Benim Hala Umudum Var…

Benim Hala Umudum Var…
Kimi insanlar için “Evde başka, dışarıda bambaşka biri” tanımlaması yapılır ya hani, 2013-2014 model Trabzonspor’un ligde ve Avrupa’daki görüntüsünde yaşanan fark bu tanıma fazlası ile uyuyor.

Sen git grubunu 14 puanla Lazio’nun önünde lider tamamla, sonra da kurada Juventus’u çek, grup ikincisi olan rakibine de Lodogorets Razgard çıksın iyi mi?

Mustafa Reşit Akçay’dan boşalan teknik direktörlük koltuğunda ikinci maçına çıkan Hami Mandıralı deplasmanda güçlü rakibi Juventus’un karşısına savunmaya dönük bir kadro ile çıkarmayı tercih etti. Hami hoca defansta Bosingwa, Mustafa, Aykut, Kadir kurgusunu bozmazken bu dörtlünün önüne Zokora ve Bourceano’dan oluşan çift ön libero, onların önünde de yine defansif yönü daha ağır basan Colman’ı yerleştirerek 300 Spartalı’nın Perslere karşı oluşturdukları savunma duvarına benzer bir duvar örmeyi planladı. Hücum yükünü sağ ve sol kanatlarda Olcan ve Özer’e, ileri uçta da Emre Güral’a bırakarak “belki yakalarsam atarım” taktiğini uygulamayı tercih etti.

Bugün çevremde “Juventus maçı ne olur?” sorusuna, “fark yemeyelim de” cevabı veren birçok kişiye rastladım. Trabzonspor’un daha önceki Avrupa mücadelelerinde güçlü rakiplere karşı sergilediği mücadeleleri aklıma getirerek bu soruya karamsar bir cevap vermeyip, içimden “acaba olur mu?” diye geçirmedim de değil.

Trabzonspor maçın başlangıcında güçlü rakibini tartmaya çalışırken bir taraftan da savunma direncini kurmaya uğraştı. Yavaş yavaş yüklenmeye çalışan rakibine karşı tam da bir denge tutturmak üzereydi ki, 16 cı dakikada rakibin ayağından çıkan topun defansa çarpıp yön değiştirmesi sonucunda kaleci ile karşı karşıya kalan Osvaldo’nun attığı şanslı golle 1-0 geriye düştü. Bu gole “şans golü” değil, “şanslı gol” dememin sebebi rakipten gelen topun defansa çarpıp yön değiştirdiği kısmın şans, Osvaldo’yu boş bırakan sol stoper Aykut’un ve kontrpiyede kalan Kadir’in yerleşimlerinin ise hatalı olmasından kaynaklıydı.

Ancak; Trabzonspor yediği gole rağmen ilk yarıda savunma direncini oluşturmayı başardığı gibi orta sahada baskı yapan rakibe karşı iyi paslaşarak topu defanstan uzak tutmayı da başarabildi. Nadir gelişen hücumlarda rakip kalede gol aradıysa da başarılı olamadı. Emre’nin kalecinin kucağında kalan şutu ve bir pozisyonda Zokora’nın Olcan’ı uzun topla kaçırmaya çalışması ilk yarıda Trabzonspor adına en önemli girişimlerdi.

İkinci yarıda rakibini tanımış ve daha cesur oynamaya başlayan bir Trabzonspor seyrettik. Orta sahadaki pas alışverişini arttıran Trabzonspor, Juventus’un yaptığı top kayıpları sonrasında Zokora ve Colman’ın ileriye taşıdığı toplarla kimi zaman oyunu rakibin yarı sahasına yıkmayı başarsa da kaleye kadar inmeyi beceremedi.

Hami Hoca’nın yorulan Emre’nin yerine Henrique tercihi yerinde idi. Henrique girer girmez kaptığı topu sağ çaprazdan kaleye göndererek tehlikeli olduysa da doğru yer tutan Buffon’u geçemedi. Rakip Juventus kimi zaman sol ve sağ kanatlardan kaçırdığı oyunculara nokta atışı teslim ettiği paslarla savunmanın arkasına sarkarken kimi zaman da anlamsız pas hatalarıyla Trabzonspor kontra ataklarına zemin hazırladı.

Bourcenau-Yusuf değişikliği ile hücum gücünü arttıran Trabzonspor 72 ci dakikadaki atakta Yusuf’un aut çizgisi üzerinden çevirdiği topu Olcan’ın boş kaleye göndermesi ile ayağa kalktı. Tam da gol sevinci yaşamak üzereyken çizgi hakeminin “top dışarıdan çevrildi” kararı ile sevincimiz kursağımızda kaldı. Pozisyonun tekrarında topun tamamının çizgiyi geçmediği gören ekran başındaki bizler elimizden alınan beraberlik şansına bir o kadar daha hayıflandık.

Juventus’un iyiden iyiye top kayıplarını arttırdığı son dakikalarda yorulan Özer’in yerine Adrian değişikliği yerindeydi. Trabzonspor’un son dakikalarda bulduğu kontra atakları değerlendiremeyişi bitirici forvet eksikliğini biraz daha göz önüne sermiş oldu.

Rakibin sonlara doğru yakaladığı pozisyonda defansa çarpıp direkten auta giden şutuyla da yüreğimiz ağzımıza geldi.

1-0  lık skor rövanş için yine de fena değil derken, Kadir’in amatörce yaptığı hatanın arkasından 90+ da yediğimiz gol ile bir çuval incir berbat oldu. Taca çıkmak üzere olan topu uzaklaştırmakta gecikip akabinde topu rakibine kaptıran Kadir, futbolculuk hayatının belki de en pahalıya mal olacak hatasını yaptı.

Sonuçta maç 2-0 sona erdi ve tur umudunu zor da olsa sahamızdaki müsabakaya bıraktık.

Bu gece maçın en iyileri müthiş bir mücadele sergileyen Zokora ve ara sıra yaptığı pas hatalarına rağmen kaptığı toplar sonucu başlattığı kontra ataklar ile tehlikeli olmamızı sağlayan Colman’dı.

Hami Hoca ilk teknik direktörlük tecrübesinde eldeki malzemeyi olabildiğince verimli kullanmaya çalıştı. Fanteziye kaçmadan futbolcuları kendi mevkilerinde oynatarak, oyuncu değişikliklerini yerinde yaparak kendi adına olumlu sinyaller verdi.

Hakemin vermediği buz gibi gol, skor 1-0 iken uzatmalarda Kadir’in hatasından gelen gol rövanşta işimizi zorlaştırsa da sergilenen mücadele ve oynanan futbol ile bir nebze de olsa teselli bulduk diyebiliriz.

Neyse, her şey bitmedi. Rövanşta Avni Aker’de yerimizi alacak, Trabzonspor’u sonuna kadar destekleyeceğiz.

Neticede, benim hala umdum var…

Ercüment Yılmaz / Trabzon

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?