CerModern “tarihin sıfır noktasına” yolculuğa çıkaracak

ANKARA (AA) – EDA ÖZDENER – UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan ve günümüzden 12 bin yıl öncesine tarihlenen Göbeklitepe, CerModern'de açılacak dijital sergiyle Ankara'da da yaşanacak.

İnsanlığı binlerce yıldır kucaklayan Anadolu topraklarının en eski kültürlere ev sahipliği yaptığının önemli kanıtları arasında yer alan, yerleşik yaşama geçişle ilgili var olan bilgileri alt üst eden Göbeklitepe, başkentte adeta yeniden kurulacak.

CerModern, Türkiye'de 2019'un "Göbeklitepe Yılı" ilan edilmesi üzerine Şanlıurfa'ya 17 kilometre uzaklıktaki "dünyanın en eski arkeolojik tapınak alanının" yurt dışında da etkili şekilde tanıtılması için dijital sergi çalışmaları başlattı.

Hazırlık aşaması için titiz bir çalışma yürütülen sergide, arkeolojik alan haritalandırıldı ve sergi salonuna birebir uygulandı. Dijital teknolojilerden yararlanılarak belli bir kurgu içerisinde üç boyutlu hale getirilen sergi alanı için ses, ışık ve koku efektleri hazırlandı.

Göbeklitepe'de en çok görülen kırmızı ve siyah renklerin hakim olacağı sergi salonunda, buğday mayası kokusu, ses efektleriyle de ziyaretçilerin tarihin sıfır noktasına yolculuğa çıkarılması amaçlanıyor.

CerModern'de 21 Eylül'de ziyarete açılacak dijital sergi, 31 Aralık'a kadar görülebilecek. Sergi daha sonra Berlin ve Londra'ya taşınacak.

– "Sanatsal üretim ve yorumla Göbeklitepe'yi yakınlaştırmak istedik"

CerModern Kültür ve Sanat Programları Yönetmeni Zihni Tümer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Göbeklitepe'nin insanlık tarihi için önemine işaret ederek, kazı alanından çıkarılacak her obje, şekil, kabartı ve bulgunun tarihsel süreci fersah fersah geriye götürebileceğini söyledi.

Bu önemli mirası mümkün olduğunca çok kişinin görebilmesi dijital sanattan yararlanmak istediklerini dile getiren Tümer, Göbeklitepe'yi sanatsal üretimler ve yorumlarla Ankaralılara yakınlaştırmak istediklerini söyledi.

Serginin uzun bir hazırlık süreci olduğunu, Bilkent Üniversitesi Arkeoloji bölümünden Thomas Zimmermann'ın da yer aldığı Danışma Kurulu ile çalışmaları yürüttüklerini anlatan Tümer, "Bu dijital sergide, bilimsel bakış açısını biraz yoğurduk. Yıllarca kazı başkanlığını yapmış olan Klaus Schmidt'in altını çizdiği bilimsel bulguları, kapalı dijital bir alanda dijital projeksiyonlar ve haritalamayla nasıl yaparız, bunu değerlendirdik." diye konuştu.

Tümer, sergi alanında beş duyuya da hitap etmeyi planladıklarını vurgulayarak, "Müzikten yararlanacağız. Alana, buğday mayası kokusu vereceğiz. Göbeklitepe en yoğun kullanılan renk, kırmızı ve siyah. Çünkü demire ilk dokunan topluluk olduğu için oksitlenme ve oksitten renk elde etme söz konusu. Sergide kırmızı ve siyah renk üzerinden bir anlatıma karar verdik." ifadelerini kullandı.

CerModern'deki mutfağın da etkinlikle eş zamanlı çalışacağını, Göbeklitepe'deki buğday mutfağına gastronomik bir bakış açısı sunacaklarını anlatan Tümer, söyleşiler ve davetlerle sergiyi sürekli canlı tutacaklarını kaydetti.

Tümer, "Türkiye'deki arkeolojik alanın özellikle Ankara'da yaşayan yabancı misyona doğru anlatılmasını, oradaki kazı alanını çok iyi tanımlayarak dolaştırılabilir bir dijital sergi üretmeyi amaçladık. Sergiyi yurt dışına da taşıyacağız." dedi.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?