Bir Portre: Dursun Dayı Gelinen nokta

Bir Portre: Dursun Dayı Gelinen nokta. Felçli ve kör olan 61 yaşındaki Dursun Erselligil mahkum oldu. Ruhi M. Çilek yazdı.

Bir Portre: Dursun Dayı Gelinen nokta 

Bilindiği üzere bir süre önce; Ankara Yenidoğan’da felçli ve kör olan 61 yaşındaki Dursun Erselligil, ödemediği 45 liralık su faturası yüzünden mahkum oldu.

Okuma-yazması olmadığı için hakkında dava açıldığını da duruşma günü öğrenen Erseligil, fatura borcunu ödenmeyince ASKİ (Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi) ekipleri bir sabah evine gelip su sayacını söktü.

Bunun üzerine de Erselligil’e kaçak su kullanmaktan dava açıldı ve 25 Şubat’ta eve gelen polis tarafından adliyeye götürülen Dursun Erselligil 6 ay hapis ve 990 TL para cezasına çarptırıldı ve itiraz süresi dolduğu için karar kesinleşti.

Hakimin cezayı 9 güne indirmesi üzerine Erselligil, tekerlekli sandalyeyle Sincan L Tipi Cezaevi cezaevi’ne konuldu. Erselligil, cezaevinde 5 gün kaldıktan sonra dün tahliye edildi.

Erselligil, şöyle konuştu: “Hasta olduğum için cezaevindeki revire götürüleceğimi düşünüyordum. Ancak beni koğuşa koydular ve hiç bir görevli yardımcı olmadı. Bu ülkede cezaevine koyacak tek suçlu olarak beni mi gördüler.”

Oğul Cihan Erselligil ise, şöyle konuştu: “Memlekette hırsızlar, suçlular dışarıda gezerken devletin gücü kör ve engelli birisine yetiyor. Banka soyanlar, devleti hortumlayanlar dışarıda beyefendi gibi gezinirken gücümüz yaşlı ve sakat bir insana yetiyor. Herkesi vicdanıyla baş başa bırakıyorum” diyerek duygularını açıklıyordu.

Biri cezaevine 45 TL su borcu için giriyor; adam görme ve yürüme özürlü ama necip Türk milletinin kılı kıpırdamıyor, temsilcileri bir şey yapmıyor, yüce Türk milleti adına karar vericiler bir şey yapmıyor. Tam bir fecaat.

Kokain ve esrar gibi uyuşturucu madde bağımlısı olduğu gerekçesi ile gözaltına alınan Tarkan için yollara düşebiliyor necip Türk milleti, serbest bırakılması ile de bildik “Türkiye seninle gurur duyuyor” muhabbetleri.  Gözaltında bulunduğu sürede görevli polislerin kendisine pizza taşıyor olması bazılarının göğsünü kabartmış olsa da, Dursun Erselligil’e reva görülenlerle kıyaslanınca bizim göğsümüzü burmuş kalbimizi acıtmıştır. Bu pespaye durumu TV ler birinci haber yapıyor, Tarkan fan kulüpleri kampanyalar düzenliyor, Tarkan söylenenlere göre kendisi uyuşturucu kullandığını itiraf ediyor ama hemen şip şak adalet, yaşasın adalet.

Camiye su bedava, tarikata su ve kömür ve yiyecek giyecek bedava, oy verene her şey dağıt ama Dursun dayıyı mahkemeye ver.

Peki; ASKİ kendilerinden olmadığı için kızdı bu adama ve mahkemeye vererek dava açtı, öyle ya ödemesi gereken tutar dağıtılan ekmek, kömür, yiyecek ve giyecek tutarından az, haydi bunu kabul etmesek te anladık diyelim; asıl anlaşılamayan mahkeme tarafından bu kör ve sakat ve de ilaveten parasız adama nasıl ceza verildiğidir, hani o devlet bankalarına büyük büyük borçları olanları çok da önemsenmez iken bu adamcağızın 45 TL lik borcunu çok ciddiye alarak sanki devleti batmaktan kurtarıyor edasıyla hiç tavizsiz ve takdir yetkisi kullanmaksızın yapıştır cezayı.

Hâkim amcalar sadece ilgili kanunların ilgili maddelerinin ilgili bentlerine göre gerekli cezayı veriyor ama asla “neden ödeyemedin” diye sormuyorlar, “paran var da mı ödemiyorsun” diye sormuyorlar, tabii ki hâkim amcaların belli ki akıllarına ve işlerine gelmemiştir belki de kanun onlara böyle bir yetki de vermemiştir ki düşünsünler ve sorsunlar; bir adam hem kör hem sakat olur ama hem kör hem sakat hem de parasız olamaz. Tabii ki yasalar bu yargıçlara “neden ödeyemedin” sor demiyor ki “neden ödemedin” diye sor diyor ne yapsın beyler.

Çaresiz seslendiler; Dursun Erselligil için görevlilere beyefendiye cezaevine kadar refakat edin diyerek. Takdir hakkı mı o da ne ki? Ayak takımı için takdir hakkı mı olurmuş? Kaldı ki o takdir hakları o kadar fazlaca kullanıldı ki devleti soyanlar ve devlet için kurşun atanlar için zavallı Dursun Erselligil’e kalmadı. Vallahi olsa dükkân sizin ama yok işte mealinden haydi kodese… Banka hortumlamadığı, trilyonları kaybedecek durumu olmadığı, çocuğuna gemicik alacak kadar para yapamadığı için 45 TL’lik su faturasını ödeyemeyen felçli ve görme özürlü bir vatandaş. 61 yaşında. ve 45 TL için hapse atıldı. Birileri hapisten hocalarını kurtarmak için kanunlar tasarlarken yok bel fıtığı, grip, nezle, öksürük durumları tahliye sebebi olurken inanılmaz takdir yetkilerini kullananlar cebi boş vatandaşını da 45 TL için bulunduğu durumu gözardı ederek hapse atabiliyor, peki devleti soymuş artık sıralamayalım bir sürü herze yemiş adamlar eli kolu serbest dolaşıyor

Yaşasın Türk adaleti.

Eeeeeeeeeeeee “Adalet mülkün temeli” ya; Dursun dayının da mülkü yok adaleti de olmaz hata ona adaletin gereği de yok. İşte gelinen nokta. Gelinen noktaya hoş geldiniz.

Ağlamamak elde değil

Ağlıyorum; biraz da kuran okunurken ağlayanlar ağlasın bu olay karşısında demek istiyorum, birazda TV lerde vaaz verirken salya sümük ağlayanlar ağlasın diyorum ama sadece diyorum biliyorum ki onların hiçbirisi bu durumdan rahatsız değil… Hatta müsebbipleri ile kolkola gezmekte beis görmemişlerdir…

Sosyal devlet işte budur diye kabararak konuşanlar için çok önemli bir ibret öyküsüdür işte Dursun Erselligil’in yaşadıkları… Hani sormamak elde değil; necip Türk milletinin her ikisinden birinin seçtiği “komşusu aç iken yatan bizden değildir” diyen padişahlar nerede, nerede yoksulun fakir fukara güraba dostuyum diyenler…

Ruhi M. Çilek

1 YORUM

  1. 10-15 yıl önce gittiğim bir tiyatro oyununda bir kırallık var.Kırallığı bir prenses yönetiyor herneyse,krallıkta bankalar var ve bizde olduğu gibi bankayı dolandırıp çok büyük miktarda para çalınıyor.Neyse prenses dolandırıcıları bulduruyor ve huzuruna çağırıyor .Büyük bir fasükülde yaptıkları suşla ilgili araştırma yapıyor ve şöyle bir sonuçla mahkumlara dönerek.
    o kadar büyük bir suç işlemişsiniz ki bu suçun karşılında size verilecek bir ceza gözükmüyor diyerek dolandırıcıları serbest bırakıyor.
    Ahlak ve sosyal yapı gibi değişen kültlerde kural koyucularında kuralları yapıya ve algılama biçimine göre değişmektedir.Bu ,güce bağımlı faşist toplumlarda algıma ve bilinç düzeyi aşağılara çekildiği durumlarda zaman içerisinde doğru olarak kabul gören kurallar bir süre sonra yanlış olarak nitelendirilebilir.Sonuç olarak tavuk hafızalı kalabalıklarda kurallarda bu hafıza ve güç durumuna göre değişmektedir.Hukuk ve kurallar(hertürlüsü) da bu hafızaya sahip yöneticilerle biçimlendirilerek pasta olarak kitlelerin önüne sunulur.Herşey dönemseldir.Bu dönemselliği şartlandırılmış kitle ve bu kitleyi biçimlendiren güç odakları yaratır.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?