Dünyaca ünlü muhabir Suriye’de öldü

New York Times’ın iki Pulitzer ödüllü ünlü muhabiri Anthony Şadid, görevli olarak gittiği Suriye’de geçirdiği astım krizinden dolayı hayatını kaybetti. Şadid’in dün gece Türkiye’ye getirilen cenazesi otopsi için Adana’ya götürülürken, Lübnan asıllı eşi Nada Bekri sinir krizi geçirdi.

Öldüğü anda Şadid ile birlikte olan New York Times’ın foto muhabiri Tyler Hicks, gazetecinin cansız bedenini taşıyarak Suriye sınırını geçip Türkiye topraklarına ulaştı.
Şadid’in ölüm nedeni ve Suriye’nin tam olarak neresinde hayatında kaybettiği henüz netleşmiş değil. Astımınıat alerjisinin tetiklemiş olmasından şüpheleniliyor. Ünlü gazeteciye bugün Adana’da otopsi yapılacak. Şadid’in cenazesi öğlene doğru Adana Adli Tıp Kurumu’na getirildi.

EŞİ SİNİR KRİZİ GEÇİRDİ

Şadid’in cenazesi Adli Tıp’a getirildikten kısa süre sonra kendisi gibi Lübnan asıllı olan eşi Nada Bekri de ABD Adana Konsolosluğu görevlilerinin eşliğinde kurumagelerek eşinin cesedini teşhis etti.

Daha sonra ABD Konsolosluğu görevlilerinin eşliğinde kurumdan çıkarılan Bekri, Hicks’in de bulunduğu otomobile binerken, sinirleri boşaldı ve hıçkırıklarla ağlamaya başladı. Bekri ile Hicks, daha sonra Adana Adliyesi’ne gitti. Hicks’in meslektaşının ölümüyle ilgili bilgisine başvurulacağı, yurda kaçak girişi ile ilgili ifadesinin alınacağı belirtildi.

ŞADİD’İN CENAZESİ ADLİ TIP’A GETİRİLDİ / FOTO GALERİ

Şadid veüç gazeteci arkadaşı geçen yıl Libya’da Kaddafi güçleri tarafından kaçırılmış, Türkiye’nin devreye girmesi üzerine serbest bırakılmıştı.

Şadid, Hicks ve diğer iki NYT muhabiri Libya’da Türkiye’nin girişimleriyle kurtarıldıktan sonra Türkiye Büyükelçiliği’nde kameralara böyle poz vermişti.

ARINÇ’TAN BAŞSAĞLIĞI

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Twitter’dan yaptığı açıklamada, şahsen tanıdığı Şadid’in ölümünden duyduğu üzüntüyü bildirdi.

Arınç, “New York Times’ın Lübnan büro şefi Anthony Shadid’in Suriye’de görev yaparken hayatını kaybettiğini öğrendim. Anthony Shadid’i bütün dünya gazetecilik başarılarından dolayı yakından tanıyor. Ben de kendisi ile genel seçimler sırasında Bursa’da tanışmıştım. Bursa mitingimizi izlemeye gelmişti. Seçimler üzerine sohbet etmiştik. Bende güzel izler bırakmıştı.

“Bu sabah ölüm haberini büyük bir üzüntü ile öğrendim. At sırtında haber peşinde koşarken hayatını kaybetmiş. Objektif gazeteciliğini bütün dünya takdir ediyor. Ben de kendisini saygı ile anıyor başta acılı ailesi olmak üzere çalışma arkadaşlarına ve tüm medya camiasına başsağlığı dileklerimi iletiyorum” mesajlarını yazdı.

ÖZGÜR SURİYE ORDUSU HAKKINDA HABER YAPIYORDU
Bir haftadır Suriye’de olan Şadid, başta Özgür Suriye Ordusu olmak üzere Devlet Başkanı Beşar Esad’a muhalif silahlı unsurlar hakkında bilgi topluyordu.

Yabancı gazetecilerin ülkedeki faaliyetlerini yakından takip eden Suriye hükümetinin, Şadid’in ülkede olduğuna dair New York Times yönetimi tarafından bilgilendirilmediği ifade edildi.

ASTIMA HAZIRLIKLIYDI

Hicks, yanında her zaman astım ilacı taşıyan Şadid’in, dün Suriye’den ayrılmaya hazırlandıkları sırada, kriz semptomları göstermeye başladığını ve krizin ölümcül bir hal aldığını söyledi. Hicks, New York Times yöneticilerini telefonla durumdan haberdar etti ve birkaç saat sonra Şadid’in cenazesini Türkiye’ye getirdi.

New York Times Genel Yayın Yönetmeni Jill Abramson, gazete çalışanlarını bilgilendirmek için yazdığı e-postada, “Anthony yaşadığı gibi öldü; Ortadoğu’yu silip süpüren dönüşüme tanık olmaya ve hükümetin baskısıyla muhalif güçler arasında sıkışıp kalan halkın acılarını aktarmaya kararlıydı” yazdı.

SINIRI GİZLİCE GEÇMİŞLER

Şadid ve Hicks’in, kaçakçıların yardımıylaTürkiye’den Suriye sınırına geçmeyi başardıkları belirtildi.

Hicks, İdlib sınırında gece vakti dikenli tellerin arasından geçip Suriye tarafına girdiklerini, burada kendilerini at sırtında rehberlerin karşıladığını anlatan Hicks, Şadid’in at alerjisinden dolayı ilk gece de astım şikayeti yaşadığını ancak daha sonra düzeldiğini belirtti.

“SURİYE’DEN ÇIKARKEN NEFESSİZ KALDI”

Hicks, Şadid’in öldüğü sırasında yaşananları da şöyle anlattı:

“Sınırdan yürüyerek çıkıyorduk. Soluk soluğa kalan Şadid, iki eliyle bir kayaya tutundu. Yanında durup ‘İyi misin?’ diye sordum. O sırada yere yığıldı. Bilinci yerinde değildi, belli belirsiz nefes alıyordu. Birkaç dakika sonra nefes almamaya başladı.”

Hicks, yarım saat boyunca kalp masajı yaptığını ama Şadid’i hayata döndürmeyi başaramadığını da sözlerine ekledi.

İKİ KEZ PULİTZER’E LAYIK GÖRÜLDÜ

Henüz 43 yaşında olanLübnan asıllıAmerikalı Şadid evli ve iki çocuk sahibiydi.

Şadid, New York Times, Washington Post, Boston Globe and Associated Press gibi dünyanın en önemli yayın organları için 20 yılı aşkın süredir hazırladığı haberlerle tanınıyordu.
Akıcı Arapçası ve detaycılığıyla Ortadoğu’yu tüm gerçekliğiyle Batılı okurlara aktaran Şadid, Irak’tan haberleriyle 2004’te ve 2010’da Pulitzer’e layık görüldü.

O dönemde Washington Post için çalışan Şadid, 2007’de Lübnan’dan yaptığı haberlerle finale kaldı. Geçtiğimiz yıl da New York Times’da yaptığı Arap Baharı haberleri için Pulitzer’e aday gösterildi.
KARİYERİ BOYUNCA TEHLİKELİ DÖNEMEÇLERDEN GEÇTİ
Kariyerine Associated Press’in Kahire muhabiri olarak başlayan Şadid, 1995-1999 yılları arasında bölgeyi dolaştı. Daha sonra Boston Globe için çalışan Şadid, Washington Post’un İslami işler muhabiri ve Bağdat büro şefi oldu. New York Times kadrosuna ise 2009’un sonunda katıldı.

Yaralanmalara, tacizlere ve tutuklamalara çok da yabancı olmayan Şadid, 2002 yılında Boston Globe için çalışırken Ramallah’da omzundan vurularak yaralandı. Geçen yıl Kahire’de Mısır polisi tarafından taciz edilen Şadid, bir baskın sırasında da bilgisayarları saklamak zorunda kalmıştı.

Şadid ve Hicks ile Stephen Farrell ve Lynsey Addario isimli New York Times muhabirleri, geçen yıl Libya’da hükümet yanlısı militanlar tarafından kaçırılmış, bir hafta tutuklu kalmış ve bu sırada fiziksel şiddet görmüştü. Ekip Türkiye’nin girişimleri sayesinde kurtarılmıştı.. (Hürriyet)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?