CNN: Türkiye’de geniş çaplı askeri çatışma endişesi yükseliyor.

CNN: Türkiye'de geniş çaplı askeri çatışma endişesi yükseliyor.

 

SUNUCU: Türkiye’nin, Suriye’den topraklarına yapılan ölümcül saldırıya verdiği karşılık, ülkede endişelere yol açıyor. Ivan Watson, konuyu ayrıntılarıyla ele almak için yeniden İstanbul’dan yayınımıza katılıyor. Türklerin, bunun geniş çaplı bir askerî çatışmaya dönüşebileceğine dair endişeleri var. Konuyu tartışmak üzere yanında bir konuğun var. Türkiye’nin nasıl tepki gösterdiğini bize anlatabilir misin?

IVAN WATSON: Sadece birkaç dakika önce, arkamızdaki meydanda bir savaş karşıtı gösteri vardı. Şu anda yanımda Milliyet gazetesi yazarı Aslı Aydıntaşbaş var. Aslı, bu sabah gazetedeki köşende Türk hükûmetinin, dün beş sivilin öldürülmesine cevaben güçlü bir tepki göstermesi gerektiğine dair bir yazı kaleme aldın. Neden?

AYDINTAŞBAŞ: Dün Ankara’daydım ve saldırı olduğunda Dışişleri Bakanlığındaydım. Gerçek şu ki bu ilk değil. Suriyeliler, sınırdaki ilçemize 24 Eylül’den bu yana top mermisi atıyorlar. Bu ilk değil. Daha önce Akdeniz’de, uluslararası sularda uçağımızı düşürdüler. Suriyelilerin, belki de gözümüzü korkutarak, bizi bu savaşın içine çekerek veya bir ölçüde Türkiye’yi aşağılayarak kararlılığımızı sınadığına dair bir düşünce mevcut. Sürekli bir top ateşi mevcut ve prestijimizin oldukça tehlikede olduğunu hissediyorum. Kendi ülkesini dahi kontrol edemeyen birisi tarafından bölgesel istekleri ve iddiaları olan Türkiye’nin gülünç bir duruma düşürülmesine izin veremeyiz.

WATSON: Mecliste yeni onaylanan tezkere, Türk hükûmetine, Türk askerlerini sınır ötesine gönderme yetkisi veriyor ancak ne tür operasyonların yapılacağı ve süresiyle ilgili bir detay yok. Bunu nasıl yorumluyorsunuz? Türk hükûmetin hangi gerçekçi seçenekleri seçebileceğini düşünüyorsunuz?

AYDINTAŞBAŞ: Suriye’yle savaşmayacağız. Meclisteki oylama bir mesajdı. Bununla, hükûmetin, Suriye’yle savaşa girmeyi amaçladığını düşünmüyorum. Bu caydırıcıydı. Ancak başka olaylar olabileceğini de unutmayalım. Suriye’de şu anda kaotik bir ortam var. Bu ülkeyle 900 kilometre sınırımız var. Şu anda ulusal güvenliğimize yönelik en büyük tehdidi oluşturuyor. Başka olaylar, saldırılar da olabilir. O yüzden hazırlıklı olmalıyız.

WATSON: Türkiye’den bazı eleştirmenlerin, Türkiye Başbakanı’nın savaş istediğine, Beşar Esad’ı devirmek istediğine dair eleştirileri var. Suriye hükûmeti, Türkiye’yi asileri finanse etmekle suçluyor. Türkiye, Suriye’deki iç savaşta tam anlamıyla tarafsız değil.

AYDINTAŞBAŞ: Evet değiliz. Bunun çeşitli sebepleri var. Türkiye, bölgesel bir aktör ve bölgesel arzuları mevcut. Şu anda Orta Doğu’da gerçekleşen tüm bu dönüşümde, Türkiye’nin Esad’ın yanında yer alıp Suriye halkının yanında yer almaması hükûmet için özünü inkâr etmek olacaktır. O yüzden bu bir ölçüde, ideolojik sebeplerden ötürü. İkinci olarak da Suriye hükûmetinin, kaçınılmaz olarak gideceğini düşünüyorum. Sonsuza kadar kalamaz. Şu anki durum bizim için en büyük tehdit. Kaos, bizi yurt içinde her şekilde etkiliyor. Türk toplumunda kutuplaşmaları tetikliyor. Bu çatışmanın sona ermesinin tek yolu, Beşar Esad’ın iktidarı bırakmasıdır. Başka bir çözüm yok. Geri dönülmez noktayı çoktan geçtik. Türkiye, tam istikrar ve sınır güvenliğine ancak Esad iktidarı bıraktığında sahip olacak. Ve kısaca Türkiye’deki Kürtlerle, PKK’yla ilgili durumdan bahsetmek istiyorum. Esad’ın, PKK’ya açıkça destek vermesi, onlara ağır silahlar temin etmesinin bizim için büyük bir tehdit olduğunu düşünüyorum.

(ZamanAmerika)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?