Detroitli Müslümanlar kendilerini ülkelerinde gibi hissediyorİflası ilan edilen Detroit, kalabalık bir Müslüman nüfusunu barındırıyor.

Dünyanın en müreffeh ülkelerinden ABD’de kent yönetimi tarafından iflası ilan edilen Detroit, kalabalık bir Müslüman nüfusunu barındırıyor.

Detroit’teki ekonomik buhrandan herkes gibi etkilenen Müslüman toplumunun, İslamofobinin ABD’nin diğer yerlerine göre az olması nedeniyle nispeten rahat bir yaşantısı var. Detroit İslam Merkezi Başkanı Sufyah Nabhan, “Ramazan ayı Detroit’te neredeyse kendi ülkemizdeki gibi” diyor.

ABD’de yirminci yüzyıl başlarında otomotiv sanayinde yaşadığı patlama ile dünyanın her tarafından göç alarak kozmopolit bir yapıya dönüşen Detroit’te, Müslüman toplumu da hem sayısal hem de ekonomik ve sosyal bir güç olarak ön plana çıkıyor.

Arap toplumunun Michigan eyaleti ve özellikle Detroit bölgesine yaklaşık yüz yıl önce daha refah bir yaşam kurmak amacıyla göç ettiğini anlatan Detroit İslam Merkezi Başkanı Sufyan Nabhan, kentteki ilk camilerini 1940’da inşa ettiklerini belirtiyor. Nabhan, Dix Masjid olarak adlandırdıkları caminin 1940’a kadar Arap Amerikalılar tarafından kurulan ve Müslümanların Detroit’teki ilk büyük ibadethanesi olduğunu söylüyor.

Detroit’te yüzbinlerce Arap

Detroit’teki Araplar bölgeye ilk olarak Ford, General Motors ve Chrysler gibi otomobil fabrikalarında çalışıp para kazanmak üzere gelmiş. Daha sonra kendi topluluklarını oluşturdukları sosyal örgütlenmelere gitmişler ve kalıcı hale gelmişler. Müslümanlar Detroit’te 36’dan fazla, Michigan eyaleti genelinde ise resmi kayıtlara göre 100’ün üzerinde sivil toplum örgütüne sahip. Her türlü önyargıya rağmen, eyalette İslam’ı tercih eden Amerikalıların sayısının giderek arttığı anlatılıyor.

Michigan eyaletine bağlı Detroit metropolitan bölgesinin Dearborn kenti, Batı’da Müslümanların kent genelinde nüfusa oranlarının en yoğun olduğu yerlerden. Kent nüfusunun üçte birini oluşturan ve kendi eğitim kurumları bulunan topluluk, ekonomik hayatta da ticaret odası tarzı örgütlenmelere sahip.

Detroit İslam Merkezi Başkanı Nabhan, Michigan eyaleti genelinde yaklaşık 1 milyon Arap bulunduğunu belirtirken, İslam Merkezi üyelerinden İsmail Yahya, Arapların ekonomik nedenlerin yanısıra 1970’lerde Ortadoğu’nun sorunlu ve baskıcı ortamından kurtulmak amacıyla da Detroit’e akın ettiklerine dikkat çekiyor. ABD’de yirmi yılı aşkın süredir yaşadığını ifade eden Yahya, Detroit ve çevresinde 500 binden fazla Müslüman yaşadığını anlatarak, “Ramazan ayı Detroit’te neredeyse kendi ülkemizdeki gibi” diyor.

Bu arada Detroit İslam Merkezi, özellikle ramazanda Müslüman halkın her akşam iftar açması ve ibadet etmesi dışında, herkes için buluşma ve toplumsal bağlarını güçlendirme işlevi görüyor. Yüzlerce kişinin katılımıyla teravih namazı kılınan İslam Merkezi’nin geniş koridoru ve bahçesi çocukların kullanımına sunulmuş.

Dearborn’da ayrıca, biri Ermeni toplumuna ait olmak üzere iki kilise arasında İran kökenlilere ait bir caminin de bulunması, farklı inanç ve mezheplerin aynı karede buluşabilmesi adına güzel bir tablo oluşturuyor. Kentte ayrıca, Luis Farrakhan çizgisindeki siyahi Müslümanlar ile az da olsa 1900’lerin başında eski Osmanlı coğrafyasından göç etmiş çeşitli etnik kökenlere mensup Müslümanlara rastlamak mümkün.

Ekonomik buhran Müslümanları da etkilemiş

”Detroit en güçlü ekonomiye sahip şehirlerden biri idi. Şimdilerde ise ayakta kalma mücadelesi veriyor” diyen Sufyan Nabhan, ekonomik baskıyı daha fazla hissettiklerini, çözümün ise zaman alacağını vurguluyor.

Nabhan’ın dediğine göre, Detroit’te yerel yöneticilerle iyi ilişkiler içinde olan Müslümanlar, ortak çalışma yürüterek şehirdeki ihtiyaç sahiplerine 10 bin paket gıda dağıtmış.

Nabhan, İslam’ın bazı örgüt ve medya kuruluşları tarafından hedef gösterildiğini söyledi. “Müslümanlar burada diğerleri ile ortak hareket ediyor. Biz de onlar gibi Amerikalıyız. Birbirimizi uzun zamandır tanımanın avantajını yaşıyoruz” diyen Nabhan, İslamofobi’nin ABD’nin diğer bölgeleri kadar olmasa da Detroit’te de zaman zaman karşılarına çıktığını söylüyor.

“Türkiye en güzel örneklerden biri”

Türkiye’yi daha önce iki kez ziyaret ettiğini söyleyen Detroit İslam Merkezi Başkanı Sufyan Nabhan, ‘Arap ülkeleri ile Türkiye’nin ilişkilerinin Müslümanların birliği adına çok önemli olduğunu, Ortadoğu’da hiçbir ülke tek başına bütün problemleri çözecek güçte olmadığının altını çiziyor.

”Ekonomik ve sosyal olarak Türkiye en güzel örneklerden biri. İnsanlara hizmet konusunda Türk hükümeti halkı için en iyisini istiyor. İstatistikler yüzde 100 bunu ortaya koymakta” diyen sivil toplum lideri, Mısır’da seçimle işbaşına gelmiş Mursi’nin tekrar yönetimi ele almasından yana olduklarını dile getiriyor.

(AA)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?