Bakan Bağış: Darbenin attığı kazığı çıkarmaya çalışıyoruz

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Bilgi Üniversitesi Küresel Sorunlar Platformu ‘Dış Politika Yaz Okulu’nun açılışına katıldı. Vize konusuna da değinen Bağış, “1980 darbesini yapan zihniyet üniversite gençliğini yargılamak için vizelerin konmasına izin vermiş. Biz o kazığı hala çıkarmaya çalışıyoruz” dedi.

İlk derste bir konuşma yapan AB Bakanı Bağış, öğrencilere siyasetle ilgili tecrübelerini aktardı. Bağış konuşmasında Türkiye’nin AB sürecine ilişkin bilgiler de verdi.

Egemen Bağış, “Yaz okulu için gelip bilgi edinip ayrılmanızla ilgili değil. Bizim burada beklediğimiz bir sinerjinin olması. Bu sinerji sizin bilgi edinmenizle ilgili değil. Bir dostluğun oluşması önemli. Burada farklı yaşam tarzları var farklı düşünceler var. Bizim yapmaya çalıştığımız da doğunun en batılı batının en doğulu ülkesinde farklılıkların birarada yaşayacağını göstermek. Bu iki hafta sonucunda aranızda çok farklı dostluklar oluşacak ” dedi.

Bakan Bağış, “Sizlerden de en büyük beklentimiz birbirinizden ve bizden kopmayın. Ortak paydada buluşmak için, ülkemizin aydınlık yarınlara ulaşması konusunda her konuda fikir alışverişinde bulunabiliriz” şeklinde konuştu.

“DARBENİN ATTIĞI KAZIĞI ÇIKARMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Konuşmasında Türkiye’nin AB sürecine ilişkin bilgiler de veren Bağış, “13 fasıl açıldı. 17’sinin önünden siyasi engel var. Toplam 33 fasıl var.Üç fasıl Türkiye’ye maddi yük getireceği için biz bunları açma taraftarı değiliz” diye konuştu.

Bakan Bağış, konuşmasında vize konusuna da değindi. Egemen Bağış, “Vize konusunda dik duruşumuzun ilk meyvesini geçen hafta aldık. Türkiye ile vize muafiyeti müzakerelerini başlama yetkisi verildi konseye. Sırbistan, Makedonya AB üyesi ülkelere nasıl vizesiz gidiyorsa bizim vatandaşlarımızın da gitmesi gerekir. Ankara Antlaşması nedeniyle bize vize uygulanmaması gerekir. 1980 darbesini yapan zihniyet üniversite gençliğinin siyasete bulaşmışsa onları yargılamak için vizelerin konmasına izin vermiş. Biz o darbenin attığı kazığı hala çıkarmaya çalışıyoruz. Önümüzde 3-4 yıl yoğun bir müzakere süreci olacak. AB de diyor ki Türkiye üzerinden bizim topraklarımıza yasadışı yollardan gelen göçmenler var. Afganistan’dan Pakistan’a kadar ekonomik sebeplerden Avrupa’ya gitmeye çalışıyorlar. Halihazırda biz kendi imkanlarımızla yılda 70 bin kişiyi istihdam edebiliriz. Geri kabul anlaşmasının yükümlüklerini yerine getirdiğimiz zaman bu insanların barınacağı mekanlar yapılması lazım. AB standartlarında sivil sınır güvenlik teşkilatı kurmamız lazım. Türkiye’nin sınırları da engebeli sınırlar. Sınırlara bu işin uzmanlarının yerleşmesi kolay değil. Bütün bu süreci gerçekleştirdiğimiz zaman bizim sınırlarımız AB’nin sınırları olacak. Bu sürecin başlaması bile tarihi bir adımdır. Bu hamur daha çok su kaldırır. Bu vize işini mutlaka halletmemiz gerekir. Siyasi engeller de eninde sonunda kalkacak. AB ‘ye olup olmamak çok önemli değil ama AB standartlarını yakalamamız çok önemli ” diye konuştu.

“MADLENER’A ‘BAK OĞLUM GİT’ DEDİM”

Bağış, Hollandalı parlamenter Madlener ile ilgili öğrencilerin bir sorusunu da yanıtladı. Egemen Bağış, “İlk tartışmamızda Mevlana’nın bir sözünü hatırlattım. ‘Gel ne olursan ol yine gel biz seni de tedavi ederiz’ dedim. İkinci tartışmamızda İmam Gazali’nin ‘Cahillerle tartışmayın ben hiç kazanamadım’ cümlesini hatırlattım. Üçüncü tartışmamızda tamamen refleks olarak ‘Al o karikatürü münasip bir yerine koy’ diyesim geldi. Bir siyasetçi olarak bunu söylemem doğru mu diye düşündüm ama ülkeye döndükten sonra aldığımız tepkilerle doğru olanı yaptım kanaatini getirdim. O anda çok içten gerçekten inanarak söylenmişti. Dördüncü sefer de yine İslam’a hakaret eden bir kitabı vermeye kalktı. O zaman da ‘Al onu karikatürü aldığın yere koy’ ve ‘Bak oğlum git’ dedim. Madlener’in bu işten keyif aldığını hissediyorum. Allah’tan Avrupa Parlamentosu’ndan ayrılıp Hollanda Parlamentosu’na geçecek. Eskisi gibi sık görüşmeyeceğiz. Türkiye-AB arasındaki grubun üyesi oluyor normalde Türkiye’nin dostlarının olması gereken yerde orada ırkçılık yaparak kriz yaratmaya çalışıyor. Her malın müşterisi var o fikirlerin de satın alıcısı var. Bu adamın partisi de yüzde 16 oy aldı. Partisi bu seçimlerde o oranın üzerine çıkması bekleniyor. Hollanda ırkçı olduğu için değil ekonomik kriz yaşandığı için. Bu ekonomik krizden endişe duyuyorlar. İşini kaybeden insan daha ucuza çalışacak yabancı göçmeni de kendine alternatif görüyor. Bu insanlar Madlener gibi insanlar da bu zihniyeti istismar ederek oy topluyorlar. Ekonomik kriz de bitecek. AB de bu dönemi atlatacak o zaman da bunlara olan destek azalacaktır. Ama her zaman bu ayrımcı zihniyet olacaktır ” dedi.

“AB TÜRKİYE’NİN DİYETİSYENİDİR ”

AB Bakanı Bağış Türkiye’nin ekonomik krizin içinde olan bir AB’ye üye olmayı gerçekten isteyip istemediğiyle ilgili bir soruyu da yanıtladı. Bağış, “Ben AB’nin bu krizden çıkacağına inanıyorum. Hala kişi başına düşen refahın yüksek olduğu coğrafya sadece gelir değil insan hakları, demokrasi, gıda ve hijyen, kadın ve çocuk hakları, hayvan hakları bütün bunları toptan değerlendirdiğiniz zaman insanların en rahat yaşadığı yerlerden biri. Krizler sonsuza kadar sürmez krizin ana sebebi kuralların uygulanamamış olması. Yunanistan’ın AB komisyonuna sunduğu mali raporların doğru olmadığı AB fonlarını çar çur ettiğini bile bile Yunanistan’ın oyuna ihtiyaç duydukları için göz yumdular. Oy birliğinden nitelikli çoğunluğa geçince fasılların önündeki engel de kalkacak. Sürecin kendisi sonuçtan daha önemli. Biz bu süreci tamamlayalım Türkiye o ilkeleri tamamen yerine getirsin. Belki bizim halkımız da üye olmaktan yana bir tercih koyacak. Yani sürecin kendisi önemli. Ben AB’yi Türkiye’nin diyetisyeni olarak görüyorum. Herkes düzenli spor yapması gerektiğini bilir. Sizi bir diyetisyen aradığı zaman bunları uygulamaya başladığınız zaman sağlıklı olursunuz. Türkiye’nin önce sağlıklı olması lazım” dedi.

Bağış, Türkiye’nin Suriye konusunda ne yapacağı sorusuna ise, “Türkiye büyük bir devlettir gereğini yapar yapacağından da endişeniz olmasın. Yapacağını da borazanla ilan etmez” yanıtını verdi. . (Hürriyet)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?