Boyner: Gıpta edilen bir ülke olduk

Boyner, Antalya’da düzenlenen Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Başkanlar Konseyi toplantısında, makro ekonomide ciddi başarılar sağlandığını dile getirerek, ”Türkiye’nin krizden çıkışta, büyümede, kendine yeni ticaret ve yatırım pazarları açmada neredeyse gıpta edilen bir ülke haline geldiğini biliyoruz” diye konuştu.

Seçim öncesi iş dünyasının ekonomik beklentilerini de anlatan Boyner, yeni dönemde, rekabet edilen diğer büyüyen pazarlara da bakarak Türkiye’nin yapısal olarak daha rekabetçi, verimlilik tabanlı yeni istihdam yaratan ekonomi haline gelmesine odaklanılması gerektiğini söyledi.

Boyner, bu dönemde sürdürülebilir büyüme için makro ekonomik önerilerinin, bağımsız bir Merkez Bankası anlayışının derinleştirilmesi, faiz dışı kamu harcamalarının düşürülmesi ve kamu harcamalarının faktör verimliliğini artıran alt yapı harcamaları bağlamında önceliklendirilmesi olduğunu belirtti. Boyner, vergi mevzuatının özlü, kısa, anlaşılabilir bir reforma tabii tutulması ve dolaylı vergi gelirlerinin nispi olarak azaltılması, G-20 oluşumunda Türkiye’nin hak ettiği etkili bir konumun elde edilmesi, kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin topluma yaygınlaştırılarak şeffaf ve hesap verilebilir bir şekilde yürütülmesini de talep ettiklerini kaydetti.

Türkiye’nin rekabet gücünün artırılması için mikro düzeydeki reformlara acilen ihtiyaç olduğunu söyleyen Boyner, 5 Ocak 2011 tarihinde açıklanan Sanayi Strateji Belgesi’ne dikkati çekti. Bu belgenin sektörel değerlendirmeler dışında tüm yatay nitelikteki mikro yaşam alanlarını kapsadığını vurgulayan Boyner, yatay sanayi stratejisi alanları dışında merkezi otoritenin sektörel tercihlerde bulunmasının sürdürülebilir ve rekabetçi piyasa ekonomisine uygun olmadığını söyledi.

Devlet yardımlarının tüm sektörleri yatay ele alabilecek şekilde yüksek katma değer oranlarının yakalanmasına destek olacak teknoloji yatırımı, seçimi ve kullanımını desteklemesi gerektiğini ifade eden Boyner, yardımların, sektör ve bölge ayrımı gözetmeksizin, özellikle başarı veya fiziki alt yapıya yönelik olağanüstü yüksek yatırım gerektiren projeleri de kapsamasını istedi.

Boyner, Sanayi Bilgi Sistemi’nin bir an önce tamamlanarak kamuoyuyla paylaşılması, vergi tabanının genişletilmesi için kayıt dışı ekonomik faaliyetlerin kayıt içine alınmasını özendirecek, kayıtlı kesimi mağdur etmeyecek düzenlemelerin hayata geçirilmesi, yatırım maliyetleri ve kayıt dışılığın azaltılması kapsamında dolaylı vergiler yeniden düzenlenmesi, denetimlerde vergi mükelleflerini koruyucu düzenlemeler yapılması gerektiğini de dile getirdi.

Sanayide rekabet gücünün artırılması için enerji maliyetlerinin, istihdam üstündeki yüklerin ve diğer görünmeyen maliyetlerin azaltılması gerektiğini ifade eden Boyner, bölgesel kalkınma stratejilerinin belirlenmesi ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesinin altını çizerek, şunları söyledi:

”Haberleşme sektöründeki vergiler AB standartlarına çekilmeli, eğitim siteminde nüfus bilim göstergelerinden yararlanılmalı. Zorunlu eğitim süresi AB ortalamasına çıkarılmalı, modernizasyonu ve eğitim kalitesinin arttırılmasında etkili adımlar atılmalıdır. Kadınların iş gücüne katılımı ve istihdamın arttırmak üzere bütünlüklü bir politika uygulanmalı.”

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ
İklim değişikliğini de değinen Boyner, bunun sadece çevre politikalarını ilgilendiren bir konu olmadığını söyledi. İklim değişikliği ile mücadele politikasının, enerji, ulaştırma, sanayileşme, yatırım alanları, dış ticaret, yerel yönetimler, sağlık, bölgesel kalkınma ve tüketici hakları gibi çok çeşitli alanları ilgilendirdiğini vurgulayan Boyner, küresel ısınmaya dikkati çekti.

Boyner, ”Önlem alınmadığı takdirde 2050 yılına kadar iklim değişikliğiyle ilgili hiçbir şey yapmamanın bedelinin, dünyanın 4 ila 6 derece ısınması ve bu doğrultuda küresel ekonominin, kuraklık, ormansızlaşma, çölleşme, susuzluk, tayfun ve sel gibi doğal felaketlerin artması gibi faktörlere bağlı olarak yıllık ortalama yüzde 5 küçülmesi olacağı artık kabul öngörmüştür. Biz bu öngörü içinde bu ay sonunda İstanbul’da iklim değişikliği toplantısını gerçekleştireceğiz” dedi.

TÜSİAD olarak iş dünyasının bağımsız ve gönüllü örgütlenmelerini, bu örgütlerin karar alma süreçlerine katılımını çok önemli bulduklarını ifade eden Boyner, bu nedenle TÜRKONFED’in Türkiye’nin tüm bölgelerinde işbirliklerini güçlendirmesi, idari kapasitesini geliştirmesi ve bu süreçte yerel iş dünyası örgütleri oluşturması ve geliştirmesi yönündeki çalışmasını çok önemsediklerini ve desteklediklerini belirtti. Boyner, ”Türkiye yeni döneme hazırlanırken ancak sorumluluklardan kaçmayan, uzun dönemli toplumsal çıkarları kısa dönemli çalkantılara feda etmeyen, ana temel sorumluluk alanı olan ve beslendiği toplumu aydınlatabilme yükümlülüğünü sağlayan bir sivil toplum kuruluşu başarılı olabilir” diye konuştu.

ANAYASA TARTIŞMASI
Toplantının ardından gazetecilerin sorularını da cevaplandıran Boyner, yüzde 10 barajıyla ilgili bir soru üzerine, ”Bu konudaki fikrimizi açıkça söylüyoruz. İnşallah bu döneme olmadı, bir daha ki döneme olur. Sürdürülebilir bir şey değil” karşılığını verdi.

Milletvekili adaylarıyla ilgili değerlendirmesinin sorulması üzerine de Boyner, ”Eğer gerçekten ön seçimle adaylar belirlense siyasi partilerin programları konuşulur, bu tartışma kişiler üzerinden ‘Ahmet oldu’, ‘Mehmet olmadı’, ‘Ayşe oldu’ üzerinden değil de siyasi parti programları üzerinden yapılır. Ön seçimin gerekliliğini gördük” dedi.

Gazeteport

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?