İSTANBUL (AA) – HATİCE ŞENSES – Bezmialem Fitoterapi Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Murat Kartal, Türkiye ile özdeş olmuş birçok bitki bulunduğunu, bu zenginlikten yola çıkarak yeni ürünler elde edilmesi gerektiğini belirterek, "Aslında bir anlamda bunlardan geliştireceğimiz ve dünyaya satacağımız birtakım ürünlerle ülkemiz dünya pazarında lider ülke olabilir." dedi.

Prof. Dr. Kartal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2015'ten itibaren faaliyet gösteren merkezde, bitkisel tıbbi ve aromatik bitkilerin, ürünlerin kaliteli olması için büyük çaba sarf edildiğini belirterek, bu kapsamda birçok ürünün analizinin de yapıldığını söyledi.

Böylece, ürünün kalitesini de belirlemeye çalıştıklarını, yeni yöntemler geliştirdiklerini dile getiren Kartal, "Amacımız halkımızın kaliteli bitkisel ürünlere ulaşmasını sağlamak. Bu noktada mücadele veriyoruz. Merkezde bitkisel hammaddeler elde edip, gıda, kozmetik ve ilaç sanayisine satıyoruz. Öncelikli hedefimiz ürünlerin hammaddesini ülkemizde elde etmektir. Yani yurt dışından gelen hammaddeleri Türkiye'de yapmak istiyoruz. Bununla ilgili hem birçok bilimsel çalışma yapmaktayız hem de yurt dışından gelen bu hammaddeleri burada üretip yine firmalarımıza ulaştırıyoruz. Katma değer sağlamak için mücadele veriyoruz." diye konuştu.

Kartal, Türkiye'nin yaklaşık 12 bin bitkiyi barındırdığını, bu anlamda Avrupa'nın en zengin ülkesi olduğunu aktararak, şu bilgileri verdi:

"Sadece Türkiye'de yetişen yaklaşık 3 bin 600 bitkimiz var. Yani ülkemizde gördüğümüz her 4 bitkiden biri bu topraklara özel. Bu zenginliğimizi çok iyi kullanmamız gerekiyor aslında. Biz şimdiye kadar bitki satan konumunda bir ülkeydik. Bitkisel hammaddelerimizi, yağlarımızı bütün dünyaya satmamız gerekiyor. Bundan çok büyük ekonomik gelir elde edebiliriz. Bizimle tanınan, yani ülkemize özel birçok bitkimiz var. Defne, defne yağı, gül, gül yağı, kekikler, kekik yağlarımız, bunlar ülkemizin zenginlikleri. Bunlardan yeni yaratıcı ürünler yaparak, bütün dünyaya satmamız gerekiyor. Aslında bir anlamda bunlardan geliştireceğimiz ve dünyaya satacağımız birtakım ürünlerle ülkemiz dünya pazarında lider ülke olabilir."

– "Bitkilerin doğru saklanması gerekiyor"

Bitkilerin hasat sonrası dönemde göreceği işlemlerin çok önemli olduğuna işaret eden Prof. Dr. Murat Kartal, şu uyarılarda bulundu:

"Bitkilerin toplandıktan sonra doğru kurutulması, saklanması gerekiyor. Çünkü bunlar aflatoksin üretebiliyor, mikrobiyal kirlenme oluşabiliyor, ağır metal ya da pestisit kalıntıları içerebiliyor. Dolayısıyla bitkilerin her türlü analizinin yapıldıktan sonra kullanılması çok önemli. O yüzden eczanelerden alınması, halkımızın analiz sorgulamasını yapması ve böyle kullanması çok önemli. Bitkiler aslında sağlığımıza çok büyük faydalar sağlamakta. Bütün dünya bunun farkında ve artık bütün dünya sağlıkta, beslenmede bu tıbbi ve aromatik bitkileri kullanıyor. Ama doğru, kaliteli bitkiyi, yağları kullanmamız sağlığımız için çok önemli. Biz burada Bezmialem olarak doğal bitkisel yağları üretip satıyoruz. Yine çaylarımız var. Her zaman bitkilerin kaliteli olması önemli. Halkımızın bu ürünleri kullanırken sorgulaması gerekiyor. Doğru, tağşişi yapılmamış ürünleri kullanması gerekiyor. Tabii bitkiler karıştırılabilecek ürünler. Papatyada bunu görüyoruz. Çoğunda bir karışıklık, karıştırma söz konusu. Dolayısıyla vatandaşlar bu tip bitkisel ürünleri alırken eczanelerden alsınlar. Doğrusu bu."

– "Soğuk sıkım yağların elde edildiği makinenin kalitesi çok önemli"

Yanlış bitki kullanımının insan sağlığına zarar verebileceğini vurgulayan Kartal, son dönemde adı sıkça duyulan "soğuk sıkım"ın nasıl yapıldığının bu noktada çok önemli olduğunu söyledi.

Kartal, özellikle soğuk sıkım yağların elde edildiği makinenin kalitesinin önemine işaret ederek, "Eğer düzgün bir makinede bu soğuk sıkım yağlar elde edilmezse zararlı moleküller oluşabiliyor. Dolayısıyla soğuk sıkım yağları da kullanırken yine kaliteli ürün olduğundan emin olunması gerekiyor ki kişinin sağlığını korumak için kullandığı bir ürün sağlığını bozmasın." dedi.

Türkiye'de tıbbi ve aromatik bitkilerin, bitkisel ürünlerin çok fazla üretildiğini ancak daha sıkı bir denetim mekanizmasının oluşturulması gerektiğini vurgulayan Kartal, "Denetimi çok iyi yapılması lazım. Kalitesiz ürünlerin ilgili birimler tarafından çok sıkı denetlenmesi ve bu ürünlerin analizlerinin yaptırılıp, hatalı, kalitesiz ürün yapanların çok büyük cezalara çarptırılması gerekiyor. denetimimizi iyi yaptığımız zaman bu ürünler sağlıklı olarak raflarda yer alacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?