Büyüyünce Seversin Adası: Malta!

Buyuyunce Seversin Adasi Malta Irem Gursoy

Dünyanın her noktasında adımlarım olmalı. O adımlar da, benden geriye kalan izleri yaşatmalı. Bir yaşanmışlık bende kalırken, bir diğeri o adımlarda kalmalı. Bunun adı “sonsuzluk bağı” olabilir mesela. İşte benim tutkum!

Ve bu tutkunun, zamanında hakkının tam olarak verilemediği bir ada; Malta!

Taş Devri’nden günümüze kadar pek çok ülkeye ve topluluğa ev sahipliği yapmış, yüzlerce kez kuşatılmış ve yönetilmiş bir adadır Malta. İngilizler, Fransızlar, Doğu Roma İmparatorluğu, Fenikeliler hatta Kartacalılar… Fakat, aynı Malta; Osmanlı İmparatorluğu’nun, her ne kadar çok istese de, tamamen ele geçiremediği nadir topraklardan da biridir.

Burası, asıl adı “Malta Devleti” olan, 2’si küçük ve 3’ü büyük olmak üzere toplam 5 adadan oluşan bir adalar topluluğudur. Küçük olan 2 adada yaşayan yok. Geriye kalan ve yaşam olan 3 büyük ada ise, büyüklüklerine göre; Malta, Gozo ve Comino adası olarak biliniyor.

Comino’nun hikayesi ilginç… Yüzölçümü sadece 2 km² olan bu adada, bir şehir efsanesine göre, yalnızca 4 kişilik bir aile yaşıyor. Adayı o kadar çok seviyorlar ki, devlet onları evlerinden ayırmak istemiyor. Bunun yerine, onları “gözlemci” ilan ediyor ve adayı korumakla görevlendiriyor… Bu hikaye benim ilgimi çekmişti, çünkü bu tarz şeyleri okuyarak öğrenemezsiniz. İnanın bana, daima “çok gezen” daha “çok bilir”.

 

Malta Adasi Irem Gursoy 2

Gozo adası ise daha gelişmiş. Fazla bir nüfusu yok. Yaşam sakin ve güzel. Birkaç okul, birkaç market vb. ufak ufak her şeyden birkaç tane olan o mini-şehirlerden kendisi. Ancak, bu adada önemli olan bazı noktalar var. Bu noktalardan bir tanesi, hatta belki de en ilgi çekicisi; bir tepenin üzerinde bulunan devasa boyutlardaki beyaz beton haç sembolü… Tepenin eteklerinden başlayarak, yukarıya, bu haç sembolüne doğru, belirli aralıklar ile yerleştirilmiş toplam 13 tane minik heykel bulunuyor. Bu 13 tane heykel, İsa Peygamber çarmıha gerilmeden önceki durulan noktaları sembolize ediyor. “Hristiyan Alemi’nin 13 sayısına olan batıl inancı (uğursuzluk) da zaten, İsa Peygamber’in çarmıha gerilmeden önce, 13 ayrı noktada işkence görmesindendir.” diyor rehber… Beton beyaz haç sembolünün tam karşısında ise, heybetli bir kilise bulunuyor. Denildiğine göre; zamanında bu kilisenin arazisine sahip olan bir köylü varmış. Kendisine güzel bahçeli bir ev yapmayı planlıyormuş, ancak Malta Devlet’i kendisinden bu arazinin konumu gereği, buraya bir kilise yapmasını istemiş. Ve bu kilise, günümüze kadar korunmuş… İçi insanı derinden etkileyen bir huzura sahip olan bu kilisenin etrafında hiçbir yapı yok. Yalnız bir şato misali; “göz alıcı”. Bu masallardan fırlamış kiliseye gitme şansına erişmişken, mumlarımızı yakıp, dilek dilemesek olmazdı. Diledik… (Laf aramızda, benimkiler gerçek oldu bile!)

Gelelim Malta Adası’naMalta Devleti’nin en büyük adası olan bu adanın bir bölümü, kuş bakışı bakıldığında “yarım ay”ı andırıyor. Ada yalnızca 3 büyük şehre sahip. Bu şehirler arası mesafeler ise; arabayla 5 dakika! Malta Devleti’nin tek havaalanı da bu adada ve o da sadece, tahmin edilebileceği üzere, “dış hatlar”dan ibaret. Başkent Valletta’nın diğer şehirlerden pek bir farkı yok. Hepsi aynı tarzda inşa edilmiş. Bu ada; minicik, sarı renkte taşlardan oluşan bir “şehirler bütünü” kısacası. Devlet yüksek bina yapımına veya da farklı renkte bir bina yapımına izin vermiyor. Ülkenin tek yüksek ve cam binası; kendisine ait özel limanı olan, konuklarının şahsi yatları ile gelmelerine imkan sağlayan, muhteşem manzarası ile Hilton Oteli!

Malta Adasi Irem Gursoy

Orta Akdeniz’in İncisi; Malta, kesinlikle “görülmesi gereken yerler” listenizde yer almayı hak ediyor. Özellikle de odanızın terasından kıyıdaki kayalıklara ulaşabiliyorsanız. Ve tabii, bunun ne büyük bir şans ve güzellik olduğunu anlayabilecek yaştaysanız…

Mutlu tatiller!

İREM GÜRSOY 

Ocak, 2014 

twitter.com/gursoyirem

[email protected]

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?