Çuval Olayı’nın 19. yılı ve topuktan Türk usulü müdahale

11 Türk askeri 4 Temmuz 2003 günü öğle saatlerinde Irak’ta ABD’li askerler tarafından başlarına çuval geçirilerek esir alındı. İki müttefik ülke arasında krizlerin zirvesi sayılan skandal olay, aynı yıl TBMM’den geçmeyen 1 Mart tezkeresiyle ilişkilendirilse de sır perdesi hâlâ aralanmadı. Kerkük Valisi’ne suikast iddiası, yok edilen Türkmen-Arap tapu kayıtları, Erdoğan’ın ‘nota’ tepkisi… Ve Çuval Olayı’ndan 1.5 yıl sonra kayıtlara “kaza” olarak geçen topuktan Türk usulü müdahale…

Çuval Olayı’nın 19. yılı ve topuktan Türk usulü müdahale

Tam 19 yıl önceydi…

4 Temmuz 2003, Irak’ın Süleymaniye kenti…

Amerikan 173. Hava İndirme Tugayı’na bağlı 150’ye yakın asker, kentte konuşlu Özel Kuvvetler Komutanlığı‘na ait büroyu basarak, 11 Türk askerini “müsadere” etti.

Kafalarına çuval geçirilen üç subay ve sekiz astsubayla birlikte bir Türkmen aşçı, iki Kürt hizmetli, üç koruma görevlisi peşmerge de “esir” alındı.

Şimdiye kadar Türkiye-ABD arasında yaşanan en büyük kriz olarak diplomasi tarihine geçen ve Çuval Olayı (The Hood Event) olarak adlandıran hadiseden bahsetmeden önce biraz geriye gidelim.

ABD’NİN GÖZÜ KULAĞI ANKARA’DA

1 Mart 2003, TBMM

Irak’ı işgali etmek için düğmeye basmayı bekleyen ABD Başkanı George W. Bush, yardımcısı Dick Cheney ve Neo-Conlar’ın gözü kulağı Ankara’dan gelecek haberdeydi.

TBMM’de; 62 bin yabancı askerin altı süreyle Türkiye’de bulunmasına, ABD Silahlı Kuvvetleri’nin Kuzey Irak’a serbest geçiş yapabilmesine, Adana’daki İncirlik Hava Üssü’nün Amerikan keşif ve ağır bombardıman uçaklarına (255 uçak-65 helikopter) açılmasına izin veren 1 Mart Tezkeresi oylanıyordu.

264 evet, 250 hayır, 19 çekimser oyu çıktı. Evet oyları çoğunlukta olsa da salt çoğunluk (267) sağlanamadığı için tezkere Meclis’ten çıkmadı.

O tarihte Meclis’te AKP‘den 365, CHP‘den 177, bağımsız olarak da sekiz milletvekili vardı. ABD yönetimi hem şaşkın hem de kızgındı.

ERDOĞAN’IN ‘SINIRLI TEZKERE’ HAMLESİ

Dönemin başbakanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 Mart’ta geçmeyen tezkereyi revize ederek Meclis’e gönderdi.

“Yabancı askerlerin Türkiye’de konuşlanması ve geçişi”nin yerine “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kuzey Irak’a gönderilmesi ve yabancı hava güçlerine Türk hava sahasının açılması” ifadesi yer alan “sınırlı tezkere” 19 Mart 2003 günü 202 hayır oyuna karşı 332 evet oyuyla kabul edildi.

Ancak iş işten geçmişti! ABD’nin Irak’ı işgali, tezkerenin TBMM’de görüşülmesinden 10.5 saat önce başlamıştı.

İlk tezkereyle 15 bini aşkın piyadeyi Türkiye üzerinden Kuzey Irak’a geçirmeyi planlayan ancak hayal kırıklığına uğrayan ABD, ikinci tezkereyle 173. Hava İndirme Tugayı’ndan birkaç bin paraşütçü indirmekle yetinecekti.

SİS BOMBASI ATARAK GİRDİLER

Ve o güne gidelim, 4 Temmuz 2003, öğle saatleri…

173. Hava İndirme Tugayı’na bağlı 150’ye yakın ABD askeri, Özel Kuvvetler Komutanlığı’na (ÖKK) mensup Türk askerlerinin bulunduğu binaya sis bombası atarak girdiler.

Binada konuşlu timin komutanı Binbaşı B.Y. idi. Amerikan timinin başında ise Albay William C. Mayville bulunuyordu.

William C. Mayville

BİLEĞE KELEPÇE, BAŞA ÇUVAL

Binbaşı dâhil üç subay ile sekiz astsubayı kelepçelediler, başlarına çuval geçirip, askeri kamyonla Kerkük Havaalanı’na götürdüler.

Baskının sebebi, “bir ÖKK mensubunun, Kerkük Valisi Abdul Rahman Mustafa’ya suikast planının unsurlarından biri olması” iddiasıydı.

Bafel Talabani

TALABANİ’NİN OĞLU VİDEOYA ÇEKTİ

Baskını düzenleyenler ABD askerlerinin yanında Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin lideri -daha sonra Irak Cumhurbaşkanı olacak- Celal Talabani’nin oğlu Bafel Talabani vardı ve yaşananları videoya çekiyordu!

TAPU VE NÜFUS KAYITLARI İÇİN GELDİLER

Irak’ın işgalinin ilk aylarında başta Kerkük ve Musul olmak üzere bölgede demografik yapıyı değiştirmek için yörenin asli unsurları Türkmen ve Araplara ait kayıtlar yok ediliyor, tapu ve nüfus büroları peşmergeler tarafından yakılıp yağmalanıyordu.

İddiaya göre; Türkmenlere ait tapu kayıtlarını yok edilmeden ele geçiren ve kopyalayan ÖKK unsurları bu belgeleri, ABD askerlerinin baskın yaptığı binada saklıyordu.

Kerkük Valisi’ne suikast iddiası bir bahaneydi, ABD askerleri ile oğul Talabani tapu-nüfus kayıtları için gelmişti.

Dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök

ÖZKÖK: MUKAVEMET ETMESİNLER

Tim komutanı Binbaşı B.Y., ateş emri veremedi ve askerleriyle birlikte teslim oldu. çünkü dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök‘ten “Mukavemet etmesinler” emri gelmişti.

11 asker iki ülke arasında yaşanan diplomatik gerilim sonrası, 60 saatlik bir sürecin sonunda serbest bırakıldı.

ERDOĞAN: NE NOTASI? MÜZİK NOTASI MI VERİYORSUN

Muhalefetteki CHP’nin o dönemki Genel Başkanı Deniz Baykal, “ABD’ye nota verilmeli” dedi. Baykal’a yanıt veren dönemin Başbakanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Öyle kalkıp nota verecek misiniz? Ne notası veriyorsun? Onu söyledim… Müzik notası mı? Olayı teşhis edeceksin, derinliğine teşhis edeceksin, anlayacak, bileceksiniz, ha verilmesi neyse ondan sonra verirsin. İki tane ortak arasında dargınlık olduğu zaman, bu dargınlığı nasıl gideririz, ona çalışılır. Ortak, ‘yanlış yapıldı’ diye ortaklığı bozmaz…”

Yaşanan kriz sonrası ABD Avrupa Kuvvetler Komutan Yardımcısı Korgeneral John Sylvester ile Genelkurmay Harekât Başkanı Korgeneral Köksal Karabay koordinesinde bir araştırma grubu kuruldu ama yapılan çalışmanın sonuçlarıyla ilgili kamuoyuna bilgi verilmedi.

ÖKK KOMUTANI EMEKLİYE SEVK EDİLDİ

Çuval Olayı sonrası Özel Kuvvetler Komutanlığı, Genelkurmay Harekât Başkanlığı emrinden alınarak Genelkurmay II. Başkanlığı’na bağlandı. Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Sadık Ercan, 2004 Yüksek Askeri Şura sonrası emekliye sevk edildi.

Özel Kuvvetler Kurmay Başkanı Tuğgeneral Abdullah Kılıçarslan, 2012 yılında 28 Şubat davasından tutuklandı, 17 ay hapiste kaldı. 2018 yılında beraat etti.

TOPUKTAN TÜRK USULÜ MÜDAHALE

Çuval Olayı’ndan 1.5 yıl sonra… 9 Aralık 2004, Ankara…

21 Ağustos’ta Türkiye’deki en üst düzey ABD askeri temsilciliği Savunma İşbirliği Ofisi‘nin (ODC) komutanlığına atanan Hava Tümgeneral Peter Sutton, Almanya’dan Ankara’ya geldi.

Savunma İşbirliği Ofisi’nin (ODC) Komutanı Tümgeneral Peter Sutton

Esenboğa Havaalanı’na Sutton’u karşılamak ve korumak için gelen ekipteki Türk Silahlı Kuvvetler mensubu A.D.‘nin bir anda ateş alan hafif makineli silahından (MP5) seri halde çıkan beş kurşundan biri, tümgeneralin sol topuğuna isabet etti.

Sutton önce havalimanında sonra özel bir hastanede tedavi edilirken, askeri savcılık soruşturma açtı. “Topuktan Türk usulü müdahale” de kayıtlara kaza olarak geçti.

17 Aralık 2004 günü Musul’da şehit düşen Özel Harekat polisleri.

BEŞ TÜRK POLİSİ ŞEHİT DÜŞTÜ

Sutton’un vurulmasından bir hafta sonra… 17 Aralık 2004, Musul…

Türk polislerinden oluşan Özel Harekat timi, karayoluyla Bağdat Büyükelçiliğimizi koruma görevini devralmaya gittiği sırada, ABD’nin egemenliği altındaki bölgede pusuya düşürüldü. Başkomiser Nihat Akbaş, Komiser Bilal Ürgen, polis memurları Adem Çiçek, Bülent Kıranşal ve Süleyman Karahasanoğlu şehit oldu.

21 Aralık 2004 günü Musul’daki ABD askeri üssüne düzenlenen saldırı.

ABD ÜSSÜNE HAVAN TOPLU SALDIRI

21 Aralık 2004, Musul…

Uluslararası ajanslar “flaş” koduyla şu haberi geçti:

“Musul’daki ABD askeri üssüne roket ve havan topuyla düzenlenen saldırıda 24 kişi öldü, 64 kişi yaralandı. Musul’daki saldırıda, ABD askerlerinin tek bir olayda ilk defa bu kadar büyük bir kayıp verdiği bildiriliyor.”

Evinde kavga çıkarsa İngiliz'den bil! İlginizi Çekebilir Evinde kavga çıkarsa İngiliz’den bil! Devletin gizli cihazı Yunanistan'ın elinde! İlginizi Çekebilir Devletin gizli cihazı Yunanistan’ın elinde! FETÖ'cüler özel hastane açtı, onlar da seyretti! İlginizi Çekebilir FETÖ’cüler özel hastane açtı, onlar da seyretti!

 

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?