CIA peşimize düşecek dostum hazır ol !

CIA peşimize düşecek dostum hazır ol. İki yıl önce yazdıkları romanlarında Wall Street merkezli parasal kaosu anlattılar.

CIA peşimize düşecek dostum hazır ol !

İki yıl önce yazdıkları romanlarında müthiş bir tahminle Amerika’yı şimdilerde sarsan kapitalizm karşıtı eylemleri ve Wall Street merkezli parasal kaosu anlattılar.

Provokatör, Paranın Olmadığı Gün kitaplarının kapağında protestocuların herşeyi başlattıkları yer olan Manhattan bile gözüküyordu.

Romanın başkahramanı dünyayı kaos yaratarak harekete geçiren bir provokatör , Amerikalı birbaba ile fizikçi Türk bir annenin oğlu olan Vedat Warrington. Vedat  insanların zihinlerine girerek düşüncelerini yönlendirme yeteneğine sahip kaçık bir adam. Wall Street’i dize getirmek için CEO’ların, işadamlarının beynine girerek dünyaya parasız adalet getirmeye çalışıyor.

Asıl mesleği öğretmenlik olan genç yazarlar Tahsin Ertaş ve Gümrah Eralp’ la kitabın yazılış hikayesini ve gelecekle ilgili planlarını konuştuk..

Merve Yurdacan (M.Y.) – Asıl mesleğiniz nedir ?

Gümrah Eralp: Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim

Tahsin Ertaş: İngiliz Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim

M.Y – Bildiğimiz kadarıyla bu ilk kitabınız, daha önceden yazarlık deneyiminiz var mı ?

Tahsin Ertaş: Kendi aramızda yazdığımız Türkiye’de veya büyük bütçeyle çekilebilecek film senaryolarımızı saymazsak ilk yazarlık deneyimimiz ve ilk kitabımız Provokatör (Paranın Olmadığı Gün).

M.Y – Kitabınızı yazmaya nasıl karar verdiniz ? Size ilham veren birşeyler oldu mu ?

Tahsin Ertaş: Bize ilham veren dünyada var olan, hepimizin bildiği ve insanoğlunun kendi eliyle yarattığı adaletsiz düzendi. Şöyle düşünüyorduk evet aç olan, bir dolara ihtiyacı olan insanlar var fakat bunun yanında parasıyla devletleri çeviren insanlar da vardı, biz ortak noktanın artık bulunması gerektiğini düşünüyorduk, uçurumun artık daralması gerekliydi. Bu hislerle yazmaya başladık.

Gümrah Eralp: Şöyle düşünün dünyadaki  tüm problemlerin ana temeli ne? Tabiki PARA, bir sorunu ancak kök nedenine inerek çözebilirsiniz, kafamızda oluşan karakterimiz de aynen böyle düşünüyordu, paranın olmadığı bir dünya olmalı, hiç değilse parayı hayatlarının asıl gayesi olarak görmeyen bir anlayış sistemi oluşturulmalıydı,  galiba asıl ilhamımız şu an sokaklara dökülen dört bir yandaki insanların istediği şeyin içimizde uyanmasıydı.

M.Y – Kitabınızda belirli bir mesaj vermeyi hedeflediniz mi? 

Gümrah Eralp: Bizim Provokatör ile mesajımız ‘’sen süper zenginleştikçe, geride süper fakirler bırakıyorsun; bu düzen artık tarih kitaplarına gömülmeli’’ dedik. Galiba bugün dünyadaki eylemciler bu mesajı sahiplerine ulaştırmak için sokaklarda roman yazıyorlar.

Tahsin Ertaş: Fakat biraz üzüntümüz var, onların soğukta sürdürdükleri, kimsenin kılına bile zarar getirmedikleri devasa eylemleri medya göstermek istemiyor, özgür gazeteciler patronlarının ve sermaye gruplarının kıskacında eylemlerin büyüklüğünü verebilecek denli cesur haber yapamıyorlar.

Gümrah Eralp: Onların söyleydikleri sözler en az 3000 yıllık bir tarihin haykırışı onu çok iyi anlamak ve yorumlamak gerekiyor esas mesaj orada…

M.Y – Wall street olaylarının kitabınızdaki konuyla benzerliğini görünce nasıl tepki verdiniz, çok şaşırdınız mı ?

Tahsin Ertaş: Önce Ortadoğu olayları bizi heyecanlandırdı, Gümrah’a buradaki  insanların karakterimizin istediği şeyi  istediklerini söyledim, ardından olaylar domino etkisi gösterdi Tunus, Mısır, Libya derken Londra’da polisin bir göstericiyi dövmesi ile Londra sokakları ateşe verildi, bizdekinden tek farkı polis bizde Brooklyn köprüsünü trafiğe kapatan gruptan bir genci dövmüştü, fakat eylül ayında asıl romanımızda yazdığımız olay New York’ta tamamen hayat buldu, o zaman Gümrah’a CIA peşimize düşecek dostum hazır ol dedim.

Gümrah Eralp: Ben şaşkınlıktan ezbere bildiğim kitabımızı tekrar alıp okumaya başladım, hayretler içinde kaldım çünkü New York’taki protestocuların ellerinde taşıdıkları pankartlarda yazanlarla romanın 46. Sayfasında bizim protestocularımızın elindeki pankartlar ayınıydı, öyleki New York’taki protestocuların merkez üssü Manhattan’dı romanımızın kapağını ise boydan boya Manhattan oluşturuyordu. Bu duygular tarihte belki çok az yazara nasip olmuştur.

Kitabınızla Wall Street olaylarının benzerliğinin ortaya çıkmasından sonra hayatınızda ne gibi değişiklikler oldu ?

Tahsin Ertaş: ‘’Medyanın yoğun ilgisiyle karşılaştık’’ lafına gıcık olurduk biz aynısını kullandık, romanımızı inceleyen gazeteciler oldukça şaşırdılar. Bizi yoğun bir şekilde tanımak istiyorlardı. Canlı yayınlara bir yandan bizzat, diğer yandan telefonumuzla katılırken Gümrah’ın telefonunun beyni infilak etti.

Gümrah Eralp: Gündemde konuşulur olduğumuz iki gün aslında çok yorulduk, konuşma yapmaktan bitkin düşdük, ben Tahsin’e niyeyse ayaklarım tutmuyor Tahsin dedim, o da bana tam 11 saattir yemek yemedik açlığımızı bile unuttuk ondan olmasın dedi,gülüştük..

Tahsin Ertaş: 18 ekimden sonra ülkemizde daha çok üzüleceğimiz olaylar art arda  yaşanmaya başladı askerlerimiz şehit oldu ve Van’da 600’den fazla kardeşimiz hayatlarını kaybettiler. Artık öğrencilerimizle beraber bütün gücümüzü tüm kenetlenen ülkemiz gibi oraya vermek istedik.

M.Y – Kitabınızla son günlerde adınızdan sıkça söz ettirdiniz. Bundan sonraki hedefleriniz nelerdir ? 

Gümrah Eralp: Biz Tahsin’le çekemediğimiz filmlerimizi romanlaştırıyoruz, ve bu işe başlarken şöyle bir söz vermiştik kendimize: Denenmemiş , kurgulanmamış , benzersiz konuların peşinden koşacağız. Yetiştiğimiz topraklarda mutluluk yoğun yaşanır acılar da, biz gülmeyi de ağlamayı da hakkıyla verenleriz, hikayeye sıkışan, aslında zamanında değişmeyi isteyen batı birçok kavram çıkardı, artık değişme vakti doğuda ve her değişiklik yeni kavramını da yanında getirir,şimdi batı izleyecek ve biz de onların hayran kalacağı hikayeleri yazmaya başlayacağız.

Tahsin Ertaş: ikinci romanımız ilkbahara bitecek,okurlarımıza söz veriyoruz Provokatör’ü aratmayacağız bu hikayemizde de, ve gelenek de bozulmayacak film olarak düşünürsek bu romanımızı yapım masrafına kimse yine cüret edemeyecek diyebiliriz.

Gümrah Eralp: Provokatör romanını Türkiye’de kendine güvenen yapımcılarla film olabilmesi için konuştuk, hepsi oldukça beğendiklerini fakat bütçelerinin buna elveremeyeceğini söylediler. Biz de rotamızı Hollywood’a çevirdik ve burada da iki çılgın Türk ve değerli yapımcı Semih Eren bey ve İfakat Bak hanımefendiyle görüştük, o kadar tez canlılar ve ileri görüşlüler ki onlara hayran kaldık, şimdi yoğun bir emekle hikayemizi Silver Screen Entertainment Inc. adlı yapım şirketleriyle film yapabilme çalışmalarına yöneldiler.Bu konuda da kendimizi onlar gibi güvenilir yapımcılarla karşılaştığımız için şanslı hissediyoruz. İleriki zamanlarda büyük sürprizlere hazır olabiliriz bekliyoruz. Bizce bu çok yakın gibi geliyor. Böyle bir başarı gerçekleşirse bundan ülkemiz de büyük yarar sağlar diye düşünüyoruz.

 M.Y – Sizin için “kahinlere şapka çıkarttılar” diyorlar, siz kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz ?

Tahsin Ertaş: Kalbinin derinliklerinde hissettiğini özgürce haykırabilen delileriz sadece bu.

Gümrah Eralp : Kahin, müneccim, Nostradamus… gibi birçok isim kullandılar adımızın yanında, oysaki Tunus’ta kendini ateşe veren  Muhammed’in  feryadını duyabilmek için ne kahin ne de gizli servis ajanı olmaya gerek vardı sadece jiplerden inip toprağın kokusunu hissetmek yeterliydi, biz toprağı koklayabilen yazarlar olarak ölmek istiyoruz o kadar.

M.Y – Yeni kitabınızda ve Film çalışmalarında başarılar dileriz. 

Tahsin Ertaş , Gümrah Eralp : Teşekkür ederiz

 

Merve Yurdacan / Los Angeles 
Alaturkaonline.com

192 sayfadan oluşan “Provokatör, Paranın Olmadığı Gün”  kitabının arka kapağındaki tanıtım yazısı:

‘Bugün özgürlük için muhteşem bir gün. Bugün bu ülkede zengin ya da fakir insan yok. Bugün bizleri zengin ya da fakir diye ayıran bir ölçü yok. Her birimiz bir zamanlar olduğu gibi yine eşitiz. Tanrı’nın huzurunda, paranın huzurunda hepimiz eşitiz. Biliyorum, insanlık böyle yaşayamaz. Mutlaka yeni tiranların resimlerinin üzerinde olduğu yepyeni paralar basılacak ve hayata türeyerek kaldığınız yerden devam edeceksiniz. Askerler tankları ve silahları ile size yepyeni bir düzen sağlayacak. Belki eskisinden daha özgür ya da daha baskıcı olacak. Bilemiyorum. Ama ben hayalimi gerçekleştirdim. İbrahim, tanrısı istedi diye oğlunu kesmeye niyetlendi. Ben para için oğlunu feda eden insanlar gördüm. Modern çağın insanı için İbrahim’in tanrısı ile para aynı kefede. İnsanlar parayı Tanrı yerine koydu ve ona taptı. Ve ben bugün sizin tanrınızı öldürdüm. Dumanların tüttüğü, askerlerin kol gezdiği bir şehir görüyorum şimdi. Paranın olmadığı bir şehir. Hangimiz zenginiz? Hangimiz fakiriz? Hiçbirimiz!”

 


2009 da yazılan, 15 şubat 2011 de yayımlanan kitabın kapağında protestocuların herşeyi başlattıkları yer olan Manhattan gözüküyor. 

 

 

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?