Bakan Ergün Hollywood Universal Stüdyolarında incelemelerde bulundu

Bir dizi temaslar için ABD’de bulunan Bakan Ergün, ziyaretinin ikinci ve üçüncü gününde, Hollywood’da bulunan Universal Stüdyoları ile, San Francisco’daki Exploratorium Bilim Merkezi’ni ziyaret ederek, incelemelerde bulundu.

Nihat Ergün, Los Angeles temaslarında dünyanın en büyük film endüstrisi Hollywood tesislerini yerinde inceleyerek, Türkiye’nin kendi Hollywood stüdyolarını kurmak için çalışmalar yaptığını belirtti.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından eski SEKA arazisi olarak bilinen alanda 1.500 dönümlük film stüdyolarının kurulmaya başlandığını aktaran Ergün, ”Filmlerin tamamı Hollywood’da stüdyoda çekildi. Bizse o filmlerde bambaşka bir dünya görüyoruz. Bir endüstri ortaya çıkarmışlar. Türk dizilerinin çok fazla ülkede izleniyor olması bizi de hareketlendirdi. Kocaeli’nde kurulan stüdyolarda TRT ile Osmanlı dizisi çekiyorlar” diye konuştu.

”Bu sektör doğarken, sadece bir sanatsal faaliyet değil, bir endüstriye nasıl dönüşebilir, bunun çalışmasını yapmak lazım” diyen Ergün, Kocaeli’nde stüdyoların yanı sıra dekor ve kostümleri yapan merkezlerin de olacağını ve buraların zamanla turizm merkezi haline geleceğini söyledi.

Ergün ”Film stüdyosunun endüstriye dönüşüyle alakalı bir ön araştırma yapma imkanına sahip olduk. Yerel yönetimlerin bu konudaki çalışmaları neler olabilir, bu endüstriye bizim katkımız ne olabilir? Televizyonlar da bu işin içinde olmalı. Bu açılardan da belki zaman içinde maliyet avantajı sağlayacak” dedi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, ”Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümü olan 2023 yılına kadar Türkiye’nin bütün şehirlerinde Bilim Merkezleri olacak. Bunu 2023 vizyonumuza ekliyoruz” dedi.

Bir dizi temaslar için ABD’de bulunan Bakan Ergün, ziyaretinin ikinci ve üçüncü gününde, Hollywood’da bulunan Universal Stüdyoları ile, San Francisco’daki Exploratorium Bilim Merkezi’ni ziyaret ederek, incelemelerde bulundu.

Ergün, bugün hala Türkiye’de çocukların derli toplu bilim merkezi görme şansına sahip olmadığını dile getirerek, hızlı bir şekilde Türkiye’nin 81 ilinde bilim merkezlerinin kurulmasını sağlayacaklarını, 3-4 yıl içinde büyükşehirlerde, 10 yıl içinde de Türkiye’nin bütün şehirlerinde bilim Merkezleri’nin ortaya çıkacağını anlattı.

Bir ülkede daha çocuk yaşta insanların bilime olan ilgilerini artırınca o ülkedeki teknolojik gelişmelerin de art arda geldiğini dile getiren Ergün, şunları söyledi:

”Neden bizim ülkemizde teknolojik ve bilimsel gelişmelerin arzu edilen hızda olmadığını anlamak için, bu bilim merkezlerini görmek bile yeterli. Biz çoğu zaman ‘müfredatımız mı yeterli değil, öğretmenlerimiz mi yeterli değil, öğrenciler mi çok zeki değil, politikalarımız mı iyi değil?’ diye değerlendirmeler yapıyorduk. Belki değerlendirmeyi başka türlü yapmak lazım. Görüyoruz ki aslında çocukların meraklarını uyandıracak, onları araştırmaya teşvik edecek somut mekanlar eksik. Bir okulda ne kadar deney yapabilirsiniz? Okul dışında da bilim merkezlerinin olması çok sayıda öğrencinin gelip buralardan faydalanması çok önemli.”

Bakan Ergün, çocukken kendi oyuncaklarını kendisi yaptığını belirterek, ”Telden arabalar falan, bunlara acayip kabiliyetim vardı. Şimdi 50 yaşıma geldim, şimdi ‘yap bir tane kendine telden araba deseler’ yapamam. Ama o zaman telden arabayı, birçok oyuncağı çok güzel yapıyordum” diye konuştu.

Türkiye Cumhuriyetinin 100. kuruluş yıl dönümü olan 2023 yılına kadar Türkiye’nin bütün şehirlerinde ”Bilim merkezlerinin” olacağını belirterek, bu hedefi 2023 vizyonuna eklediklerini kaydetti.

Teknoloji firmalarını bu bilim merkezleri için entegre çalışan, bunları destekleyen hale getireceklerini ifade eden Ergün, teknoloji firmalarının bu bilim merkezlerinin bazı bölümlerini doğrudan doğruya finanse edeceklerini kaydetti.

Nihat Ergün, ”Bilim merkezleri sanayi şirketlerinin teknoloji fidanlığı, bu bilim merkezlerindeki çocukların hepsi gelecekte teknoloji firmalarının, teknoloji geliştirmede altyapısını oluşturacaklar. Aslında teknoloji firmalarının en önemli yatırım alanlarından birisi bu bilim merkezleri. Intel’in CEO’su Paul Otellini 16 yaşında San Francisco’daki bilim merkezinde çalışmış. Twitter’ın kurucusu Jack Dorsey de bu merkezin yönetiminde” diye konuştu.

Şu anda organize sanayi bölgelerinde meslek liselerinin, yüksek okullarının, fakültelerin kurulması için çalışmalar yaptıklarını bildiren Ergün, bu çerçevede Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği’nin de (TAYSAD) bir vakıf üniversitesi kuracağını anlattı.

Ergün, sanayicilerin, kaynaklarının bir kısmını ARGE’ye ayırdıklarında hükümet olarak teşvikler verdiklerini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

”ARGE harcamalarını vergiden muaf tutuyoruz. Sanayiciler için, bilim merkezlerine yaptıkları her katkıyı da vergiden düşebilecekleri destek modelleri geliştireceğiz. Gelsin, bir bilim merkezinin diyelim ki 5 milyon lira mu tuttu içindeki cihazların yapımı, 5 milyon liralık oraya destek versin, onu da masrafına yazsın vergisinden düşsün.

Bunların ülkeye kazandıracakları o düştüğümüz vergilerden çok daha fazla olur. Bunlar neye benziyor? Bizim toplumumuzda çok büyük hazine var altta fakat onu yukarı çıkarmak istiyoruz. Yukarı çıkarmak için tulumbaya bir kova su döküyorsunuz, o su hava boşluğunu alıyor ve tulumbanın aşağıdaki suyu çekmesini sağlıyor. Bir kova su döküyorsunuz ama her kova sudan çok daha fazlasını almaya başlıyorsunuz. Onun için bizim vergi teşviklerimiz bu gibi konularda tulumbaya dökülen bir kova su gibidir. Bundan çok daha fazlası sonra sizin karşınıza çıkacaktır.”

Bu arada verilen bilgilere göre, ABD genelinde 380, Avrupa’da 250, Çin’de 300 bilim merkezi bulunuyor. Ergün’ün gezdiği San Francisco bilim merkezi 33 milyon dolar bütçesi ve 300 çalışanı ile ABD’nin en büyük bilim merkezlerinden birisi olarak göze çarpıyor.

Her yıl 1,5 milyon kişinin ziyaret ettiği merkezin mucitlerini doktora öğrencisi mühendisler, akademisyenler, sanatçılar ve hiçbir okula gitmemiş doğuştan yetenekli insanlar oluşturuyor.

-TÜBİTAK’TAN BOZULMAYAN YEMEK…-

TÜBİTAK’ın temel bilim araştırmalarına kesinlikle devam edeceğini ifade eden Ergün, TÜBİTAK’ın araştırmasını yapıp, ticarileştirmediği ürünler olduğunu söyledi.

Bakan Ergün, örnek olarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Güneydoğu Anadolu’daki sınır birliklerini ziyaretinde tadına baktığı üç yıl boyunca bozulmayan yemekleri göstererek, ”TÜBİTAK, bu alanda üç yıl boyunca araştırma yapmış. Dolma gibi üç yıl boyunca bozulmayacak yemekler geliştirmiş. Ancak sanayiye aktaramamış. Rafta kalmış. Asker de şimdi ithalini kullanıyor. Bunların rafta kalmaması gerekiyor” diye konuştu.

Böyle ürünlerin afet zamanlarında da kullanılabileceğine dikkati çeken Ergün ”TÜBİTAK’ın teknoloji transfer etmesi gerekir. Bazı enstitüler yapılan araştırmaların transfer merkezi olarak kullanılacak” dedi.

Ergün, TÜBİTAK’ın borla ilgili araştırmalarının da rafta kaldığını, buna karşılık Kırıkkale’de bir firmanın normalden çok daha ince, borlu alüminyum zırh ürettiğini anlattı.

TÜBİTAK’ın işlevinin bundan sonra iki yönlü olacağını vurgulayan Ergün, birinci yönünün araştırma, ikinci yönünün ise ticarileştirme olduğunu, bunun için transfer merkezleri kuracaklarını dile getirdi.

 

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?