Bu taşın altından da o çıktı

Fransa’da Yahudi okuluna dün düzenlenen saldırı ve kısa bir süre önce Afrika kökenli üç askerin benzer bir biçimde öldürülmesi, dikkatleri, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin, kimilerince “yabancı düşmanı” olarak nitelendirilen seçim söylemlerine çekti.

Fransa’nın Toulouse şehrindeki bir Yahudi okuluna düzenlenen ve üçü öğrenci dört Yahudi’nin ölümüne neden olan saldırı Fransa’yı derinden sarstı.

Saldırıyı daha da önemli kılan, aynı şehirde çok kısa bir süre önce benzer iki vakanın daha gündeme gelmiş olmasıydı. 11 Mart’ta Faslı asker Imad Ibn Ziaten, 15 Mart’ta da Afrika kökenli iki paraşütçü asker vurularak öldürülmüştü.

Bütün bu saldırıların,aynıkişi tarafından gerçekleştirildiğinden şüphe ediliyor.Ateşlenen silah kalibrelerinin aynı olması ve saldırganınher olaydamotosikletli olarak tarif edilmesibu yöndeki şüpheleri güçlendiriyor.

ÖLDÜRÜLEN ASKERİN BABASI KONUŞTU
Öldürülen paraşütçüaskerlerden Abdel’in babası, iki saldırıyı aynı kişinin yaptığından emin. “Benim için sürpriz olmadı” diyen baba, “profesyonel ve soğukkanlı” olarak nitelendirdiği caninin “karanlık listesinin” uzayarak devam ettiğini düşünüyor.

Fransa, birlik içinde bu trajedinin faillerini bulmak için sıkı bir duruş sergileyedursun, seçimlerden kısa bir süre önceyaşanan bu saldırının doğurduğu öfkenin, Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’ye yöneleceğini tahmin etmek zor değil.

Sağcı seçmenlerin kulağını okşamak için tonu ırkçılığa varan açıklamalar yapan Sarkozy’nin başı, son saldırı nedeniyle epey ağrıyacak gibi görünüyor.

“ÜLKEDE ÇOK YABANCI VAR” DEMİŞTİ
Bu ayın başında, “Ülkede çok fazla yabancı olduğu” şeklinde ifadeler kullanan ve seçmene, bu sayının azaltılmasını vadeden Sarkozy, Ulusal Cephe adayı Marine Le Pen’in ortaya attığı helal ve koşer et satışı konusunda da kışkırtıcı bir tavır sergilemiş, bu ürünlerin diğerlerinden ayrılması için öneriler getirmişti.

Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin en sıkı rakibi Sosyalist Parti lideri François Hollande ve diğer muhalif liderler, acının sıcaklığıyla, şimdilik bir milli birlik tablosu çiziyor ve konunun bu yönüne değinmekten kaçınıyor. Ancak olay soğuyunca, tartışmaların ırkçılık kokan seçim kampanyaları üzerinden gelişeceği öngörülebilir.

ŞİMDİDEN SAVUNMAYA GEÇİLDİ
Aslında bunun ilk sinyalini, yine Fransız siyasetçiler verdi. “Yarası olan gocunur” deyimini doğrularcasına, henüz ortada somut bir suçlama bile yokken, Sarkozy’nin çevresinden, “Bu dramdan fayda sağlanmaya çalışılmamalı” şeklinde uyarılar gelmeye başladı.

Paris 18’inci yönetim bölgesinde görevli kaymakam yardımcısı Daniel Vaillant, “Bir dramdan yarar sağlamaya kimsenin hakkı yok. Cumhurbaşkanı adayları dün doğru bir duruş sergiledi, bu çizgiden şaşmamalılar” derken, Dışişleri Bakanı Alain Juppé ise “Fransız politikasının şimdiye dek ulusal birlik ve beraberlik ruhuna uygun hareket etmesini” takdir ettiğini söyledi. France 2 televizyonuna konuşan Juppé, “Bu dramın seçim kampanyalarıyla alakası olmamalı” diye ekledi.

ACININ ARDINDAN İSYAN GELİR
Fransız medyası şu an için temkinli bir yayın politikası izliyor olsa da yabancı basın olayın ırkçı politikalar boyutunu, sayfalarına çoktan taşıdı.

Dünyanın en prestijli gazetelerinden, İngiliz The Independent ve The Times gazeteleri, Sarkozy’nin yabancı düşmanlığını köpürten ulusal kimlik ve göç söylemiyle son saldırılar arasındaki olası bağlantıya vurgu yaptı.

Fransa’da da gözyaşları hele bir dinsin, gündemdeki dayanışma ruhunun yerini isyan ve sorgulama alacaktır.

Sebla Kutsal

[email protected]

https://twitter.com/seblakutsal. (Hürriyet)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?