California’nın ışıltılı şehri kararınca

Geçtiğimiz hafta Arizona’daki küçük bir tesiste başlayan elektrik kesintisi California nükleer santralinin faaliyetini durdurmasıyla 5 milyon insanı karanlıkta bıraktı. Özellikle California’nın en önemli turistik şehirlerinden biri olan San Diego’da hayat felç oldu.

Sıcak ve alışılmışın dışında nemli bir havada şehrin en ışıltılı bölgesindeyiz: “Downtown.”

Her şey sakin ve olağan henüz.

Downtownın kalbinde yaşayan biri olarak söyleyebilirimki, bu bölgenin kalbi ışıklarıdır.

Saat 3 .30’da başlayan elektrik kesintisi bölgede hızlı bir paniğe yol açtı. 

İnsanların sokaklara dökülmeye başlamasıyla günün en haraketli saatleri başlamış oldu.

Evde su kalmadığını farkederek 24 saat açık olan şehrın en iyi marketlerinden birine yola koyuluyorum. Malum onca yiyeceğin ve bozulabilecek gıdanın olduğu bir markette jenaratorün olmaması muhtemel midir?
Markete vardığımda güvenlik görevlilerinin kapıda beklediğini fark ediyorum. İçeriye kimse alınmıyor.

Saat 7 :00

Trafik ışıklarının çalışmaması… Korna sesleri ve görülmemiş bir trafik. Tüm dükkanlar yağmalama ve hırsızlık korkusuyla kepenklerini kapatmış durumda.

Bu şehir hiç bu kadar kapılarını kapatmamıştı hayata.

Tam da 11 Eylül’e günler kala zifiri karanlık bir gündeyiz. Tedirgin ve kaldırım kenarına oturan insanlar görüyorum.

Şehrin hiçbir sokak lambası yanmıyor. Evsizler ses çıkarmaya başladı. İşte tam o anda polis arabaları devreye giriyor.

Tepede helikopter sesleri…

Downtown’ın göbeğinde ardarda çalan siren sesleri sokaklarda yankılanıyor.
Ardarda gelen itfiaye araçları, ortaya çıkan yangının habercisi. Bölgedeki küçük işletmede yangın çıkmış.

İşte bu saatlerde devreye giren tek şey çaresizlik. Yüzlerde çaresizlik hakim. Eğer evinizde ekmeğiniz, suyunuz, yiyeceğiniz yoksa alabileceğiniz bir yerde yok downtown’da.

Saat 9:00 

Polis araçları devriye gezmeye devam ediyor. Kaldığımız binada herkes dışarda. Alışverişini günlük yapan bir çok öğrenci aç. Sürekli yankılanan kulağımızı tırmalayan sesler arasında, kendi ışığımızı yaratmaya çalışıyoruz bir fenerle.

Suyumuz bile yok. İşte o anda kendimi bir film setinin içinde gibi hissediyorum.

20 senedir San Diegoda yaşayan Martha yüzüme bakıyor.

“Bu şehir hiç bu kadar karanlık olmamıştı ” diyor, elini tutuyorum gülümsüyor.

Saat 11:00

Açlık ve susuzluk gitgide zor geliyor. Uzun ve tedirgin bekleyişimiz devam ediyor. Elektriğin ne zaman geleceğine dair bir bilgi henüz kimseye ulaşmadı.

Aracı olanlar şanslı. Şehre 40 dakika uzaklıktaki Riverside’ta açık bir dükkan var haberi geliyor. Yola koyuluyoruz.

Olay özellikle San Diego yerel basınında büyük yankı uyandırdı. Açıklanan verilere göre 1971 yılından bu yana yaşanmamış bir hadise.

Bölgede bulunan San Diego State Üniversitesi olmak üzere bir çok kolej ve dil okulu kapandı.
Havalimanın faaliyetinin durması, o saatlerde gerçekleştirilen uçuşların tamamının iptaline neden oldu.

Bölgenin en önemli turistlik yerlerinden Balboa Park, San Diego Hayvanat Bahçesi ve bir çok müze kapandı. Troley sistemi çalışmadığından insanlar yollarda mahsur kaldı. Ulaşım tam anlamıyla kilit noktasına geldi.

Özellikle işletmeciler yaşadıkları maddi kayıptan şikayetçi çünkü bu durum bölgedeki işletmecilerin 1,5 milyon müşteri kaybına neden oldu.

Bir çok medya kuruluşu gecikmenin zararlarına değinirken, uzun vadeli önlemler alınması gerekildiğini vurguladı.

Ortak soru, bir elektrik kesintisi bu kadar hayatı durdurabilir mi ?

Saat 1

Riversida açık olan bir dükkana ulaştık. Tam da o anda haberi geliyor, şehir ışığına kavuşmuş.

Suzan Batmankaya / SAN DIEGO / USASABAH

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?