Başbakan’ın Yeni Danışmanı – Kemal Öztürk

Başbakan’ın Yeni Danışmanı – Kemal Öztürk. Hayri Balta yazdı.

Başbakan’ın Yeni Danışmanı

DOĞRUYSA BANA GELEN YAZI –

Adıma gelen iletiye olduğu gibi aşağıya alıyorum.

Okuyalım, ondan sonra yorum yapalım!” diyorum.

Ürperten bu düşünce.

Korkunç geleceğe gebe…

Önce okuyalım

Ondan sonra işimize bakalım…

+

Date: 09 Mar 2010

Subject: FW: BAŞBAKANIN yeni BASIN MÜŞAVİRİ……tanımakta fayda var!

Başbakanlık’ın yeni Basın Müşaviri, Kanal-7 kökenli Kemal Öztürk oldu.

Peki; adı AKP hakkında açılan kapatma davasının iddianamesinde de geçen Kemal Öztürk kimdir?

+

1969’da Ağrı’da doğdu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni bitirdi.

Yazı hayatına 1990 yılında İran Devrimi yanlısı bir yayın politikası olan Girişim ve Selam isimli dergilerde başladı.

Bu Meydan, İmza, Nehir, Yeni Zemin, Sözleşme, İstanbullu dergilerinde Mir Mahmut Rıza mahlasıyla laiklik karşıtı yazılar yazdı.

1995‘te muhabir olarak Yeni Şafak Gazetesi‘ne, 1996’da da belgesel yapımcısı olarak Kanal -7’ye geçti.

Hazırladığı “İlk Meclis” belgeseli, laiklik karşıtı bulundu ve RTÜK tarafından yasaklandı.

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e hakaretten bir yıl hapse mahkûm oldu. 1999’da Kanal -7’den ayrılarak, dil ve mesleki eğitim almak üzere Amerika’ya gitti.

Daha sonra Bülent Arınç’a danışmanlık yaptı; ardından AKP Basın Bürosu’nda görev aldı.

Nükte Yayınları’ndan 1994 yılında çıkan ve Mir Mahmut Rıza mahlasıyla yazdığı “Bir Garip Oğlanın Hikâyesi” kitabı mahkeme kararıyla toplatıldı. Bu kitap yüzünden de bir yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Bakın, yeni Başbakanlık Basın Müşaviri, 15 yıl önce yazdığı o kitapta kahramanların ağzıyla neler diyordu:

+

– “Devlet kimdir? Helvadan yapılmış puttur.

– “En sonunda beni bir numaralı terörist yapacak bu pez…nkler, bütün laikleri bir bir şişe geçirecem, ondan sonra anlayacaklar laikliğin faziletlerini. Elin o…pusu bile kalkıp ‘Ben laikim, namusumla çalışıyorum, kimse karışamaz’ demeye başladı. Ula ben böyle laikliğin…”

– “Bak bizim sahte Müslümanlar nasıl bölücülük yapıyorlar. Ben bu yüzden bu adamları sallandıralım diyorum. Ayrıcalık yapanın dinde de katli vaciptir çünkü. Ama dinleyen yok!”

– “Herkes, sineğin sıraya yapıştığı gibi laikliğe sarılır ama kimse onun gerçekte ne anlama geldiğini bilmez. Ne kadar da utanmazlar. Rahmetlinin (Atatürk’ü kastediyor) mirasına sahip çıkan mendeburların hiçbiri, laikliğin ne anlama geldiğini ve nereden geldiğini bilmezler.”

– “Eskiden Türklerin yetiştirdiği ‘marimus öküzü’nün sol arka bacağının uyluk yeri ile işkembesinin ayrıldığı yerde bir et parçası bulunur. İşte tam buraya ‘laik‘ denir. Vee bugün kullandığımız kelimenin de aslı buradan gelmektedir.”

+

İşte; Başbakan’ın yeni Basın Müşaviri böyle biri!

Eminim ki o da, “Canım ben de Sayın Başbakanımız gibi değiştim, öyle düşündüğüm günler geride kaldı” diyecektir!

+

DESENE BAŞIMIZA GELECEK VAR…

Okuduk mu? Şimdi de Kahramanmaraş  Milletvekilinin sözleri gelsin aklımıza:

“Önce onlar bizi fişliyordu; şimdi de biz onları fişliyoruz!”

Dememiş miydi o da…

Adamın ağzında küfür,

Laikleri şişe geçirecek,

Sonra da pişirecek

Püfür, püfür…

Katli vaciptir diyor laiklerin

Altında sallandıracak bizi iplerin…

Bir de sıfat yakıştırmış bizlere; demiş “Mendebur!”

İşte kardeşi kardeşe düşüren zihniyet budur…

Böyle bir anlayış nasıl olur Başbakan’a danışman,

Bu adam; sana, bana, İnsanlığa düşman…

Bir de bilgiç bilgiç laiklik tanımı yapmış.

Laikliğin din dışılık” olduğunu söylemekten kaçınmış…

Bu kafadaki bir adam Başbakana olmuş Danışman…

Bu kafadaki kişiler milleti birbirine edecek düşman…

Yanılır mıyız, özetlersek:

“Başımıza gelecek var!” dersek

Hayri Balta, 13.3.2010

Önceki haberRus Ruleti?!
Sonraki haberMEŞRUİYET VE MEŞRUAT
Hayri Balta Kimdir? 1932 yılında Gaziantep’te doğdu. 10 yaşında iken annesi öldü. Çocukluğunun kış günlerini Gaziantep’in Tabakhane semtinde; yaz günlerini de Gaziantep’e yakın İbrahimli köyündeki bağlarında geçirdi. Zorlu bir çocukluk ve gençlik döneminden sonra, 1974’te Ankara Hukuk Fakültesine girmeyi başardı ve hem çalışıp hem okuyarak 1979 yılında Hukuk Fakültesini bitirdi ve bir yıl da staj gördükten sonra 1980 yılında (48 yaşında) avukatlığa başladı. Avukatlık yaptığı sırada Atatürkçü Düşünce Derneği’nin kurucularından oldu. İlk iki Yönetim Kurulunda Genel Sekreter yardımcısı olarak görevli iken 11 Mart 1991 tarihinde ağır bir kalp krizi geçirince kalbinin % 70’i çalışamaz bir duruma geldi. ADD’deki görevinden ayrıldı ve doktorların sözü üzerine avukatlığı bıraktı. O günden bu güne değin de evinde yazarlık yapmaktaydı.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?