DFJ

Hoşçakal Defne Joy Foster

İsim hafızam hiç bir zaman iyi olmadı ki benim. Defne Joy Foster ölmüş dediğinde ilk tepkim kim ki o oldu. “Hani Kral Tv de sunucu annesi Türk babası Amerikalı dediklerinde hatırladım“. En son Türkiyedeyken de Dans Programında görüp helal olsun yetenekli kadın demiştim. Nasıl ölmüş ki diye online gazeteleri yorumları okudum. İlk gün çok bilgi yoktu. Evinde sabah ölü bulunmuş diyordu söz birliği etmişçesine bütün online gazeteler.

Ölüm cezasının yasak olduğu bir ülke Türkiye. İnsanın canına verilen değer sadece kanunlarda mı kaldı ? İnsan hakları nerde ? Kendini savunamayacak, ötesi ,  güçü olmayana bu yapılır mı ?  Türk Medeni Kanununca evli kadının eğlenmesinde de arkadaşının evine gitmesinde de bir sakınca yoktur. Bu başlı başına bir boşanma nedeni bile sayılmaz. Ama emin olduğum bir şey var oda ölünün hatırasına saygısızlığın suç olduğu ve tabiki iftiranın da ve bunu basın yayın yoluyla yapmanın da artırıcı neden olduğudur.

Yusuf Günce’nin mektubunu okudum; bazı kısımları çok özele girdiği için hiç beğenmedim. Bugünse her yer Hıncal Uluç’unSu testisi Su yolunda kırılır” ‘ lı yazısına tepkilerle çalkalanıyordu. Evet her olayda hemen taraf olmayı kendine görev bilmiş ülkemin sayın sakinleri hemen taraflarını seçtiler senaryolar yazıldı.. oynandı…Ama biz de gelenektir; kadın hep 3 adım geriden başlar, kadın hep kendini koruyacaktır bir suç varsa kadın suçludur. DJF ye saldırılırken hem de kendini savunamayacakken hem de en büyük silahlarla çocuğuyla, ailesiyle.  Bir teröristten, katilden hırsızdan ; hortumcudan bahsedilmiyor ki bu kadar çirkince konuşuluyor. Öyle olsaydı bile söylemezsen çatlar mıydın ? Eline ne geçti şimdi fikirlerini senaryolarını yazanların. Daha mı namuslu olduklarını ispat etmiş oldular? Herkesin testisi kendine Hıncal Beycim. İnsan insan olduğundan saygı duymak lazım.

Senaryonun sonu yok. Ne olmuş olursa olsun ;DFJ yi biz ekranlardaki performansından dolayı sevdik bir an olsun bile yüzümüzde bir tebessüm oluşturduysa  o sebeple saygı duyduk. Özel hayatı bizi ilgilendirmez. Çocuğu utanacakmış;  DFJ gibi bir annesi olan bir çocuk sadece onunla gurur duyabilir. O çocuk büyüdüğünde annesini milyonların gönlünde taht kurmuş sıradışı mutlu bir kadın olarak bilecek, annesinin  her olasılıkta bile onu çok sevdiğini de bilecek kadar olgun olacak. Çünkü onun damarlarında DFJ ve  İlker Yasin Solmaz’ ın kanı var. Çok şükür ki Hıncal Uluç aklıyla yetişmiş bir çocuk değil.

Seda Gayretli / Los Angeles
[email protected]
www.alaturkaonline.com

Advertisements
Önceki haberİlk yap işlet Devret Çesme’de Paftos Meselesi
Sonraki haberCanavara dönüşmek kolay değil
Trabzon Anadolu Lisesini bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde okudu. 2004 yılında Hollanda da uluslarası kurgusal dava yarışmasında 3 takım arkadaşıyla Türkiyeyi temsil etti. Fakülte yıllarında AUHF`nin geleneksel mizah dergisi Ceride-i Kantar da yazdı ve karikatürler çizdi. 2006 yılında mezuniyetinden hemen sonra İstanbula taşınarak İstanbul Barosuna kaydolarak İstanbul Üniversitesinde özel hukuk ana bilim dalında yüksek lisansa başladı. 2009 Nisan ayına kadar değişik uluslarası burularda danışmanlık ve avukatlık yaptı. 2009 Nisan ayında devlet bursuyla New Jerseyde 3 aylık hızlandırılmış dil kürsünün akabinde 2009 Eylülde UCLA School of Law da LL. M. mastera başladı. Masterini tamamladıktan sora bir süre sonra yine Türkiyede şirket avukatlığı yaptıktan sora tekrar Amerikaya dönerek Golden Gate University School of Law da doktora eğitimine başladı. Tez aşamasına geçtikten sonra Amerikada bir büroda staj yaptıktan sonra İsviçrede 6 ay süresince Birleşmiş Milletler Fİkri Haklar Örgütü için wipo lex projesinde Türkiye dahil olmak üzere 7 diğer ülkenin hukuk databaşını hazırladı. Fikri haklar, temiz enerji hukuk, teknoloji transferi ve medeni hukukla ilgilenmektedir. Yüzme, basketbol ve atletizm lisansı sahibidir ayrıca 3 yıl yüzme hocalığı yapmıştır. Akıcı İngilizce, orta düzeyde Almanca başlangıç seviyesinde Fransızca, Rusça ve Arapça bilmektedir.

2 YORUMLAR

  1. Elinize saglik Seda Hanim, cok guzel bir yazi. Anlattiginiz bu durum malum Ahlak bekciligi hissiyatindan geliyor. Bu hissiyat sahiplerine sadece verilecek bir cevap var ki o da ” sana ne! ” olsa gerek. Sevgilerimle,

  2. evet yazınızdaki her nokta doğru.. ne yazık ki ülke olarak YORUM yapmayı, insanlara ithamlarda bulunmayı , saatlerce aynı konuda tartışmalar yapmayı seviyor bunun yanlışlığını anlayamadan ekran kaşısında söylenen her sözü ısrarla benimseyerek dinliyor buna bir son verin diyemiyoruz.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?