul’undan dünyaya hitabında Babacan, Türk ekonomisinin kriz ile mücadelede nasıl başarılı olduğunu da anlattı. Bu konudaki tecrübelerini arzu eden ülkeler ile paylaşabileceklerini vurgulayan Babacan, ekonomik krizin sadece küresel alanda ülkeleri değil işçi sınıfını dahi olumsuz etkilediğine işaret etti. ‘‘İstihdam ve işçi gelirleri azalırken işsizlik oranları hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde arttı.

Dünya genelinde her yıl 2015 yılına kadar 21 milyon insana istihdam sağlanırsa ancak kriz öncesindeki işsizlik oranı rakamları elde edilebilir’’ diyen Babacan, işsizliğin özellikle gençler arasında daha yaygın olduğunu vurguladı. Babacan, krizden kurtulabilmek için kısa, orta ve uzun dönemli tedbirlerin alınmasının zorunlu olduğunu aktardı. Babacan, kısa ve orta dönem tedbirler arasında borçlanmaların döndürülebilemsi ve sürdürülebilmesi için piyasaların güçlendirilmesinin şart olduğunu söyledi. Başbakan yardımcısı ve Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Babacan piyasalarda merkez bankalarının tek başına yapısal reform veya sert tedbirleri almaya yeterli olamayacağını da dile getirdi. Başbakan yardımcısı hükümetlerin en iyi yöntem olarak merkez bankalarına likitide ayarlamalarını yapabilecekleri açık pencere oluşturması olduğunu söyledi.

BABACAN

KREDİLENDİRME KURULUŞLARINI ELEŞTİRDİ

Finans sektörünün güçlendirilmesinin krizden kurtulmak için bir başka tedbir olduğunu belirten Babacan, konuşmasında kredilendirme kuruluşlarını eleştirdi. ‘‘Uluslar arası derecelendirme kuruluşları daha şefaf ve sorumlu davranarak yapısal risk oluşturabilecekleri gözönünde bulundurmalı, krallar gibi yönetme yerine daha objektif parametrelere dayanan ölçümler yapmalı’’ diyen Babacan, korumacı tedbirler yerine finans sektörü yatırımları arttırıcı, istihdam imkanı sağlayan yöntemleri tercih etmesi gerektiğini vurguladı.

Babacan, özellikle Avrupa Birliği üye ülkeleri ile Amerika’ya uyguladıkları kriz politikaları nedeniyle eleştirirken asıl izlenmesi gereken yolunda haritasını çizdi. Yine oluşturulacak ekonomi politikalarında sosyal eşitlik ve yoksulluğun tamamen ortadan kalkmasının gaye edilmesi gerektiğini anlattı.

Birçok uzmanın bugün ekonomik krizin merkezi olarak Euro bölgesi olduğu konusunda hem fikir olduklarına işaret eden Babacan, ‘‘Birçok Avrupa ülkesi acil mali güçlendirici tedbirler almalı’’ şeklinde uyardı. Avrupa’da yapısal reformların elzem oluduğuna işaret eden Babacan, rekabeti arttıracak ortamlarında oluşturulması gerektiğini belirtti.

TÜRKİYE NASIL BAŞARILI OLDU?

Babacan’ın BM Genel Kurul’una hitap ettiği konuşması iki temel ana başlıktan oluşuyordu. Birinci bölüm kürsel ekonomide yaşanılan temel sıkıntılar ile ikinci bölümde Türkiye’nin global kriz ile nasıl mücadelesinde başarılı olduğu yönündeydi.
Türkiye’nin küresel finans krizi ile mücadelesinde başarısının bel kemiği olarak makro ekonomik düzeyde izledikleri  istikrarlı politikaya işaret eden Babacan, bazı alanlarda köklü yapısal transformasyonların yapıldığını söyledi. Bankacılık, sağlık, sosyal güvence ile halka açık menkul kıymetler piyasasında köklü değişimlerin sağlandığını aktaran Babacan, ancak tüm ekonomi politikalarında temel yaklaşımlarının insan merkezli olduğunu savundu. Amaçların fakirliği ortadan kaldırmak ve çevreye duyarlı kalkınmayı sağlamak olarak tanımlayan Bakan Babacan, Türkiye’nin son yıllarda rekorlar kırarak büyyüme başarısı gösterdiğine dikkat çekti.

Türkiye’nin küresel finans krizi yaşadığı dönemde elde ettiği büyüme oranlarını ve son üç yılda 4 milyona yakın istihdam sağlamasına vurguda bulunan Babacan şöyle konuştu; ‘‘İstatstikle konuşacak olursak, Türkiye’de artık günlük 1 dolar kazanç elde eden nüfus yok. Yine 2 dolar ve altında gelir elde eden insanımızda neredeyse sıfır düzeyinde. 2002 yılında günlük kazancı 3-4 dolar arasında olan nüfus oranı yüzde 30 düzeyinde iken bugün bu rakam yüzde 3.7’ye gerilemiş durumda. Bu veriler ışığında Türkiye, 2015 Milenyum Kalkınma Palnına şimdiden ulaşmış durumda.’’

Sağlıktan eğitime, sosyal güvenceden kadın haklarının iyileştirilmesine kadar birçok alanda yaptıkları reformlardan övgü ile söz eden Babacan, orta ve küçük ölçekli işletmelerin istihdamın yüzde 80’ini sağladığına işaret etti.

(ZamanAmerika)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?