Binali YildirimBaşbakan Binali Yıldırım’ın Washington Gündeminde Hangi Konular Var? Başbakan Binali Yıldırım, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence’le görüşmek üzere Washington’a geliyor.

Başbakan Binali Yıldırım’ın Washington Gündemi

Başbakan Yıldırım’ın ziyaretinin Türk – Amerikan ilişkileri açısından oldukça kritik bir dönemde gerçekleştiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanlığı kaynakları da bu ziyaretin ilişkilerin ivme kazanması için bir fırsat olduğu görüşünde.

İstanbul Kadir Has Üniversitesi’nden uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Dr. Soli Özel, bu ani ziyaretin Türkiye’yle Amerika arasında bir dizi ciddi sorun olduğunun göstergesi olduğunu savundu.

Özel, “Şu çok açık ki bir kavşak noktasına geliyoruz ve Sarraf davası kapsamında duruşmaların başlayacağı 27 Kasım kilit bir tarih’’ diye konuştu.

İran asıllı Türk işadamı Rıza Sarraf ve Halbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Atilla, New York’ta, İran’a yönelik yaptırımları ihlalden yargılanıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la yakınlığı bilinen eski Bakan Zafer Çağlayan’ın da iddianamede adı geçiyor.

Erdoğan iddianameyi siyasi olduğu gerekçesiyle eleştiriyor ve suçlamaların kaldırılması yolunda Washington’da lobi faaliyetleri yürütüyor. Konunun Yıldırım’ın Pence’le görüşmesinde ana gündem maddesi olması bekleniyor.

Washington’un yargının bağımsızlığı konusundaki söylemlerinin Ankara’nın endişelerini gidermediğini dile getiren siyaset uzmanı Semih İdiz, bir başka bakış açısının da hukukun ne olduğunu konusundaki algılamadaki temel farklılıktan kaynaklandığını söylüyor ve “Erdoğan açıkça ona karşı büyük bir komplo olduğuna ve Amerika’nın da bunun bir parçası olduğuna inanıyor’’ diye ekliyor.

Gülen’in iadesi

Ayrıca Yıldırım’ın ziyaretinin, Ankara’nın Pennsylvania’da yaşayan Fethullah Gülen’in iadesini güvence altına almak için devam eden girişimlerine katkı sağlaması bekleniyor.

Türk yargı makamları tarafından darbeye teşebbüs iddiasıyla suçlanan Gülen suçlamaları reddediyor.

Erdoğan, davada ilerleme kaydedilememesinin siyasi nedenlerden kaynaklandığını söylerken, Washington’daki muhatapları konunun yargı sürecinde olduğunu hatırlatıyor ancak ABD İç Güvenlik Bakanlığı ve Türk savcıların yürüttüğü yeni işbirliği kapsamında, darbe girişimi faili olduğu gerekçesiyle şüpheli sıfatıyla takibinin Ankara açısından önemli olduğu dile getiriliyor.

Erdoğan’ın bir danışmanı da “ABD bu konuda önemli ilerleme kaydetti” ifadesi kullanıyor.

Anlaşmazlık, Ankara’nın Washington’un başarısız darbe girişiminde rolü olduğu konusundaki şüphelerini tetiklerken, ABD bu suçlamaları şiddetle reddediyor.

Geçen ay ABD diplomatik misyonunda görevli yerel bir çalışan, Gülen soruşturması çerçevesinde gözaltına alındı. Metin Topuz’un gözaltı kararı, Washington’un Türk vatandaşlarına vize kısıtılaması uygulamasına neden olurken Ankara bu karara aynen karşılık verdi.

Pence’in de, devam eden Gülen soruşturması kapsamında bir yılı aşkın bir süredir Türkiye’de cezaevinde bulunan ABD vatandaşı Andrew Brunson’un tutuklanması sorununu gündeme getirmesi bekleniyor.

Bir Cumhurbaşkanlığı danışmanı, “Başbakan’ın ziyaretinde, iki müttefik arasında vize krizinin sona ermesini bekliyoruz” dedi.

“İlerleme için zaman kısa”

Uluslararası ilişkiler uzmanı Özel, “Esas soru şu ki, ‘Yıldırım 4 gün sürecek ziyarette ilişkilerdeki zararı tamir edebilecek mi?’ Süregelen sorunlardan en azından birinde bir ilerleme sağlanmadıkça bu çok zor” dedi.

Yıldırım için muhtemelen çözülmesi daha zor olan konu Washington’un IŞİD’e karşı savaşta YPG’yi silahlandırması.

Ankara, YPG’yi bir terör örgütü olmakla, PKK’nın bir parçası olmakla suçluyor. Amerika ve Avrupa Birliği de PKK’yı terör örgütü listesinde bulunduruyor.

Washington’daki görüşmelerinde Yıldırım zor sorularla karşı karşıya kalacak gibi görünüyor.

Türkiye’nin NATO ortakları, geçen ay Rusya’dan milyarlarca dolarlık S-400 füze sistemi satın alacağını açıklamasının ardından Ankara’nın Moskova’yla ısınan ilişkileri konusunda artan endişeleri dile getiriyor.

Uzmanlar tırmanan gerginliğin sona erdirilmesinin her iki tarafın da çıkarına olduğu görüşünde.

Köşe yazarı İdiz, “Bu, bir bardak suda kopan bir fırtına değil, bu gerçek bir fırtına, ancak hala tarafların aradaki bağları atamayacağı stratejik çıkarları var; eğer stratejik çıkarlar olmasaydı, o zaman bu bağları koparabilirlerdi” öngörüsünde bulunuyor.

Uzmanlar ayrıca Washington’un İran’ın bölgedeki gücünün önüne geçmek için Türkiye’nin kilit bir rol oynayabileceğinin farkında olduğunu da belirtiyor.

Ankara için, müttefikleriyle gergin ilişkileri göz önüne alındığında, diplomatik izolasyonun arttırılması riski de var. Yıldırım’ın Washington ziyaretinde, her iki tarafın da başarı sağlanmasa bile başarıya giden yolda bir adım atmak için fırsat yaratmaya çalışması bekleniyor.

Tüm bunlara rağmen iki ülke arasındaki diplomatik gerilimin azalmaya başladığına dair işaretler de var.

Üst düzey bir Türk yetkilinin Washington’a yapacağı resmi ziyaret arifesinde Ankara’daki ABD Büyükelçiliği, konsolosluk hizmetlerinin bazı vize başvurularını işleme koymaya başlayacağını açıkladı.

Amerika geçen yıl gerçekleşen başarısız darbe girişimine yönelik soruşturma kapsamında, İstanbul’daki ABD Konsolosluğu’nun bir yerel çalışanının tutuklanmasının ardından, geçen ay tüm göçmen olmayan vize işlemlerini askıya almıştı. Söz konusu çalışan, casusluk yapmakla ve Gülen’le bağlantısı olmakla suçlanıyor.

ABD elçilik yetkilileri Amerika’nın Türk hükümetinden “ABD’li diğer görevlilerin soruşturma altına alınmaması veya tutuklanması konusunda “üst düzey teminatlar” aldığını açıkladı.

Açıklamada Türk hükümetinin gelecekte görevlilerini gözaltına almadan ya da tutuklamadan önce haber vermeyi kabul ettiği belirtildi.

Ancak Türk tarafı bu iddiayı kabul etmedi ve Amerika’ya bu konuda herhangi bir güvence verilmediğini açıkladı.

Reklamlar

Facebook Yorumları

yorum

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?