Davy Jones

davy-jones-irem-gursoy

Hepimizin içinde bir çocuk saklıdır ve o çocuk muhakkak ama muhakkak efsanevi bir hikâyeye meraklıdır. Davy Jones, İrem Gürsoy yazdı.

Davy Jones

Hepimizin içinde bir çocuk saklıdır ve o çocuk muhakkak ama muhakkak efsanevi bir hikâyeye meraklıdır… Benim “çocuk” ise kocaman bir “Karayip Korsanları” hayranı…

Karayip Korsanları” serisinin de konuları, sadece birer hayal ürünü değildir. Kökleri efsanelere ve mitolojiye dayanır…

davy-jones

“I am the sea!”

Onu herkes tanır. Her tanıyan da korkar. Adı telaffuz edildi mi akan sular durur, hatta hayat bir an için durur. Çünkü O, korkuyla harmanlamış saygının adına sahiptir.

O bir kahraman olabilir ama ne tayt giyer, ne de uçar. Gücünün beraberinde getirdiği sorumluluk ise; “dünyayı istila etmeye çalışan kötülerden kurtarmak” değildir. Kendisi de zaten, “bütün zamanların o klişe iyi adamı” değildir. Kötüdür…

Özel güçleri olan herkesin iyi olması gerektiğini söyleyemeyiz, öyle değil mi? Bu nedenle, O’nun sorumluluğu farklıdır. O, denizlerde ölen tüm canlıların kayıp ruhlarını, gidecekleri “son”a ulaştırmakla lanetlenmiştir. Hiç hoş bir yolculuk olmasa gerek… Acaba bunu hak edecek ne yaptı? Ne yapmış olabilir?

Âşık olmuş olabilir mesela… Olmaması gereken bir kadına… Kural kuraldır. Ah Calypso… Bu diğer tüm tanrılardan uzakta, bir adada, tek başına yaşayan gizemli tanrıçaya âşık olmak bile, ancak ve ancak güçlü karaktere sahip bir korsana yaraşır.

 

2012-davy-jones-irem-gursoy2

O’na… Calypso ve O’nun aşkının da şartları vardır elbet; aşkını 1 gün yaşayabilmek… Fakat bu 1 gün, 10 yılda bir yaşanabilecek bir 1 gündür… Zor zanaattır sevmek… O kabul eder, çünkü bu kurala bile razı gelecek kadar kördür gözleri, öyle bir aşktır O’ndaki…

Yıllar geçer, 10 yıl geçer, korsanımız karaya ayak basar, basar basmasına da, Calypso yoktur ortalıklarda. Bekler korsan…

Çaresiz ama ümitli… Calypso gelmez. 10 yılın verdiği dayanılmaz özlem ve sevgiliye kavuşamamanın hain acısı yakar korsanımızı… Hüzün öyle düşmanca yakar ki canını, tek bir hançer darbesi ile söker alır kalbini atığı yerden… Bir sandığa koyar kanlar içinde atmaya devam eden kalbini ve kilitler. Ölü korsanımız sandığını; uçsuz bucaksız denizlerde, ayak basılmamış, gözlerden ırak bir adaya gömer.

2012-davy-jones-irem-gursoy

Şimdi lanetli korsanımızın böylesine cani bir yaratık olması doğal değil mi? Canın yanan, daha kolay can yakmaz mı sonuçta?

O, denizlerde ölen ruhların rehberi… O, acımasızlığı ile nam salmış zalim bir korsan… O, lanetli bir yaratık… Ölü ve soğuk… Fakat O, “aşk” denildi mi gözleri bulutlanan bir âşık… Çünkü aşk, herkesin önünde eğildiği bir korsanı, kendi önünde aciz kılan tek güçtür.

ucan-hollandali

Mitolojinin vazgeçilmez hayalet gemisi; “Uçan Hollandalı”nın korsanı, böyle bir korsandır işte. Denizlerin hâkimidir O. Hatta kendi deyimi ile; denizin ta kendisidir O.

Ne yakışıklı, ne de iyi huylu. Ne alışılagelmiş bir kahraman, ne de onurlu bir yardımsever. O sadece, kalbini hapsettiği sandığın anahtarını yanından bir an bile ayırmayan lanetli bir âşık…

Davy Jones.

Peki ya sizin “Davy Jones”unuzun adı ne?

İREM GÜRSOY / Ankara

Twitter: gursoyirem

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?