Bu kez fareler sevinecek!

Mutlu Fareler - Sigara Icen Fare

Bu kez fareler sevinecek. Batmakta olan gemiyi önce fareler terkeder. Ama en çok neye üzülürler bu fareler, bilirmisiniz? Atilla Aybalık yazdı.

Bu kez fareler sevinecek !

Herkes merakla bekliyordu!

Türkiye, Kürtlerin yoğun bulunduğu Diyarbakır’da Başbakan’ın ne diyeceğine kulak kesilmişti.

Halk tabiriyle bakalım bu dağ ne doğuracaktı…

***

Günlerdir beklenen Diyarbakır mitingini yaptı AKP…

Ne söyledi Başbakan?

Koca bir hiç!

Niye mi?

İşte söyledikleri..

***

A..harfini ağzına almaktan çekindi..

Af anlaşılır diye korktu.

Geçmişe sahiplenmeye çalıştı.

Olmadı!

“Diyarbakır Cezaevi’ni yıkacağız” dedi.

Tutmadı!

Konser veren bir star gibi davranmaya çalıştı.

Hareketleri göze hoş gelmedi!

Yollardan, yatırımlardan bahsetti.

12 Eylül Anayasası’na “manifesto” dedi.

Özgürlüklere hiç değinmedi!

Çoğu civar yerleşim birimlerinden getirilen insanlar, konuşmasının ortasından sonra sıkıldı ve gruplar halinde meydanı terketmeye başladı.

Mutlu Başbakan bu durumu hüzünle seyretti.

Konuşmasını kısa kesmek zorunda kaldı.

Futbolcu ve şarkıcı kimlikli kişileri sahneye davet etti.

Onlardan medet umdu.

Onların kim olduklarını, konuşma alanını sonradan terkedenler de medyadan öğrendiler.

Sonuç :

Koca bir fiyasko!.. Koca bir hiç!

Bir insan olarak, Başbakan’ın yerinde olmak istemezdim doğrusu.

Onun adına üzüldüm.

Çevresini sarmalamış danışmanlar ordusunun onu bu mitinge ne kadar biçare hazırladıklarını, yaptığı konuşmayı izledikten sonra daha iyi anladım.

Yoksa, bu danışmanlar, Basbakan’ın gizli düşmanı mı?

Ya da; AKP’de ki bu çöküş sürecini geçde olsa görmeye başlayan ve gemiyi yavaş yavaş terketmenin zamanı geldiğini anlıyan kurnaz kişiler mi?

Bu soruları düşünmekten kendimi alamadım…

Ne de olsa Basit Düşünceli Adam’ım ya!..

***

Batmakta olan gemiyi önce fareler terkeder!

Karadan geminin batışını seyretmeye başlarlar.

Ama en çok neye üzülürler bu fareler, bilirmisiniz?

Bilmiyorsanız söyleyelim.

Geminin batmadığına!..

***

Başbakan Erdoğan, gemisini kurtaran kaptan olabilecek mi?

Kaçan fareleri gerçekten üzebilecek mi?

***

Seçmeninin gözünde dağ gibi görünen Başbakan, Diyarbakır mitingindeki tarafsız konuşmasıyla kendini bertaraf etmiştir.

Kendi sözleri ile kendini yok etmiştir.

Danışmanlarının oyununa gelmiştir. İmajının zedelenmesine müsaade etmiştir.

Diyarbakir mitingi Başbakan Erdoğan’ın karizmasını fena halde çizmiştir.

Mitingin esas özeti budur…

***

Dağ erimeye başlamıştır.

Dağ yine fare doğurmuştur!

Gemi gerçekten batmaktadır.

Bu kez fareler sevinecek gibi gözüküyor…

KKV

Melih Gökçek gerçekten senin için çalışıyor.

Hani insanlar vardır.

Yenildikleri insana gizli gizli sempati duyarlar.

İşte Melih Gökçek’de bunlardan birisi.

Ankara’ya gitmene orada mitingler yapmana gerek yok!

Gizli bir yandaşın var.

Hipodrom’da ki iftar bunu kanıtladı.

50 bin kişilik yemek hazırlanmış!

Evet kutuları içinde.

75 bin kişi gelmiş!

25 bin kişi aç kalmış!

Onlara evet yazan içi boş kutulara küfür etmek düşmüş!

Aç kalmış bu insanlar,

Etki-tepki mantığını devreye sokarak,

İçi boş evet kutularını hatırlıyacaklar,

Ve referendum da “hayır”diyeceklerdir.

Tez elden;

Melih Gökçek’e bir teşekkür mektubu göndermelisin!

Eminim, o da bu teşekkür mektubunu sabırsızlıkla bekliyordur!

Atilla Aybalık

10 YORUM

  1. Atilla bey, kendi bindigi dali kesmek diye buna derler sanirim.Kendi sozleri ve kendi tavri ile kendi kendini yok edicek.Bunlarin temelleri yok ve mayalari bozuk,insanlar da sapkalarini onlerine koyup dusunuyor olmalilar.Butun soylediklerini toparlayip kafalarinda degerlendirme yapiyorlar.Yalancinin ve dolandiricilarin mumu yatsiya kadar yanarmis.Turkiye icin bir donum noktasi olucak bu oylama.Ama bunlari silip supurmek gerek,yoksa her zaman bu ulke icin buyuk tehlike,surekli suyu bulandirip durucaklar.

  2. sevgili atilla başbakan zaten battıkca batıyor konuşmalarıyla tavır ve hareketleri ile gitgide saldırganlaşıyor , o kadar yalan broşürler çıkartıyorlar ki EVET desinler diye aklına gelecek ne varsa hep oynuyor veya yaptırtırıyor yandaşlarına gemide kalan fareler gibi, okyanusta çırpınmanın .son halleri .. sonun başlangıcı olarak görüyorum yazık yazık çok yazık… o da kaybettiğini biliyor ya son vuruşularını oynuyor malesef,ne yaparsan yap ikdidar CHP olacaktır

  3. Fare demekle evetcileri fareye benzeten attila, chp 13 eylulde nallari havaya dikecek,,,yuh sizin gibilere!!! cumhuriyetgazetesi domuz dedi,rahibelere benzettiniz,aptal dediniz,gobegini kasiyanlar dediniz,koyun suruleri dediniz,13 eylulde OYACAGIZ,VE halk galip gelecek

  4. Ya kusuruma bakmayin hergun malesef giremiyorum bu nete sizlerle bu ozgurce yorumlarin paylasilan yere girmek icin, ve birde hala inanamiyorum bu site ve bunun gibi siteler hala yasaklanmadi TURKIYEMDE, acaba farkinami varamadi AKP partisi ki HAYIR diyenlere hep dusman gozu ile baktilar, cunku tum pastayi kendileri yemek istiyor, yoksa bu sitenin varligini goren YANDASLARI artik atilla beyin dedigi gibi gemiyi terk etme amacini gudererekmi gormemezlikten geliyorlar, her neyse, aslinda ben gemiyi terkeden fare olarak degilde KOSEYE SIKISAN FARE olarak goruyorum AKP yi ki zaten o durumda, artik kendi kanallarinda bile kaybedeceklerinden korktuklarindan dolayi alehlerine haberler cikiyor, hic sasmadim, yine buda atilla beyin yazilarinin dogrulugunu bir kez daha kaniti.

    Bagzi arkadaslar artik bayagiki bencillesmis sadece AKP nin yonettigi kanallara bakarak AKP adina konusuyorlar, ben acikca soyluyeyim onlara, biz CHP veya MHP veya digerleri adina bu konulari acip yorumlamiyoruz, bizler TURK MILLETINE yapilan ve yapilacak olan HAKSIZLIKLARA KARSI duvar olmaya calisiyoruz, bizim icin AKP, CHP veya MHP gelmis liderlige onemli degil, serefi ile TURK HALKINA sahip cikacaklarin pesindeyiz, Haysiyetsiz, SEREFSILERIN ellerinden kurtarmak icin bu zamani yorumlarimizla kaybediyoruz, AKP nin liderleride bunlardan birileri, AKP li olabilirsiniz ama sizlerin gozunu o kadar koreltmiski din konulari ile ALLAH oldurun sunlari deselere siz gidip oldureceksiniz, iste o yuzden cekinmeden soyluyorum cahil kafali dusunmeyin ve adam gibi TURKIYEMI dusunun, kimse sizin goruntunuzle ugrasmiyor, dininize laf etmiyor, o basinizdaki AKP liderleri size bunlari YUTTURUYOR, yillardir ic iceyiz kim sizin yuzunuze turkurdu bir bakin,..

    Eger evet cikarsa 75 milyon TURK benim kardesim diyen RECEP BEY toplanan hayir oylarindaki parmak izlerini alarak hayir diyenlere bu dunyayi cehennem yapacagindan adim gibi eminim, cunku o HAYIR diyen vatandaslarin babalari belli degil…

    Biraz sert konustum ama ne yapalim hak edene hakkini vereceksinki anlasin.

  5. neden hayir a cevap basbakanin kendisinden
    buyrun okuyun … (yazildigi yer , yazan , ve soyleyen burada yani kaynak belli , tabi ki anliyana)

    Cumhuriyet yazarı Ali Sirmen, bugün köşesinde referandumda vereceği oyu açıkladı. Kendisinden bekleneceği üzere “Hayır” oyu verecek olan Sirmen’in yazısında ilginç olan şey ise Sirmen’in Hayır gerekçesini
    Tayyip Erdoğan’dan almış olması.

    Eşinin okuduğu ve bunu yaz dediği, Erdoğan’ın bir açıklamasını köşesine taşıyan Sirmen, yazısında neden “hayır” vereceğini şöyle anlatıyor.

    Son zamanlarda, artık “evet mi hayır mı?” sorularından bıkmaya başlamıştım ki, Mine cumartesi günkü gazetelerden birinde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bir açıklamasını okudu ve hemen buyurdu:
    – Her şeyi açık açık anlatıyor. Sen de bunu yaz da herkes görsün!
    Bir köşe yazarı, karısı yaz deyince, yazmaktan başka ne yapabilir ki? Ben de yazıyorum.
    Bakın Tayyip Erdoğan perşembe günü katıldığı iftar yemeğinde ne demiş:
    “İnanın ayaklarımızda pranga var. Biz prangaları çözemediğimiz sürece, sizler belki dışarıdan zannediyorsunuz ki, parlamentonun yüzde 65′ine sahipsin çöz de git! Neyi çözüyorsun?
    Türkiye’de parlamentonun da, yürütmenin de üzerinde bir yargı gücü var. Seni engelliyor. Ben bugün vali ataması yapamıyorum. Seni engelliyor. Atadığım valiyi geri iade ediyor aynı anda. 23 kere bir müdürü geri iade ediyor (geri iade ediyor denmez ama üslup Başbakan’ındır aynen koruyorum A.S.) Ben bir yürütme ve hükümet olarak, istediğim müdürü istediğim yere atayamazsam, istediğim valiyi istediğim yere atayamazsam, bu ülkede ben nasıl icrai faaliyet yapacağım? Halkın karşısına o mu geliyor, ben mi geliyorum?.. Yarın beni siz yargılayacaksınız, vatandaş yargılayacak. İyi yaptın kötü yaptın diye bana diyecek olan kim. Onlar halkın karşısına çıkmıyor ki, ben çıkıyorum halkın karşısına. Hesabı veren ben, ama gelip bana zulmeden de o. Bu böyle yürümez. Onun için bu anayasa değişikliğine evet istiyoruz.”
    ***
    Tayyip Bey’in 23 Nisan 2010 yılında koltuğunu sembolik olarak küçük bir çocuğa bırakırken söyledikleri de şuydu:
    – Artık mühür sende, ister asarsın, ister kesersin!
    Tayyip Bey’in bu iki konuşması 12 Eylül’de anayasa referandumunda neden hayır oyu vereceğimi gayet iyi açıklıyor.
    Görüyorsunuz Tayyip Bey kendi sözleriyle açıklıyor ki, 12 Eylül oylamasının asıl gerekçesi kendi astığı astık, kestiği kestik yönetiminin önündeki yargı engelini kaldırmak. Tayyip Bey’e bu açık sözlü konuşmasından dolayı çok teşekkür ederiz. Bütün aldatmacaların ardında, gerçek niyetin ne olduğunu şimdiye dek hiç kimse, bu kadar net bir biçimde anlatamamıştı.
    Teşekkürler Tayyip Bey! “Hayır”ın en güzel en açık gerekçesini bizzat siz verdiniz

  6. ama ne komil sedef hanim
    bir kere yazinin sahibi degil okurusuz yani size ait degil baskalrida okuyup begenebilir ve baskalarinin okumasi icin yayabilir
    bilmem anlatabildimi? bilmem anliyabildiniz mi?

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?