DFH Yönetimini Saygıya Davet Ediyorum

DFH Yönetimini Saygıya Davet Ediyorum

Yıllar önce, Amerika’ya geldiğimde, ne Türkçe gazete bulabilirdik nede doğru dürüst Türkçe yayın yapan bir televizyon kanalı vardı. Türklerin yoğun yaşadığı kasabalarda  bazı dükkanlarda bir hafta öncesinin Türk gazeteleri satılırdı. Bunları satın alarak, memleket ile ilgili haber açlığımızı gidermeye çalışırdık.

Birde; bildiğim kadarı ile,  New York Türk Konsolosluğu’nun  destek verdiği, Pazar günleri, öğleden sonra 14.00-14.30 arasında, yerel bir televizyon kanalında banttan yayınlanan yarım saatlik Türkiye ile ilgili bir program vardı. Haberler bayattı, ama, pür dikkat izlerdik. Çünkü, memleketimizden bahsediliyordu…

Kendimden bilirim; bir Türk gazetesi gördüğümde tarihi ne olursa olsun alır, tüm sayfalarını dikkatle okurdum. Hele, Türkiye’den Amerika’ya gelen tanıdık bildiklerin, uçakta hosteslerin dağıttıkları değişik Türk gazeteleri getirdiklerini görünce sevincim ikiye katlanırdı.

Hem onları görmenin saadeti, hemde güncel birkaç değişik Türkçe gazete okuyabilecek  olmanın mutluluğu…

***

Yıllar geçti…

DFH Amerika’da yaşıyan Türklerin hayatına yavaş yavaş girmeye başladı. Abone sayısı her geçen gün arttı. O dönemler, DFH’in her Türk evine girmesi için, her Türk gibi, bende kendi çapımda gönüllü olarak, çevremdekilere DFH’e abone olmaları konusunda telkinlerde bulundum.

***

Evet..DFH; Planları, programları ve projeleri yetersiz kalsa da hızla büyüyordu.

DFH’in, hem Kuzey Amerika’da hemde Kanada’da abone sayısı hergeçen gün artmış, ancak hizmet kalitesi de  o denli düşmüştü. Belki de o hizmet kalitesi hiç yoktu da bizler onu, başlangıç yıllarında, “Ne güzel.. Artık Türk kanallarını canlı izliyebileceğiz” düşüncesiyle, GÖRMEZDEN gelmiştik..

***

Gelelim bugünlere…

Biliyorum ki bugün; DFH abonelerinin önemli bir bölümü, hizmet kalitesinden ve fiyat uygulamasından hiçde memnun değil.

Müşteri hizmetleri çok zayıf. Telefon’da, size Türkçe müzik yada kendi reklamlarını dinlettirmekten başka yaptıkları birşey yok, sanki..! Telefonda ısrarla bekliyorsunuz, 10 dakika geçiyor, 20 dakika geçiyor ses yok. Artık sabrınız taşıyor ve kapatıyorsunuz. Ya da biraz daha sabırlı iseniz, nihayet, yarım saatlik bir bekleyişten sonra telefonu bir bay veya bayan açıyor.

İşte konuşmalardan bazı yaşanmış örnekler :

***

“Buyrun, nasıl yardımcı olabilirim?
“Alo, ben Ahmet..yayın ile ilgili bir soru..; “Bir saniye sizi ilgili yere bağlıyacağım.” diyor karşıdaki ses daha Ahmet’in sorusunu bitirmeden, kibarca..(Kibarlıklarına bende şahidim.)  Ahmet yine beklemelerde..Nihayet, karşıdan bir başka ses : “Buyrun” diyor. Ahmet “Yayın akışınız değişmiş, izlediğimiz dizinin yeni bölümünü beklerken, geçen haftakını yine yayınlıyorsunuz, ayıp olmuyor mu?”diyor .. Karşıdaki ses : Araştıracağız ve bildireceğiz size, verin telefonunuzu..” diyip kapatıyor.

Ahmet’i, o günden sonra aramıyorlar. Çünkü, akşam bölümünde çalışan arkadaş, yeni kaset yerine geçen hafta gösterilen dizinin kasetini yayına sokmuş!!..Hata yapmış işte, ne olmuş yani?..Hatalarını Ahmet’e mi bildirecekler! Yok daha neler…Başka arzunuz?

***

“Alo, Remote Control’um bozuldu.., Ne yapmalıyım?” diyor bir başka abone.. Telefonun ucundaki temsilcinin her nasılsa yanıtı çok çabuk oluyor. “ Remote Control’u kendi imkanlarınız ile bize göndereceksiniz. Tamir parası olarak $30.00 + shipping charge hesabınıza ilave edilecek ve yaklaşık 6 hafta bekleyeceksiniz.”

Ne kadar hızlı ve detaylı yanıt, ne güzel müşteri hizmeti değil mi? Fazla söze hacet yok…

Siz, “Yahu ben bu ücreti ödemek istemiyorum, en yetkili biriyle görüşmek istiyorum” desenizde, yanıt hemen hazır. “Maalesef yetkilimiz şu anda toplantıda..” yada “Şuanda burada yok.”

En önemli yanıt ise şu oluyor:

“Siz hatta kalın, ben, yetkili ile görüşeceğim.” Tekrar telefonda bekleniyor. Ben diyeyim 10 dakika siz diyin 15 dakika… “Yetkili ile görüştüm, maalesef olmaz diyor. Ancak, 6 hafta değilde belki 4 hafta içinde Remote Control’ünüzü gönderebiliriz, yapacağımız bu.” diyor, telefonda konuşan müşteri temsilcisi.. Siz, “Ben neden görüşemiyorum doğrudan yetkili ile?” diye sorduğunuzda, O kişi ya meşguldür ya orada yoktur-ama varmış gibi müşteri temsilcisi ona danışarak sizi hatta bekletmektedir- ya da müşteri temsilcisine, bu tür sorunları bizlere iletmeyin şeklinde talimat verilmiştir…

Ne güzel müşteri hizmetleri politikası değil mi?

***

“Alo..Türkiye’deydim… Yayınımı açtırmak istiyorum..Lütfen açarmısınız?” diyorsunuz, Karşıdaki ses, “Activation fee olarak $29.00 hesabınıza ilave edilecektir.” diyor. Evet..Bir düğmeye basarak scramble yapılmış ekranınızın aktif hale getirilmesinin size maliyeti $29.00 Yani Amerika’da yaklaşık 100 kanalı içeren standard cable için aylık ödenen rakama yakın bir ücret..

Ne kadar ucuz değil mi?

***

Bir aboneden bizzat dinledim.

Yeni abone olmuş. Receiver’i ve anteni gelmiş. Anteni kurdurmak ve sinyali iyi alabilmek için, cebinden ayrıca $200.00 ödemiş. Sevinçliymiş artık Türk televizyonu izliyebilecek diye. Maalesef sevinci kursağında kalmış. Çünkü receiver’ındaki kart bozuk çıkmış.. Hatta telefon edip yardım istediğinde, kartın yanlış takıldığı bu neden ile kartın tahrip olma ihtimalinin yüksek olduğu söylenmiş kendisine. Oysaki kartı doğru taktiğından adı gibi eminmiş. Kartın üzerinde, oklu açıklama varmış, çünkü.. Okuma yazma bilen küçük bir çocukta takabilirmiş kartı..Bozuk kartı kendi imkanları ile göndermiş ve kartın bir fotokopisini almayıda ihmal etmemiş. Üç hafta sonra kartı geldiğinde, seri numarası aynı imiş!.

Bu ne demek oluyordu, şimdi? Anlıyan anlıyacağını anlamıştı işte…

***

Bu örnekler daha da çoğaltılabilir.

Bu yazının amacı, yukarıda verilen örnekler ile, DFH’teki çalışanları rencide etmek değil;  DFH yönetimini, abonelerine saygıya davet etmektir.

Evet.. SAYGIYA DAVET..

Bu yazımın başlığını “DFH’i Boykot Edelim.” şeklinde de atabilirdim. Ve eminim daha çekici olabilirdi..

Ama, eskiden DFH  abonesi olmuş biri olarak, bunun yargısız infaz olacağını düşündüğüm içindir ki yazımın başlığını “DFH Yönetimini Saygıya Davet..” olarak attım.

***

Yazılanlar, çizilenler, duyulanlar, görülenler ve söylenenler dikkate alınarak değerlendirildiğinde;

Halihazırdaki DFH abonelerin iki temel isteğinin olduğu anlaşılmaktadır.

Bunlar;

1-DFH abonelik ücret politikasının yeniden gözden geçirilerek makul bir düzeye çekilmesi.
2-Müşteri Temsilciliği Bölümü’nün hızlı, bilgili ve güvenilir servis vermesi..

***

Şimdi söz sırası DFH yönetiminde..

DFH yönetiminin yukarıda belirtilen iki temel istek ile ilgili cevaplarını da içerecek  mektubunu sabırsızlıkla bekliyor ve köşemde, yayınlıyacağımı bilmelerini istiyorum.

DFH yönetiminin sağduyu ile hareket ederek, DFH-Abone ilişkisini yeni bir perspektifle değerlendireceğini umuyor ve istiyorum.

Hizmet sektörünün en gelişmiş olduğu ülkelerden biri olan Amerika Birleşik Devletleri”nde; doğrudan müşteriye dayalı hizmet veren firmalar asla şunu unutmamalılar..

“Müşteri Herzaman Haklıdır.”

Bilmem anlatabildim mi?

Atilla Aybalık

1 YORUM

  1. atila bey kim takar dfh’i salla gitsin,dunya tv var,dahada otesi internetten herseyi kaliteli izliyorsun ne para vericem elin ermeni dfh ine

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?