fbpx
Anasayfa Haberler Gündem Başörtüsüz Seçilme Hakkı (1934)

Başörtüsüz Seçilme Hakkı (1934)

Benim nezdimde; her ne kadar “başı açıklık” da “başörtüsü” kadar siyasi, ideolojik ve politik bir “simge-olgu” halini almışsa da bu konulara girmeyeceğim, çünkü kadının seçme ve seçilme hakkına değinmektir niyetim…

Daha doğrusu “hangi kadının” seçme ve seçilme hakkı vardır konusu!

Fransa ve İtalya’da kadınlara 1946’da, İsviçre’de ise 1971’de seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır.

Bildiğim kadarıyla 1944 yılında da Belçika’daki kadınlar bu hakkı kazanmışlardır.

Türkiyede ise; 1934’te Anayasa’da yapılan bir değişiklikle kadına milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır, ama gelin görün ki nasıl kadınlar seçer ve seçilir denmemiştir Anayasa’da.

Yani her halukarda birçok ülkeden önce kadınlarına seçme ve seçilme hakkını veren Türkiye, nasıl kadınların seçip-seçileceğine açıklık getiremediğinden dolayı 2011’de de hala sıkıntı yaşamaktadır, kadınların meclisteki temsilinde…

Türkiye’den 14 yıl sonra bu hakkı veren Belçika’da yaşayan bir Türk olan Mahinur özdemir başörtüsüyle yemin ederek milletvekili olurken Türkiyedeki başı örtülü türk sayılan kadınlar ise her nedense hala bu hakkı alamamışlardır.

Hatta Türk kökenli başörtülü milletvekilinin Belçika Parlamentosuna girmesi ve başörtüsüyle yemin etmesi, Belçikalılar tarafından ayakta alkışlanırken, Türkiye’deki bazı medya çevrelerinin rahatsızlığına sebep oldu. O kadar ki; her hangi bir protestonun ya da karşı koymanın yaşanmadığı yemin töreni, bazılarınca “Brüksel’de türban krizi” ve “Brüksel’de laiklik tehlikede” başlıklarıyla haberleştirildi.

Neyse…

Başörtülüyü geçelim, hemen hemen kadının Meclis’te olmadığı bir yerdeyiz…

Çünkü; ülke nüfusunun ℅ 49’unu, seçmen nüfusunun da ℅ 51’ini kadınlar oluşturmakta ve Meclis’in sadece ℅ 9’u kadın. Ve o ℅ 9’un kaçı BDP’li bilen var mı!

Oysa Uluslararası Parlamenter Birliği, asgari ℅ 18.11 kadın milletvekili diyor.

Bu gün bile birçok umutla iktidara gelen-getirilen Ak Parti’nin ağır topları, başörtüsü için daha “zamanı değildir” demekteler. Kendisi de kadın olan bir Ak Parti MKYK üyesi de önümüzdeki 2011 genel seçimlerinde başörtülü kadınların meclise girebilmesi için “CHP de bir başörtülü aday gösterse ne güzel olur” diyerek sanki CHP’den medet bekliyor…

O zaman şöyle denilmelidir, Türkiye’de başörtüsüz kadınların seçilme hakkını kazanmalarının tarihi 1934’tür, başörtülü kadınlar ise daha seçilme hakkını alamadıklarından o yemini edememişlerdir.

Başörtüsüz Seçilme Hakkı (1934), başörtülü seçilme hakkı (…)

Ne “örtülü ödeneklere” şahitlik etti bu ülke!

Peki başörtülü yemin Türkiye’de ne zaman geçerli olacaktır?

Başka bir deyişle “örtülü yemine” ne zaman şahitlik edecek bilinmez…

M. Burhan HEDBÎ

YORUM YOK

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?