Derinleştirelim

ABD’nin önemli düşünce kuruluşlarından Dış İlişkiler Konseyi (CFR) tarafından yayımlanan “ABD-Türkiye İlişkileri: Yeni Bir Ortaklık” başlıklı raporda, ABD’nin tüm endişelere rağmen Türkiye ile ilişkilerini derinleştirmeye ihtiyacı olduğu, Türkiye’nin son 10 yılda hem siyasi hem de ekonomik olarak yükselen bir küresel güce dönüştüğü ve iki ülkenin ilişkilerini daha da geliştirerek güçlü bir ortaklık kurmaları gerektiği belirtildi.

Basın özgürlüğü, hukukun egemenliği, insanları kriminalize etme ve anayasadaki tıkanıklık konusundaki endişelere yer verilen raporda, bunların hemen giderilmesi uyarısı yapılırken, Türk demokrasisinin henüz derin ve olgun bir demokrasi olmadığı, ancak daha demokratik, refah, siyasi olarak eskisinden daha etkili olduğu ifade edildi.

Ermeni meselesinden önemli

96 sayfalık rapor, ABD’nin eski dışişleri bakanlarından Madeleine K. Albright, ABD’nin eski ulusal güvenlik danışmanlarından Stephen J. Hadley ile Dış İlişkiler Konseyi’nin Ortadoğu uzmanlarından Steven A. Cook tarafından hazırlandı. Türkiye-ABD ilişkilerinin, Ermeni trajedisi ve İsrail-Türkiye arasındaki zor durumdan daha önemli olduğu kaydedilen raporda, iki ülke arasındaki ilişkilerin özel siyasi menfaatler için kaybedilmemesi gerektiğine dikkat çekiliyor.

Erbakan çok zor adamdı

CFR’da raporun açıklanmasıyla ilgili olarak New York’ta yapılan basın toplantısında 28 Şubat ve öncesinde ABD’nin Dışişleri Bakanlığı’nı yapan Madeleine Albright, “Necmettin Erbakan’ın Başbakanlıktan istifa ettiği dönemde ABD yönetiminin bir kaygısı var mıydı ya da Türkiye’ye bir baskısı oldu mu” şeklindeki soruya, “Hayır, Erbakan konusunda bir baskımız olmadı. Türk ordusunun, Refah Partisi’ne baskı yapması için ABD’ye ihtiyacı yoktu. Ama Erbakan gerçekten çok zor bir adamdı. Görüşlerimiz farklı yönlerdeydi. Ama ABD hükümeti bir baskı yapmadı” karşılığını verdi.

Ergenekon’la susturuyorlar

ABD’nin Ergenekon davası konusunda neden fazla sesini çıkarmadığı şeklindeki bir soruya cevap veren Ortadoğu uzmanı Steven Cook, şu ifadeleri kullandı: “Ergenekon’u anlamak çok zor. Komplo içinde komplo, onun da içinde komplo var. Bu davayı bazı hükümet yanlısı liberallerin önlerindeki muhalif engelleri kaldırmak için kullandığı görülüyor. Bazı muhalif gazeteciler sadece haber için bir ortamda olduğu gerekçesiyle bu dava ile bağlandırılıp hapse atılıyor. Beğenmedikleri, engel gördükleri kişileri bu davaya bağlayıp susturuyorlar.”

Patronculuk yapmasınlar

TÜRKİYE’nin ABD’de iyi anlaşılmadığını söyleyen ABD’nin eski ulusal güvenlik danışmanlarından Stephen J. Hadley ise şu ifadeleri kullandı; “Türkiye-ABD arasında daha derin bağlara dayanan yeni bir ortaklık yönünde tavsiyelerde bulunmak için güçlü, zayıf yanları ve hedefleriyle yeni Türkiye’nin daha iyi

anlaşılmasını sağlamaya çalışıyoruz. Türkiye, dünyadaki en önemli 5-6 devletten biri. 2 ülke artık birbirlerini eşit görüp diğerine patronculuk yapmamalı. Başkan Obama’nın ajandasındaki ilk 10 telefon görüşmesinde Türkiye de olmalı.”

Türkiye ABD’siz yapar, ABD Türkiye’siz yapamaz

SURİYE’deki kriz kapsamında Türkiye ve ABD arasındaki ilişkiye yönelik bir soru ya da Stephen J. Hadley, bu konunun son derece önemli olduğunu belirterek “Türkiye, ABD’siz Suriye’deki durumla başa çıkabilir ama ABD, Türkiye’siz Suriye’deki durumla başa çıkamaz. İşte bu da iki ülkenin neden birlikte çalışması gerektiğini bir kez daha gösteriyor” dedi. Suriye’de askeri bir müdahaleye de gereksinim duyulabileceğini belirten Hadley, “Şimdiden bunun hem operasyonel olarak hem de diplomatik açıdan hazırlıkları yapılmalı. Tabii bunun zararlı yanları da olabilir ama buna ihtiyacımız olabilir. Eğer Türkiye de buna (müdahaleye) katılacaksa bizim korumamıza ihtiyacı olacaktır, bizim de bölge ülkelerinin ve Arap Birliği ülkelerinin desteğine ihtiyacımız olacak. Umudum, bu yönde hazırlıkların olması sonucunda zaten bu askeri müdahaleye gerek kalmaması” diye konuştu.. (Hürriyet)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?