Batan Gemiyi Once Fareler Terkeder - Adnan Sungur

Batan Gemiyi Önce Fareler Terk Eder Ama ! Adnan Sungur yazdı. Peki istifa da, koltuğa yapışıp kalmak da yanlışsa çözümleri ne olmalı?

Batan Gemiyi Önce Fareler Terk Eder Ama !

Kongre’den 3 gün önce, “Muharrem Usta bu popülist yaklaşımlarıyla Trabzonspor’u uçuruma biraz daha yaklaştırır” diye yazmış ve kesinlikle başkan yapılmaması gerektiğinin altını çizmiştim.

Kongreye bir gün kala da, “Eksikleri ve bir takım güven sorununa rağmen oyum olsa Celil Hekimoğlu’na verirdim” diye de bir başka yazı kaleme almıştım.

Usta’nın bu kulübü yönetemeyeceği, hele ekibinin zayıflığı nedeniyle Trabzonspor’un derdine asla derman olamayacağının altını çizdiğim için rahatım. Yapılan transferlerin tümüne de karşı çıktım. Bu politikanın sonunun hem sahada, hem de kasada iflasın habercisi olacağını dilim döndüğünce anlattım.

Evet haklı çıktım da, bu neye yaradı ki?

Trabzonspor biraz daha batakta, biraz daha çıkmazda ve camianın önderleri kış uykusunda…

Son Malatyaspor yenilgisinin hemen ardından 6 yöneticinin istifa etmesi, bir takım kişiler tarafından erdemli bir davranış olarak değerlendirildi.

Ben ise ‘Batan gemiyi önce fareler terk eder‘ diyorum. Çünkü bu istifacılar eğer gerçekten Trabzonspor’u sevselerdi ve onun çıkarları doğrultusunda hareket etselerdi çok daha önceden bu istifa müessesini harekete geçirirlerdi.

Yoksa takım küme düşme hattına yaklaşınca değil…

Onlar batan gemiyi terk eden fareler de, iş başında kalan, koltuklarına yapışanlara ne demeli?

Değer mi Muharrem Usta, değer mi Ahmet Çubukçu, değer mi Ali Rıza Egemen! Size soruyorum? Uygulamalarınızla Trabzonspor’u her geçen gün biraz daha çıkmaza sürüklerken koltuklara yapışıp kalmak yakışık alır mı?

Peki istifa da, koltuğa yapışıp kalmak da yanlışsa çözümleri ne olmalı?

Benim düşüncem Muharrem Usta, yetkili tüm kurulları harekete geçirip Divan Başkanlık Kurulu Başkanlığında acil bir toplantı için düğmeye basmalı…

Divan Başkanlık Kurulu, Trabzonspor’un ne kadar değeri varsa hepsine ulaşmalı ve krizin çözümü için geniş kapsamlı bir toplantı düzenlenmeli…

Kulübün geldiği durum masaya yatırılmalı. Burada bilge insanlardan oluşan 5 kişilik bir icra kurulu oluşturulmalı, yönetim bunu hemen onaylamalı ve 20 Aralık tarihinde olağanüstü genel kurula gidilmesi kararı verilmeli…

Bu kongre öncesinde de yine Trabzonspor camiasının büyük çoğunlukla arkasında duracağı bir başkan adayı etrafında birleşme gerçekleşmeli…

O başkan, bu kulübe gerçekten hizmet aşkıyla dolu çok üst seviyede, futbol bilgisine güvenilebilecek, ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkileri geniş yelpazeye hitap edebilen isimlerden oluşmalı…

Trabzonspor‘un bu bilge ellere teslim edilmesinden sonra da tüm camia tam bir seferberlik ilan etmeli…

Bu seferberlik ile en küçüğünden, en büyüğüne tüm taraftarlar elini taşın altına sokmalı…

İzlenen tüm politikalar tarihin çöp sepetine atılmalı ve Trabzonspor kendini var eden, kimliğini bulduğu düzene adım adım dönmeli…

Yani tüm Trabzonsporluların ortak mücadelesiyle bu kulübün ayağa kalkması sağlanmalıdır. Demem o ki, gerçek bir kurtuluş mücadelesi verilmeden Bordo-Mavi renklerin gülmesi, armanın onurunun ayağa kalkması mümkün değildir.

Bunun her Trabzonsporlu tarafından bilinmesi şarttır ve el ele vermekten başka çıkar yol da yoktur.

Aksi takdirde sonuç zaten ya kapısına kilit vurma, ya da satıştır.

Ben Trabzonspor’un ne kapısına kilit vurulmasını, ne de satılmasını istiyorum.

Bir tek kişinin malı olacak Trabzonspor‘u da asla tutmayacağımı buradan açık seçik beyan ediyorum.

Güneşli bir Trabzon gününde üzgün de olsam tüm dostlara aydınlık bir gelecek diliyorum.

Adnan Sungur

Reklamlar

Facebook Yorumları

yorum

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?